- Kategori
- Futbol
İyiki varsın futbol

Futbol hakkında aylardır yazmıyorum. Geçen sene yaşananlardan sonra pek de yazmaya niyetim yoktu açıkçası. Selçuk Derelinin Kadıköy’ deki katliamı, Sami Yen’de yaşanan çapulcu! Rezaletinden sonra bu ülkede birileriyle futbol adına bir şey paylaşmanın çok anlamsız olduğunu düşünüyordum.
Fenerbahçe’nin bileğinin hakkıyla söke söke aldığı şampiyonluğun tadını doya doya çıkardım yaz boyunca. Yani sanmayın ki futboldan koptum da her şeyi bir yana bıraktım. Ama dedim ya futbol adına paylaşım yapılacak bir ülkede olmadığıma kanaat getirdim.
Berbat ötesi bir futbol sezonu geride kalmış, siyasetle geçen bir yaz tatilinin ardından da yeni bir sezon başlamıştı. Kimileri umut doluydu. Özellikle Turkcell öyle bir reklam filmi çevirtmeye başladı ki televizyon kanallarında, futbol bağıra bağıra dönmüştü.
Gerçi kimse reklamın içeriğini yorumlamadı bile. Düşünsenize iki araba park yeri arıyor ve arabalardan biri diğerinden önce park yerini kaptığı için diğerine AİLE BOYU hareketler çekiyor. İyi ki varsın futbol!!! Artık hayatımızdan centilmenliği kaldırdık. Anlayın be dostlar. Reklam bile bu mesajı veriyor.
Turkcell Super Ligin daha ilk haftasında da mesajı alan futbolSAVAR’lar gereğini Trabzon-Sivas maçında yapıyorlar. Daha ilk hafta. Ne düşen var ne kalkan. Seyirciler sahada. Hakem kim dersiniz. Sami Yen savaşının baş aktörü. Hani şu seromoni için takımları orta sahaya kadar gerilemeye zorlayan şahıs. Bülent Demirlek. Tanrının sopası yok!!!.
Sami Yen’in prensi Demirlek, Avni Aker’de soytarı oluyor. Kral Ulusoy Sami Yen’de övgüler yağdırdığı prensini, Avni Akerde soytarı ediyor madara ediyor. İyi ki varsın futbol!!!
Ulusoy’un İcraatin İçinden programının 2006-2007 sezon açılışı, Trabzon-Sivas maçı hakkında verilen eyyam dolu siyasi gecikmeli kararla başlıyor. Alınan kararın önünü arkasını anlatmaya ne gerek var bilmiyorum. İlkokul çocukları bile bu konuda yorum yapabiliyor. Gerisini anlatmaya gerek yok.
Ya Vestel’in çekilme kararına ne demeli. Sanki bu kararın politik bir karar olduğunu bilmiyormuşuz gibi milyonların önüne çıkıp insanları aptal yerine koyuyorlar. Geçen sene aklınız neredeydi. Yazın neden seçim yapılması gereken anlarda bu baskıyı yapmadınız.Biz bu işten para kaybetmeye başladık deyin de inanalım. Tutarlı bir karar olsaydı bu kararı geçen sene verirdiniz. Para ve reklam sizin için ön planda olmasaydı o takımın adı Vestel Manisaspor değil Manisaspor olarak kalırdı. Kendinizi kandırabildiğiniz kadar kandırın ama bizi kandırmaya lütfen çalışmayın.
Bu sezon biter mi bilmiyorum!!! Turkcell İyi ki varsın Futbol dedikçe futbol daha da batağa saplanıyor. Futboldaki en önemli güç haline gelen medyada bu seneye hayli hızlı bir giriş yaptı. Bir yaz boyunca her takıma kırka yakın transfer haberi yaptılar. Kluplerin resmi internet siteleri ile amansız bir kavgaya tutuştular. Ne uğruna. Sadece Tiraj, sadece satış. Futbola ne faydası var. Simit satan Erol kardeş Fenerbahçeye gelen futbolcuyu ilk senin ağzından duysa ne olur duymasa ne olur. Bunun futbola faydası nedir.
Ligin daha dördüncü haftasında Zico’yu yerin dibine sokmanın futbola faydası nedir. Hem de takım şampiyonlar ligine iki galibiyet alarak kalmışken. Sonra bir de Avrupa da Türk takımlarının alacağı puanların öneminden bahsetmek. Hem takımın dengesini bozmak için elinden geleni yapacaksın , morallerini alt üst edeceksin sonra da Avrupada başarı isteyeceksin. Nerde desteğiniz. Bu mudur ulusal medya anlayışı.
İşe bak; Zico Oftaşla Anderlecht maçı ertesinde deplasmanda berabere kalıyor diye yerden yere vuruluyor, Terim bugüne kadar katıldığı eleme gruplarında averaj takımı olmaktan öteye gitmeyen Malta deplasmanında hem de abuk sabuk seçimlerinden dolayı beraberlikle dönüyor ve medya hala güvenden bahsedebiliyor.
Ersun Yanalın günahı neydi. Kazakistana deplasmanda altı gol attı diye bile eleştirildi. Danimarka deplasmanında benim bugüne kadar izlediğim en güzel topu oynayan sahanın her yerinde pres yapan göze fazlasıyla hoş gelen oyunu oynayan dönemin ulusal takımı 10 kişilik rakibi ile berabere kaldı diye Yanal’ın kellesini istedi herkes.
Aynı Danimarka bu sefer Terim önderliğindeki Turkiyeye İstanbulda 2 gol attı. O maç ta berabere bitti. Hem de hatırlayın son dakikalarda yapılan Hüseyin Cimşir değişikliği sebep oldu o beraberliğe.
Garibim Yanal’ı Hakan Şüküre yedirdiler. Star TV de Objektif programına bile konuk oldu Sayın Şükür.
Bu ülkede futbolu yönetenlerde, bütün bu siyasetin içinde olanlarda tamamı dün akşam Malta maçıyla iflas etmiştir. Takke düşmüş ve kel görünmüştür. Güzel olan tek şey bu düzene Fenerbahçeyi dahil edememiş olmalarıdır. Bu yüzden teşekkürler Terim.
Ben seni çok iyi biliyorum. Fenerbahçe tribünü Selçuk’u yuhalardı sen Selçuk’u çağırırdın milli takıma, Can yedek kalırdı Fenerbahçe’de sen milli takıma çağırırdın ilk onbir oynardı yüzüne bile bakmazdın, Rüştü 6 ay sakat kalır yedek bile soyunmazdı Fenerbahçe’de sen Bosnaya götürür 3 gol yemesine seyirci kalırdın.
Siyasi kararlarınla ulusal takımın ve Türkiye Futbol Düzeninin çöküşünde başrollerdesin. Hepinize helal olsun.
Son sözümde internet sayfalarında haberlerin altına yorum yapan ve daha da önemlisi bu yorumları yayımlama gafletine düşen sayın editörlere. O yorumları bir okuyun. Ve Türkiyede futbolun ne kadar bilinçsizce izlendiğini ve medyanın yönlendirdiği toplumun ne halde olduğunu fark etmeye çalışın. Topyekün çöküyorsunuz.