​ İsyan ateşine dokunan, yanıyor… / Güncel / Milliyet Blog
Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

23 Şubat '11

 
Kategori
Güncel
 

İsyan ateşine dokunan, yanıyor…

İsyan ateşine dokunan, yanıyor…
 

Tunus gitti. Mısır’da gitti. Şimdi sırada Libya var; onun da gitmesi, an meselesi. Gelişmelere bakılırsa, artık yumurta kapıya dayanmış durumda.  

Anlayacağınız, Libya’nın tuhaf mizaçlı lideri Muammer Kaddafi’de diğer devrik ülke liderleri gibi, alaşağı olmak üzere...  

Son zamanlarda Kuzey Afrika’daki halkların peş, peşe ayaklanmalarının gerçek nedeni, o ülkelerin kapalı ve baskıcı rejimleridir.  

Çünkü olayların olduğu ülkelerin tamamında kapalı dikta rejimler var. Yöneticiler ise bildik diktatörlerdir.  

Tunus’ta Zeynel Abidin Bin Ali, Mısır’da Hüsnü Mübarek, Libya’da ise Muammer Kaddafi yönetimde(!) idiler…  

Bunlardan hangisi seçimle iktidara gelmiş ve demokratik yollarla ülkesini yönetmeyi sürdürmüştür?  

Bu yönüyle hepsinin mazileri karanlıktır! O nedenle sorunun cevabı da “hiçbiri”dir. Öbür türlü iddiada bulunmak, zaten imkânsız!  

Baksanıza, yukarıda adı geçen liderlerden kimi yirmi, kimi otuz, kimi ise kırk yıldır iktidardalar ve zorbalıkla ülkelerini yönetmekteler.  

Oysaki demokratik rejimlerde yönetim süreleri önceden bellidir, herkes için seçme-seçilme hakkı vardır ve her konuda yetki, yasalardan alınır.  

Yani yönetenler, kanunların çizdiği çerçeveden çıkamazlar. Kısacası demokratik rejimlerde keyfiliğe asla yer yoktur.  

Şayet çıkarlarsa da sorumlu olanlar evrensel hukuk referanslı bağımsız mahkemelerde yargılanarak, hesap verirler.  

Buna karşılık kapalı rejimlerde yönetenlerin yetkiler sınırsızdır. Sorumluluk ve hesap verme hususları ise keyfiyet arz eder.  

Bu ülkelerde diktatörler, kendilerinden hesap soracak kural ve kaidelerin koyulmasına izin vermezler.  

Çünkü böyle yerlerde mahkeme de, hukuk da, kural koyucu da yönetim yetkisini elinde bulunduran diktatördür.  

Vatandaş ise; onun nazarında kuldur, hizmetkârdır, ya da tebaadır. Görevleri de kayıtsız, şartsız hükümdarlarına itaat etmektir.  

İşte Afrika halklarını felakete sürükleyen de bu körlüktür. O nedenle bugün tüm kıta ayaklanmış, bu ortaçağ karanlığından çıkmak istiyor.  

Dahası kıtadaki bütün isyan ve protestolar, bir nefes özgürlük içindir. Ne yazık ki bu ateşe dokunan da cayır, cayır yanıyor.  

Dileğimiz Arap Dünyası’nın bu sıkıntıdan en az zayiatla kurtulmasıdır.  

 

 
Toplam blog
: 251
: 447
Kayıt tarihi
: 29.12.07
 
 

Emekli; Öğretmen, Yönetici ..