​ İtirafçıyı doğru okumak / Kitap / Milliyet Blog
Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

13 Şubat '12

 
Kategori
Kitap
 

İtirafçıyı doğru okumak

İtirafçıyı doğru okumak
 

Nevzat Çiçek'in yazdığı "İtirafçı" kitabı, Pkk itirafçılarının anlattıkları çerçevesinde, Doğu gerçeğini, Pkk'yı, Pkk'nın kucağına atılan insanları, bir taraftan  Devlet, bir taraftan  örgütü maske yaparak yenilen haltları birinci ağızdan anlatıyor. 

Özellikle terör meselesinin  Ülkemizde nasıl büyüdüğünü,  terörle mücadeledeki yanlışları, Doğu insanının ne şartlarda yaşam savaşı verdiğini anlamak isteyenler için kitap önemli bir  kaynak niteliğinde.

Terör meselesi malum olduğu üzere ülkemiz için Doğu kaynaklı. Bu durumun sebepleri oldukça fazla: Arazi şartları, Devlet elinin yeterince ulaşamamış olması, etnik kimlik olarak sömürülebilir olması, komşu Devletlerin desteği ve bunun gibi daha birçok sebep sıralayabiliriz. Ancak bu nedenlerle Doğu bölgelerimizde yaşayan halkımızı terör örgütü sempatizanı görmek, O bölgeden insanlara hep bu zanla bakmak bir tek yere yarar sağlıyor; o da terör örgütü.

Kitaptaki itirafçıların örgüte dahil olma sebepleri genelde aynı. Kendilerinin "öteki" görülmesi ve özellikle bölgedeki güvenlik güçlerinin hatalı, terör örgütünün ekmeğine yağ süren davranışları.

Buraya bir parantez açmak gerekir. Şöyle ki bu anlatılanlar kendilerini haklı gösterme çabasıyla oluşan metinler. Tüm itirafçılar,"hata bizde değil devlette ya da güvenlik güçlerinde" vb. tarzda açıklamalar içerisinde olmuşlar. Daha sonra düştükleri çıkmazlarla çareyi Devlete sığınmakta bulmuşlar. Devlet içerisinde de bildiklerinden faydalanmak üzere, özellikle Jitem, Mit, istihbarat, artık adına ne derseniz, tüm teşkilatlarca yerine göre kullanılmışlar.  Tabii bazıları kendi çaplarında Pkk'ya itirafçı olarak da hizmet etmiş hatta bu durum Pkk'lılar tarafından da doğrulanmış.

Benim için kitabın en önemli içeriği bölge halkının düştüğü çıkmaz durum. Gece terör örgütünün, gündüz Askerin hüküm sürdüğü topraklarda çocuk yetiştirip ekmeğini kazanmaya çalışan zavallı, yol iz bilmez, dil bilmez saf kitlenin düştüğü durum. Örgüt mensuplarının alıp götürdüğü gençler, geriye kalanlara Askerin "bunlar örgüte eleman veriyor" bakış açısıyla davranışları ve sonuçta evladını, huzurunu, toprağını kaybeden aileler.

Bölgeyi orada yaşayanlar bilir. Gezmekle bitirilemeyecek tarihi zenginlikler, doğa harikası eşsiz güzellikler..... Herşeyden önemlisi insanların doğup büyüdüğü yerler, vatanları. Huzurun sağlanması, bölge için herşeyin başlangıcı olacak. İnsanlar kendi topraklarında ekmeklerini kazandıkları anda diğer bölgelerdeki göç nedenli problemler sona erecek, belki de batıdan bu yörelere iş aramak üzere göç başlayacaktır. Söylediklerim bazılarına ütopik gelebilir ama bölgedeki yeraltı ve yerüstü zenginlikleri tüm Türkiye'yi besleyebilecek düzeyde. Tarih boyunca bu bölge için verilen savaşlar, oynanan oyunlar boşuna değil.

Devletin bölgeyle ilgili politikası -yeterli olmasa da- düzelmişken devamını getirmek, oyunlara entrikalara, buralardaki huzursuzluktan rant elde edenlere inat devam etmek lazım. Özellikle iç turizm adına bu yöreleri ,  Türkiye'nin diğer bölgelerdeki halkına tanıtmak, sahiplenmelerini sağlamak gerekli.

Vatanımızı sınırlar içinde "öteki" demeden sahiplenmek lazım. Öteki hissedenleri de kazanmak adına bazı şeyleri inatla güdülemek lazım.

Özellikle terörün kol gezdiği 90'lı yılları anlamak adına, kitabı okumak, bakış açınıza çok şey katabilir.

 
Toplam blog
: 164
: 672
Kayıt tarihi
: 21.10.10
 
 

İnşaat Mühendisiyim, olaylara anlık değil öncesi ve sonrasıyla bakmaya çaba gösteririm. Dağ havas..