- Kategori
- Şiir
İyiliğin ve kötülüğün Oğulları

Bizler biliyoruz
Topallayan kin ve öfkenizle
Ne büyük günâhlar işlediğinizi.
Nerde, ne zaman neler yaptığınızı.
Haram ve günâhın yollarında
Sünepe şeytanlığınızla
Yalanda nasıl bilgeleştiğinizi.
Sizler ki
Fitne fesat
Yabani ve barbarsınız.
Kötülüğün oğullarısınız.
Gözü dönmüş öcünüzle
İnsanı kıvrandıran acısınız.
Öldürücü yağma ve hırsınızla
Barışa düşmansınız.
Zorba ve birer hiçsiniz.
Aklın zümrüt odalarından
Seyrediyoruz hiçliğinizi.
Ve görüyoruz üzülerek
Ölü bedenlerden nasıl çöplendiğinizi.
Rezil, rüsva ruhlarınız ve
Yularlı akıllarınız yüzündendir
Yüzlerimizin kızarıklığı.
Nasıl da istiyorsunuz pişkince
Düşüncelerimizin kapısını kapatıp
Köhnemiş kırıntılarınıza
Yeniden kapılar açmamızı.
İstiyorsunuz ki
Aşksız edebiyat ve sanatınıza
Olmayan ilminize burun kıvıran
Küfürbaz gölgenize sığınalım.
İstiyorsunuz ki
Yorgun bedenlerimizi yüzüstü bırakıp
Çerçöple doyuracağınız ruhlarımıza
Tasma takmanıza boyun eğelim.
Ama bizler iyiliğin oğullarıyız!
İlkyaz güneşlerinden baharlarımız var bizim.
Çiçekleri kışkırtarak sevgiyle
Hasta kız ve oğullarınıza
Uğursuz öğretilerin çürümüş hikâyeleri yerine
Bir yıldızın kuyruğuna tutunup
Göğü öpüşleriyle süslemesini
Öğretmek isteriz
Bizler ki
Gerçeğin elleri nasırlı işçileri,
Sevgi ve barışın
İnce yontucularıyız.
Yaşamın kurucu öğelerinden
Tutkulu nehirler akar içimizden.