- Kategori
- Tarih
İster tehcir deyin, ister soykırım, ama bir gerçek

24 Nisan 1915... TBMM açılmadan tam beş yıl önce...
O gün bir halk zorunlu olarak göç ettirildi bu topraklardan.
O halk Ermenilerdi... 2 bin yıldır bu topraklarla yaşamış, onunla özdeşleşmiş Ermeniler...
Ulusçuluk akımının güçlenmesiyle dünyadaki her millet kendi devletini kurmak istedi; onlardan biri de Ermeniler'di.
Ermeniler'in genç nüfusu, saldırganca, azgınca tutumlar sergilemeye başlamıştı, isyanlarının güçlenmesi için. Dönemin İttihat Terakki Partisi hükümetinin baş isimleri Talat, Enver ve Cemal noktayı koymuştu: Ermeni halkı tası tarağı toplanıp göç ettirilecekti, Suriye'ye.
Yani fatura, Ermeni halkının tamamına kesilmişti; evladının suçundan dolayı, baba ceza almıştı.
Bir buçuk milyona yakın Ermeni göç ettirilecekti.
Göç konvoyuna girmeye hazırlanan Ermeni kafilelerinin kimi kırk yıllık komşuları, hemşehrileri tarafından öldürüldü; kimi de kırk yıllık komşuları tarafından korundu, göçten kurtulması için saklandı.
Bir buçuk milyon kişilik o devasa konvoy, yol boyunca, açlığa maruz kaldılar, isyanlar oldu, çeteler saldırdı, göç konvoyunun koruyucusu askerler ve denetçi memurlar tarafından kafileye kötü davranıldı.
Kafile göç yerine ulaşıncaya kadar, yarısı telef olmuştu.
***
99 yıl önce gerçekleşen bu acı olayda, iki taraf da suçluydu; ama bugüne deyin, iki taraf da suçunu kabullenmedi, iki taraf da kendini masum gördü, iki taraf da birbirine nefret besledi ve iki taraftan biri olayı sorgulamayı bile reddetti, diğeri daha bugün olmuş gibi nesillerine aktararak intikam tohumlarını diri tuttu.
***
Türkiye Cumhuriyetinin Başbakanı Tayyip Erdoğan bugün hayırlı bir iş yaptı. 99 yıl önce gerçekleşmiş bu acı olayı andı, yitenlere rahmet, torunlarına taziye iletti.
Gerçekten bu takdirlik bir durumdur.
99 yıl boyunca anılmamış, hatta reddedilmiş bir olay, bugün ilk kez anılmış ise bu teşekkürü hak eder.
-Mustafa Yıldırım - 24.04.2014