​ Kim kimi dinliyor? / Güncel / Milliyet Blog
Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

12 Şubat '12

 
Kategori
Güncel
 

Kim kimi dinliyor?

Kim kimi dinliyor?
 

Başbakanın her sağlık operasyonunda ortalığın karışması artık rutin oldu. Sanırım gizli tutulan bu sağlık operasyonlarını biri öğrenip "güçsüzken daha rahat vururuz" diğerek salvolara başlıyor. İşin özü herkes gibi Başbakanımızı ya da aile eşrafını da birileri dinliyor sanırım.

Mit-Yargı-Emniyet ve Hükümet etrafındaki başdöndüren restleşmelerden şimdilik Hükümet galip çıktı. Tıpkı şike yasasının veto edildiği zamanki gibi enteresandır Başbakan yine sağlık operasyonu geçirdi ve birileri düğmeye bastı.

Adaleti sağlamak elbette toplu yaşamada altın kuraldır. Adaletin olmadığı yerde;  düzen, güven,  adına ne derseniz artık, huzur için gereken hiçbir şeyi bulamazsınız. Hep düştüğüm bir çelişki vardır. Adaleti sağlarken o toplumun temeli sarsılacaksa ne yapmak lazım? Burada iş artık adalet mekanizmasıyla, vicdanları arasında kalmış. "Gözümü kaparım, vazifemi yaparım" mantığı hele hele bu tür mevzular için ne kadar doğru tartışılır.

Mesela Şike soruşturmasıyla Türk Futbolunun tabiri caizse kolu koparıldı.Tarihi mevzudaki gibi sakalı kesilip daha gür çıkması sağlansaydı nasıl olurdu bilmem ama artık Türk Futbolunun bir kolu yok. Operasyon farklı yapılabilir miydi, futbolu, ekonomiyi, geniş kitleleri etkilemeden varsa suç önlenebilir miydi ? O'nu bu işi yapanların etüt etmesi lazım.Ya da  Mit soruşturulmasından önce ilgili Bakan ve hatta Başbakan haberdar edilip gerekirse yazılı savunmalar;  iş bu kadar ortalık olmadan, Ülke bu kadar sarsılmadan alınabilir miydi bilinmez.

Ancak adalet mekanizması belki de elinde olmadan herşeyi medya paydaşlı yürütmeye alıştı. Nasıl oluyorsa bir şekilde gizli kalması gereken herşey ağızlarda sakız, ekranlarda eğlenceye dönüşüyor. Adalet mekanizması ya da emniyet  -davada haklılığını artırmak için midir bilinmez-  her seferinde iddianamenin (savunmanın bile haberi olmadan), medyaya düşmesini önleyemiyor. Bu iş o kadar rutinleşti ki, "bir zamanlar Tapu dairelerine çalışanları izlemek için konulan kameralar Adliye binalarına da  mı kondu!!", diye insanın aklına gelmiyor değil.  

Teoriyi toleranssız uygulamaya çalışmak sadece  pratiğe zulümdür. Teoriyi okuyup pratiğe uygun şekilde aktarırsanız başarı ve sonucun olumlu doğması daha kolaylaşır.   Çünkü işin fiiliyata dökülmesi, kağıt üzerinde kalmasıyla çok başkadır.

Bir de dinleme savaşları var. Emniyet istediği herkesi rahatlıkla dinlerken Genelkurmaydan Mit'e Başbakanın talimatıyla devredilen GES (dinleme üssü) ile  Mit'in içeride ve dışarıda dinleyemeyeceği cihaz, telefon ya da kripto cihazı kalmayacakmış.  Bu da dinleme  işini elinde bulunduranları bir hayli rahatsız etti. Üstelik Mit'in, belirli hedeflere doğru haber yapan kitleyi dinlemeye almış olduğu haberleri,  Mit'e yargı operasyonunu da tetiklemiş gibi görünüyor.

İç ve dış istihbaratı, denetlenmelerini,  tam olarak çizgilerle ayıramamış olmamız, bir de güç çatışmasının etkisiyle kısa süreliğine de olsa memleketi birbirine kattı.

Artık kazalardan sonra önlem alma, yasa çıkarma huyumuzu bırakıp olacakların farkına önceden varabilecek kabiliyete erişmemiz şart. Çünkü her kazanın telafisi olmayabilir.

 
Toplam blog
: 164
: 672
Kayıt tarihi
: 21.10.10
 
 

İnşaat Mühendisiyim, olaylara anlık değil öncesi ve sonrasıyla bakmaya çaba gösteririm. Dağ havas..