- Kategori
- Gündelik Yaşam
İşte böyle geçiyormuş zaman

alıntıdır
Zaman çok çabuk geçiyor dediğimde, yaşımla kurduğum cümle arasındaki tezatlığı fark etmiyor değilim.
Ama zaman sahiden çok çabuk geçiyor. Kendimi genel olarak 20 den sonra yaş almamış gibi hissetsem de çevrede olan biten izin vermiyor.
Dün gece düşündüm yine kendi kendime.
Bana gelen mesajlar arasında Yarkın’ın adını gördüğümde bir başka göründü gözüme büyümek. Güzel geldi bu kez.
“Teyze konuşalım, nerdesin?” cümlesiyle dün gibi ablamın kucağında, biz konuşurken seslere kulak kabartan Yarkın şimdilerde teyzesine mesaj atıyordu.
Arkasından Yaren’in çeşitleri tükenmeyen ve sürekli kendini yenileyen esprileri.
Teyze sana bir espri patlatabilir miyim?
Patlat Yaren.
"Paaaaaat" deyip gülmeleri.
Oysa o daha çok küçüktü. İlk kez teyze olmuştum ve aramızdaki 11 yaşa rağmen biz onunla hep arkadaştık. Şimdi daha sıkı dostuz.
Sonrasında bebeklik arkadaşımı düşündüm. Canım benim.
O oyunlar oynadığımız, harçlıklarımızdan sokak kedilerine süt alıp beslediğimiz, lisedeki platonik aşklarımızı aramızda sır gibi saklayışımız…
Şimdi bir anne. Geçtiğimiz günlerde aldı bebeğini kucağına. Sevimli bir yumurcağın sevimli annesi.
Ve bu kez elinde tuttuğu oyuncak bebeği değil, uğruna canını verebileceği minicik oğlu.
Ne çok şey değişiyor zaman içinde. İşte bu yüzden yeni yılları, yeni ayları, yeni haftaları severim ben.
Acaba ne sürpriz ile gelecek, ne güzelliklere tanık edecek diye.