- Kategori
- Kişisel Gelişim
İzle

“Ben zihinim” düşüncesi farkındalıksız olmaktır. Zihnin tıpkı beden gibi bir mekanizma olduğunu bilmek, zihnin ayrı olduğunu bilmek…
Gece gelir, sabah gelir; kendini geceyle özdeşleştirmezsin, “ben geceyim” demezsin, “ben sabahım” demezsin. Gece gelir, sabah gelir, gün gelir, tekrar gece gelir; çark dönmeye devam eder ama sen bunlar olmadığının bilincinde olursun.
Aynı şey zihin için de geçerlidir.
Öfke gelir, ama unutursun – öfke olursun. Açgözlülük gelir, unutursun – açgözlülük olursun. Nefret gelir, unutursun – nefret olursun. Bu farkındalıksız olmaktır.
Farkındalık; zihnin açgözlülük, öfke, nefret ya da şehvetle dolu olduğunu izlemektir, ama sen sadece bir izleyici olursun. O zaman açgözlülüğünün yükseldiğini, büyük, karanlık bir buluta dönüştüğünü ve sonra kaybolduğunu görürsün. Ve sana hiçbir şey olmaz. Daha ne kadar kalabilir ki? Senin öfken anlıktır, açgözlülüğün anlıktır, şehvetin anlıktır. Biraz izle, şaşıracaksın: Gelir ve gider. Ve sen oradan etkilenmeden, sakin, soğukkanlı birşekilde durursun.Çünkü artık senin adın, “öfke, nefret, şehvet” değildir. Bunu fark etmişsindir. Bunlar içsel hislerimizde zihnin verdiği isimlerdir sadece. Sen bir isim olamazsın. Sen gelip geçici değilsin.
Hatırlanması gereken en temel şey, kendini iyi hissettiğinde, bir coşku anında, bunun senin için kalıcı evren olacağını düşünmeye başlamamaktır. Anı doyasıya, neşeyle yaşa. Bu anın geldiğini ve geçip gideceğini, tıpkı tüm kokusu ve tazeliğiyle evine giren ve diğer kapıdan çıkan bir rüzgar gibi olduğunu bilerek yaşa.
Bu en temel şeydir. Coşkulu anlarını kalıcı kılmayı düşünmeye başlarsan onları çoktan yok etmeye başlamışsın demektir. Geldiklerinde minnettar ol; gittiklerinde ise varoluşa teşekkür et. Açık kal. Daha defalarca olacak, eleştirel olma, seçici olma. Seçimsiz kal.
Evet, mutsuz olacağın anlar olacak. Ne olmuş? Mutsuz olan ve tek bir coşku anı bile yaşamamış insanlar var; sen şanslısın. Mutsuzluğunda bile, bunun kalıcı olmayacağını hatırla; bu da geçecek. O yüzden seni rahatsız etmesine izin verme. Rahat ol. Tıpkı gün ve gece gibi, neşe anları ve hüzün anları vardır; onları doğanın ikiliğinin bir parçası olarak kabul et.
Ve sen yalnızca bir izleyicisin. Sen ne mutluluksun ne de üzüntü. Mutluluk gelir ve gider, üzüntü gelir ve gider. Geride hep tek bir şey kalır – her zaman - izleyici. Yavaş yavaş izleyici ol. Günlerin gelip geçmesini izler gibi; öfke, nefret, kıskançlık, açgözlülük gibi hislerin de gelip geçtiğini izle. Her şey geçici bir fenomendir.
Yalnızca bir an için izlemeye çalış.
Güzel diye hiçbir ana tutunma ve hüzünlü diye hiçbir anı itme.
Her şey içi içe gelip ve geçicidir.
Sevgilerimle,
Sevilay Erdoğan
Yaşam Koçu & E.F.T Uzmanı