İzmir'li, İzmir'de " avazı çıktığı kadar bas bas bağırdı!" / İzmir / Milliyet Blog
Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

13 Ağustos '12

 
Kategori
İzmir
 

İzmir'li, İzmir'de " avazı çıktığı kadar bas bas bağırdı!"

İzmir'li, İzmir'de " avazı çıktığı kadar bas bas bağırdı!"
 

İzmir'li; tek bir ses, tek bir nefes olarak, avazı çıktığı kadar, ellerindeki bayraklarla bağırdı, terörü lanetledi.

"Her birinin elinde bayrağı,

İzmir'li bas bas bağırdı !

"Bayraklar denizlere yayıldı

Balkonlardan taştı,

Yüreklerde kanatlandı,

 Ellerde gururla taşındı." 

İzmi'lilerin en  hırslı en kızgın ve de en anlamlı bir Pazarı geçti Gündoğdu meydanlarında. Terörü lanet mitinginde binlerce hançereden lanetler okundu teröre ve teröristlere. Binlerce gırtlak yırtındı alçak teröristlere . Lanetler yağdırdı gün boyu.

Her İzmir’li’nin göğsü, hırslarından, aynı anda  bir indi bir kalktı Gündoğdu Meydanlarında. Her birinin elleri, pençe gibi kıvrılmıştı. Ah o şerefsizleri bir ele geçirebilselerdi. O dağ eşkiyalarını, soysuzlarını.

İzmir, şuurlu bir memlekettir. Şuuru yüksektir. Milliyetçiliği köktendir. Bir bayram olsa da, o bayrak, balkonlar boyu şehirde  dalgalansın isterler, hiç indirmeden.

Herkes İzmir’i ve İzmir’liyi anlayamaz. İzmir hassas bir şehirdir. İsanları da “hasta derecesinde”  hassastır.

İzmirlilerin Hasan Tahsin’leri vardır. İşgal zamanında gazeteciydi. Kemeraltı’na yaklaşmakta olan Yunan süvari taburunun sancaktarını, tek kurşunla yere indirmiştir. Konak meydanında, ‘’İLK kurşun’dur o heykelin adı. Orada, Hükümet binası vardır. Balkonundan Yunan bayrağı sökülerek, yerine Türk bayrağı dikilmiştir. O balkon hala oradadır. Az ötelerde, ordulara hedefini gösteren Ata’nın heykeli vardır. Önündeki kordonda da düşman denize dökülmüştür. Biraz daha ileride de Ata’nın kurtuluş şenliklerini seyrettiği, kapı kanatları ardına kadar açık, antresinde sofrası kurulu evi vardır.. Şimdi müzedir orası. Her taraf tarih kokar İzmir’de.

Şimdi de  İzmir’de  bir bayrak gibi gündelik gazetesi vardır dalgalanan: “ İzmir 9 EYLÜL"  Ve İzmir'de, günün manasına  uygun oılarak olayı en güzel aksettiren, resimleriyle İzmiri ve İzmirlileri temsil eden "İzmir 9 Eyllül  Gazetesi" oldu, basın çevreleriyle ve halkça gözlenen.

Ya öbür yakada? Yunan Kralının Türk bayrağını yerde çiğneyerek geçip gittiği ev, şimdi bir apartman. Aynı yere Ata geldiğinde yere Yunan bayrağı serilerek ‘Çiğne Atam. Onlar öyle yaptı’ diyenlere: ‘’Kaldırın o bayrağı. Bayrak, bir milletin onurudur!’’ diyerek dünyaya onur dersi verdiği o yerde, bir pano vardır şimdi.

Mor salkımlı evi vardır Ata’nın Güzelyalı’da. Eşine ültimatom yazdırır terasta: ‘’Bu gemilerin burada ne işi var?!’ Şehri terk etmelerini emreder.Ve o gemiler, top atışlarıyleo mor salkımlı evi selamlayarak geçerler. Zübeyde Hanımın sevenleri çoktur. Karşıyaka’daki anıt mezarını ziyaret eder İzmir’li her vesileyle. Kopamaz!

İzmir’in bir de Attila İlhanıvardır. Şairlerin en koyusu. Benliğinden taşan Cumhuriyet aydınlığını aklı başında her insanla paylaşan şairimiz. Büstü Karşıyaka’dadır. İskelede onun vapuru ve oturduğu üst kattaki o köşesi boştur.

İzmirli, işgâli yaşamıştır. İzmir’in kavakları vardır. Dökülür yaprakları. Tek tek tarih yüklüdür o yapraklar. Koskoca bir tarihin şahididir o kavaklar.’’Bize de Çakıcı derler, yıkarız konakları..’’ Hep aynı şarkıdır söylenen. Yapraklarında tarihimiz yazılıdır. O günleri hatırlatır bizlere hep. Tıpkı Bosna’daki Mostar Köprüsünün köşesindeki gibi: ‘’UNUTMA!’’ der, o yaprakların birer yüzleri. O yapraklar hiç tükenmeyecek!. O memleket aşkı da hiç mi hiç bitmeyecek!..

Ve İzmir, tarihte olduğu gibi, her kafası bozulanı, bu şehrin içinde  bozguna uğratır ve boğar.

 

 

Ula Hasso

Ula memo  

Eyi pohlar yediniz

Ahan da bu günlere geldiniz.

Foça’nın dağlarını da garıştırdınız

Eyi pohlar yediniz.

Fadik Anan

Şemo Baban

Gözlerimize mil çekilsin, inan,

Seni bir daha görmeyeceyik.

Yediniz pohları yediniz

Poh yiyen gargalardan da

Beterden beter olasız.

Sana artık dönün demirem

Seni teneşirler paklasın diyerem

İzmir’de, Erzurum’da, Ankara’da Van’da

Her kalkan sopada

Uçlarında bayraklarla

Fışkırdı lanetler bilin ula

Bilin ki bu ihanetlerle

Yediğiniz herzelerle

İflah olmazsız,

Tez elden geberesiz

Yoktur sizler gibi çocuğumuz

Yeter bize bu yurdumuz

Dedik onca yıl yalvardık

Fadik Anan

Şemo Baban

Dedik onca yıl, dedik dedik,

Yollarınız gözledik

Çıka çıka Foça Dağlarından geldi sesiniz

İnşallah  tezelden geberesiz

Al bayraklar kalktı kalktı

Dalgalandıkça dalgalandı

İzmir’i hafakanlar bastı

Eğer sizleri bulsalardı

Kıyma makinesinde kıyacaklardı

Bu öfkeye yürek dayanmaz

A eşek oğlum

Dönesin  özüne tezelden

Diye diye yollarını gözledik

Bu sakat  anan

Ve de Şemo Baban

Biz, gara dağlara mahkumuz

Ya sizler ne halt edersiniz

Eşekler gibi pişmanız deyin

Dönün geriye

Biz güvenirik Hükümetimize

Bak ev de çoncik ağliyir

Karın hamile, doğurir

Köpek durmaz havlir

Biz hakiro,

Biz çaresizo

Biz halsizo

Sesimizi duyun lo

Biz çaresizo

Ganadımız yoh,

Golumuz yoh

Gara dağlar gar altında galanda

Biz gülmezek

Yakarız tezek

Memleket Çemişgezek   

 

 

 

  

 

  

  

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

  

 
Toplam blog
: 1616
: 918
Kayıt tarihi
: 13.08.06
 
 

Hayatın dikenli yollarından geçmenin  sırrı, aralarından çabuk geçmektir. Ümit, naylon çorap giyd..