​ İzmir... Güzel İzmir... / Haftasonu / Milliyet Blog
Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

21 Mayıs '12

 
Kategori
Haftasonu
 

İzmir... Güzel İzmir...

İzmir... Güzel İzmir...
 

İzmir... Ege aslında yeni yeni alışmaya çalıştığım bir yer... Denize yabancı olduğum söylenemez, hatta benim gibi biri denizin olmadığı yerde ancak bir sürahide köklerinden kopmuş, suni bir su içinde yaşamını idame ettirmeye çalışan papatya kadar yaşayabilir... Nasıl da saçma bir cümle oldu, farkındayım.. Denizin olmadığı bir anı tasavvur etmek bile bu kadar zorken, bunu kelimelere dökmek pek de kolay olmasa gerek... Hele de benim gibi biri için.. Her neyse uzatmayalım...

***

Bazen, bazı insanlarla tanışma sürenizin, onunla anlaşma ve bir şeyler paylaşma katsayınızla orantısı alakasızdır... Matematiğin istatistiksel yönü her zaman sinirimi bozmuştur ama bu kısma cuk oturan bir tabir oldu diye düşünüyorum.. Üç ay, beş ay.. Artık her ne ise, bir önemi yoktur.. Önemli olan paylaştıklarınızdır... Kısacık zamana sığdırdıklarınız.. Bu hafta sonu da benim için öyle bir zamandı, öyle bir mekanda öyle bir insanla geçti... Sınav öncesinde güzel bir 4 saatti...

***

Malumunuz, üniversitede uğraşan ben gibi gariplerin sınav ve sınavlara dair anıları bitmez tükenmez... 20 Mayıs da bir sınav günüydü.. Bu kez karar vermiştim sınava gireceğim yere yakın bir yerde, bir gün öncesinden konaklayacaktım... Çünkü bir hafta önceki sınavda otobüsten iner inmez sınava koşturmuştum ve haliylen sınavda uyuyakaldım.. Görevli hakkımda ne demiştir den ziyade umarım horlamamışımdır diye umuyorum... Bir de sınava giren diğer insanların ahını almak istemezdim açıkçası... Her neyse, bu bana ders olmuştu. Bu kez aynı hatayı yapmayacaktım. Nitekim TEDAŞ'ın Bornova'daki misafiranesinde konaklama şansı buldum ki burda okura ufak bir not düşmek isterim: Asla kalacağınız yeri bir gün öncesinden ayırtmaya kalkmayın; mümkünse bir ay öncesinden ayırtın yerinzi, yoksa benim gibi son anda fellik fellik misafirane ararsınız... Mekan ayarlanmıştı, sınava gireceğim yeri de bulmuştum ki o arada bir köpek saldırısı atlattığımı da belirtmeden edemeyeceğim... Tanrım, yarattığın tüm canlıları seviyorum, gerçekten ama köpeklerin bana olan bu kini nedir, nerden kaynaklanıyor bir türlü anlam veremiyorum, lütfen bir ara bu konuda beni aydınlat... Kalan tek bir şey vardı artık, "kafa dağıtmak"...

***

İzmir... Güzelliği denizinde mi insanında mı hala çözemedim ama güzel şehir... 19 Mayıs'ı paylaştığım insan da güzeldi, mekan da... Şehrin her yanı bayraklarl donanmıştı, evlerin pencereleri.. Hatta insanlar ellerinde bayraklarla sokaklardaydılar... Kırmızılar beyazlar, deniz, güneş... Karşıyaka'dan Alsancak'a yaptığımız ilk vapur seferimizdi.. En azından benim ilk İzmir vapur seferimdi.. İlkleri değer verdiklerinle gerçekleştirmek önemlidir.. Benim için de önemliydi.. V for vendetta posterinin arkasına yazdığımız tüm dileklerimiz gerçek olsun, lütfen. Ayrıca İzmir Kemeraltı Çarşısı'nda mutlaka meşhur köftecide köfte yiyin... Adını hatırlamıyorum ama köfteleri güzeldi... Hmm piyaz konusunda aynı şeyi söyleyemeyeceğim... :p Ayrıca dondurma yemek için sakın ola ki orda küçücük bir dükkana tıkışmış Özsüt'e gitmeyin, biraz ileride ünlü ve kocaman bir dondurmacı var.. Onun da adını hatırlamıyorum ama gidince kime sorsanız gösterir... Biz gittik ama en azından benim için gittiğim mekanın bir önemi yoktu, yanımda bana eşlik eden insan önemliydi benim için... Ayrıca İzmir'i onunla geziyor olmak.

***

Bu hafta sonundan kısa kısa notlar:

Sol kulağa ikinci bir küpe için yer açın, güzel oluyor; hele de bunu sevdiğiniz biriyle yaparsanız acayip keyifli oluyor..

Gün batarken sevdiğiniz insana sarılın.. Sıkı sıkı sarılın...

Kir sakal+küpe+gamze=Mike'ın Türk versiyonu...

Dondurmanın çikolata ve sadesi makbuldür, üçüncü biraz ortalığı karıştırıyor...

Çimlere uzanıp, denizin kokusunu içinize çekin ve bunu paylaşın; en değerlinizle, en kımetlinizle, kardeşinizle, arkadaşınızla... Kısaca sevdiğinizle ...

Vapura binin mutlaka... Ama vapur uzaklaşırken varacağınız yere değil de ardınızda bıraktıklarınıza bakın bu kez... Ve lütfen martılara simit atmayın, tembelleşiyorlar sonra, yemek için kendileri bir çaba göstermiyor...

Hayal edin ama boş boş değil, hayali gerçekleştirmek için uğraşın..

Ve asla pes etmeyin.. Yıldırmasın hiçbir şey sizi.. Yılmak için zamanımız yok, yaşamak için var...!

 

 
Toplam blog
: 9
: 524
Kayıt tarihi
: 01.05.12
 
 

Küçükken Ay Savaşçısı Usagi gibi olmak isterdim. Biraz büyüyünce Linkin Park'ın asi yanı çok cezb..