- Kategori
- Güncel
İyi Düşünelim !

Çok zor bir yazı
Çok zor bir durumda ülkemiz.
Kimileri hemen girelim, Kuzey Irak’a diyor.
Bir taraftan şehit cenazeleri taşınıyor omuzlarda.
Evet, her şey o kadar kolay değil.
İkinci Dünya savaşına da, Almanların yanında savaşa girmemizi istiyordu bir grup.
Zaman karşı çıkanları, akıllı politikacıları haklı çıkardı
Amerika girdiği bataklıktan bir türlü çıkamıyor.
Çok ustalıklı, akılcı, ülke çıkarlarına uygun hareket etmek zorundayız.
Öncelikle bu kan akışı durmalı.
Ama nasıl diyorsanız, yıllardır süren ve sürecek olaylara objektif bakmak zorundayız.
Kimsenin kimseyi hainlikle suçlamaya hakkı yok. Ortada sorunlar var. Yıllardır çekilmiş acılar var.
Artık çoğu şeylerin topla tüfekle çözülemeyeceği gerçeği ortada.
O zaman yeni açılımları düşünmek zorundayız.
Bu açılımlar neler olabilir?
Bu açılımları yazmak biraz cesaret istiyor.
Hemen hainlikle suçlamak için sırada bekleyenler var.
Herkes ülkesini, herkes kadar seviyor.
Herkesin dilinin ucunda bir şeyler var ama söylemeye çekiniyor.
Siyasilerde bu konuyu siyasi bir ranta dönüştürme gayret içinde olduklarından, çözüme yönelik girişimler yapılamamakta.
*Ülkemizde bir Kürt gerçeği var. Binlerce yıl aynı coğrafyayı paylaşıyoruz. Kültürel değerlerimiz ve dinimiz aynı.
*Sadece, Güneydoğu’da değil, her bölgemizde yaşıyor vatandaşlarımız. Kürt nüfusunun çoğunluğu sanıldığı gibi, Güney Doğu da değil. İstanbul, İzmir, Ankara gibi büyük şehirlerimizde.
*Kürt, Türk etnik ayrışımı yok. Milyonlarca Kürt Türk evliliği var. Şehit olan askerlerimiz içinde Türk’te var. Kürt’te.
*İki halk arasında bir düşmanlık yok.
*Şimdilerde tehlikeli bir şekilde böyle bir ayrışım körükleniyor.Bilerek veya bilmeyerek iki toplum karşı karşıya getirilmeye çalışılıyor.
*Herkes, ülkemizin her yerine yerleşebilir. Hiçbir grup için ayrıcalık yoktur.
Coğrafyamız, bize birlikte yaşama zorunluluğu vermiştir.
Bu zorunluluktan güçlü bir barış ve birliktelik çıkarmak zorundayız.
Teröre harcadığımız paraları, Ülkemizin kalkınmasına harcayabilseydik, şimdi daha gelişmiş daha güçlü bir ülke olurduk.
Kültürel farklılıklar, özellikle dil konusunda bir takım kolaylaştırıcı adımların atılması gerekir.
Bu bölgelerin feodal yapısının, o bölgede yaşayan halkın yararına çözümlenerek, bölge halkının toprak sahibi olması sağlanmalıdır.
Göstermelik yatırımlar yerine, o bölgeyi kalkındıracak köklü yatırımlar yapılmalıdır. Yoksulluğu önleyecek tedbirler alınmalıdır.
Vuralımla, kırarımla olmuyor.
Dünya’da birçok çözüm örnekleri var. Birçok uygulamalar var.
Ülkemiz parçalanır, bölünür diye de korkmayalım. Yaşadığımız coğrafya buna uygun değil.
Ülkemizin nüfus dağılımı da buna uygun değil. Kimi, neyi, nasıl böleceksiniz !
Bir şeyler yapmak zorundayız.
Yoksa yıllarca daha çok acılar yaşarız.


