- Kategori
- İzmir
İzmir'li, İzmir'de " avazı çıktığı kadar bas bas bağırdı!"

İzmir'li; tek bir ses, tek bir nefes olarak, avazı çıktığı kadar, ellerindeki bayraklarla bağırdı, terörü lanetledi.
"Her birinin elinde bayrağı,
İzmir'li bas bas bağırdı !
"Bayraklar denizlere yayıldı
Balkonlardan taştı,
Yüreklerde kanatlandı,
Ellerde gururla taşındı."
İzmi'lilerin en hırslı en kızgın ve de en anlamlı bir Pazarı geçti Gündoğdu meydanlarında. Terörü lanet mitinginde binlerce hançereden lanetler okundu teröre ve teröristlere. Binlerce gırtlak yırtındı alçak teröristlere . Lanetler yağdırdı gün boyu.
Her İzmir’li’nin göğsü, hırslarından, aynı anda bir indi bir kalktı Gündoğdu Meydanlarında. Her birinin elleri, pençe gibi kıvrılmıştı. Ah o şerefsizleri bir ele geçirebilselerdi. O dağ eşkiyalarını, soysuzlarını.
İzmir, şuurlu bir memlekettir. Şuuru yüksektir. Milliyetçiliği köktendir. Bir bayram olsa da, o bayrak, balkonlar boyu şehirde dalgalansın isterler, hiç indirmeden.
Herkes İzmir’i ve İzmir’liyi anlayamaz. İzmir hassas bir şehirdir. İsanları da “hasta derecesinde” hassastır.
İzmirlilerin Hasan Tahsin’leri vardır. İşgal zamanında gazeteciydi. Kemeraltı’na yaklaşmakta olan Yunan süvari taburunun sancaktarını, tek kurşunla yere indirmiştir. Konak meydanında, ‘’İLK kurşun’dur o heykelin adı. Orada, Hükümet binası vardır. Balkonundan Yunan bayrağı sökülerek, yerine Türk bayrağı dikilmiştir. O balkon hala oradadır. Az ötelerde, ordulara hedefini gösteren Ata’nın heykeli vardır. Önündeki kordonda da düşman denize dökülmüştür. Biraz daha ileride de Ata’nın kurtuluş şenliklerini seyrettiği, kapı kanatları ardına kadar açık, antresinde sofrası kurulu evi vardır.. Şimdi müzedir orası. Her taraf tarih kokar İzmir’de.
Şimdi de İzmir’de bir bayrak gibi gündelik gazetesi vardır dalgalanan: “ İzmir 9 EYLÜL" Ve İzmir'de, günün manasına uygun oılarak olayı en güzel aksettiren, resimleriyle İzmiri ve İzmirlileri temsil eden "İzmir 9 Eyllül Gazetesi" oldu, basın çevreleriyle ve halkça gözlenen.
Ya öbür yakada? Yunan Kralının Türk bayrağını yerde çiğneyerek geçip gittiği ev, şimdi bir apartman. Aynı yere Ata geldiğinde yere Yunan bayrağı serilerek ‘Çiğne Atam. Onlar öyle yaptı’ diyenlere: ‘’Kaldırın o bayrağı. Bayrak, bir milletin onurudur!’’ diyerek dünyaya onur dersi verdiği o yerde, bir pano vardır şimdi.
Mor salkımlı evi vardır Ata’nın Güzelyalı’da. Eşine ültimatom yazdırır terasta: ‘’Bu gemilerin burada ne işi var?!’ Şehri terk etmelerini emreder.Ve o gemiler, top atışlarıyleo mor salkımlı evi selamlayarak geçerler. Zübeyde Hanımın sevenleri çoktur. Karşıyaka’daki anıt mezarını ziyaret eder İzmir’li her vesileyle. Kopamaz!
İzmir’in bir de Attila İlhanıvardır. Şairlerin en koyusu. Benliğinden taşan Cumhuriyet aydınlığını aklı başında her insanla paylaşan şairimiz. Büstü Karşıyaka’dadır. İskelede onun vapuru ve oturduğu üst kattaki o köşesi boştur.
İzmirli, işgâli yaşamıştır. İzmir’in kavakları vardır. Dökülür yaprakları. Tek tek tarih yüklüdür o yapraklar. Koskoca bir tarihin şahididir o kavaklar.’’Bize de Çakıcı derler, yıkarız konakları..’’ Hep aynı şarkıdır söylenen. Yapraklarında tarihimiz yazılıdır. O günleri hatırlatır bizlere hep. Tıpkı Bosna’daki Mostar Köprüsünün köşesindeki gibi: ‘’UNUTMA!’’ der, o yaprakların birer yüzleri. O yapraklar hiç tükenmeyecek!. O memleket aşkı da hiç mi hiç bitmeyecek!..
Ve İzmir, tarihte olduğu gibi, her kafası bozulanı, bu şehrin içinde bozguna uğratır ve boğar.

Ula Hasso
Ula memo
Eyi pohlar yediniz
Ahan da bu günlere geldiniz.
Foça’nın dağlarını da garıştırdınız
Eyi pohlar yediniz.
Fadik Anan
Şemo Baban
Gözlerimize mil çekilsin, inan,
Seni bir daha görmeyeceyik.
Yediniz pohları yediniz
Poh yiyen gargalardan da
Beterden beter olasız.
Sana artık dönün demirem
Seni teneşirler paklasın diyerem
İzmir’de, Erzurum’da, Ankara’da Van’da
Her kalkan sopada
Uçlarında bayraklarla
Fışkırdı lanetler bilin ula
Bilin ki bu ihanetlerle
Yediğiniz herzelerle
İflah olmazsız,
Tez elden geberesiz
Yoktur sizler gibi çocuğumuz
Yeter bize bu yurdumuz
Dedik onca yıl yalvardık
Fadik Anan
Şemo Baban
Dedik onca yıl, dedik dedik,
Yollarınız gözledik
Çıka çıka Foça Dağlarından geldi sesiniz
İnşallah tezelden geberesiz
Al bayraklar kalktı kalktı
Dalgalandıkça dalgalandı
İzmir’i hafakanlar bastı
Eğer sizleri bulsalardı
Kıyma makinesinde kıyacaklardı
Bu öfkeye yürek dayanmaz
A eşek oğlum
Dönesin özüne tezelden
Diye diye yollarını gözledik
Bu sakat anan
Ve de Şemo Baban
Biz, gara dağlara mahkumuz
Ya sizler ne halt edersiniz
Eşekler gibi pişmanız deyin
Dönün geriye
Biz güvenirik Hükümetimize
Bak ev de çoncik ağliyir
Karın hamile, doğurir
Köpek durmaz havlir
Biz hakiro,
Biz çaresizo
Biz halsizo
Sesimizi duyun lo
Biz çaresizo
Ganadımız yoh,
Golumuz yoh
Gara dağlar gar altında galanda
Biz gülmezek
Yakarız tezek
Memleket Çemişgezek












