- Kategori
- İzmir
İzmir'in saat kuleleri, "var olma" savaşı veriyorlar

Her bir saatin öyküsü var.
Günlerden bir gün size “pat” diye birisi sorsa “ İzmir’de kaç tane saat kulesi vardır” dese, “pat” diye, bir anda cevap verebilir misiniz? Ben veremem. Ama, taaa İstanbullardan gelen Hikmet Yaşar Yenigün, sırf bunu yerinde görmek ve bu saatleri tespit etmek için, İzmir’e gelip otağ kurmuşlar ekip olarak. Yenigün, tanınmış yönetmenlerimizden. Son yapıtı “Tarık Dursun K” belgeseli. Foça’dan sonra, yakında İzmir’de de gala’sı yapılacak
Yenigün ekibi, bir haftalarını ayırmışlar bu işe. Yerinde gidip resimlemişler. Eskileri dinleyip bilgi almışlar. Saat deyip geçmemek lazım. Bizler uyurken bile zamana tanıklık yapıyorlar. Onlar, insanlardan çok neler görmüş neler geçirmiştir. Dilleri olsa da
konuşsalar. İstanbullu yönetmenler, asırlar sonra kendilerini arayan soranlarla karşılaştıklarında, kalp krizinden paçayı sıyırmış olmalılar. Zira şimdiye kadar birileri akıl edip de saatlerin hal ve hatırını sormamıştı. Yönetmenin kulağına epey sırlar vermiştir her biri muhakkak. Onlar da filmlerinde, belgesellerinde kullanacaklar elbet bu sırları. Bakaciz… Göreciz…
Yurt çapındaki saat kulelerimiz, bu gün anıt muamelesi görmektedir. İzmir, yakın zamana kadar Aydın bir vilayeti imiş. 1872 yılında hükümet konağı kurulmuş. İki yıl sonra da askeri sarı kışla.
Saat kulelerinin, yurt çapında yapılması fermanını Sultan Abdulhamit vermiş. Konaktaki saat kulesi 1901 yılında yapılmış. Resmi adıAtatürk Meydanı iken, konağın burada kurulu olmasından dolayı da burası Konak Meydanı olarak anılmağa devam etmiş.
Kulenin temeli, 1901 de atılmış. İzmir’de askeri ve mülki erkan, bürokratı, dini cemaat liderleri ve sair takım taklavatıyle birlikte, uzun uzun okunan dualar eşliğinde, çeşmelerine su verilerek hizmete açılmış.
26 yıl sonra da çeşmenin dört bir tarafındaki padişah tuğraları kazınmış, yerine çaprak resmi konmuş. Kulenin bir kopyası da, 9o santim yüksekliğinde gümüş ve altından kopyası, Yıldızdaki padişaha yollanmış. Mimar M. Pere’nin bu saat kulesinin bir kopyası da, bir kopyası halen, Kırıkkalenin Çerikli beldesinde mevcut. Türkiye’deki saat kuleleri dindik ayakta amma, müşterek kaderleri, saatlerinin çoğunlukla çalışmamalarıdır. Öyle ki, Aynı kulenin bir yüzündeki saat, diğer yüzlerindeki vakti, doğru göstermiyor. Biz bu kafa ile, otomobilden sonra, şimdi de uçak yapmaya karar verdik. Ört ki, ölem.
İzmir olarak tespitlere göre 5 tane saat kulesi var İzmir ve çevresinde. Konaktaki saatle birlikte, Fuardaki eski Pakistan Pavyonunda, Bayraklı’da, Alsancak Garında, Bayramyerinde ve eskiden aslı İzmir’de olan, ama şimdi yok sayılan Aya Fotini saat kulesini de saymak lazım. O, kartpostallarda kaldı. Aslı bu gün Yunanistan’da bulunuyor.
Bu gün İzmir’de yaşayanlar, bu kadar çok saatimiz olduğunu sorsalar, ancak bilebilirlerdi. İstanbulardan iyi ki o yönetmen geldi de, paçayı kurtardık. Bize saatlerin varlığını hatırlattı.
Olsun varsın. Saatin yüzünü, uzaktan da görsek, çalışıp çalışmadığı umurumuzda bile olmuyor artık. Ama her bakışta, kıblemizi kısa bir an dahi olsa, “maziye” çevirmemize vesile oluyorlar. Hiç olmazsa, “eskiye mazi, yenmişe kuu derler” vefasızlığına düşmemiş oluyoruz.
Öyle değil mi?
Ört ki, ölem!












