- Kategori
- Edebiyat
Jean de La Fontaine

(d. 8 Temmuz1621Château-Thierry- ö. 13 Nisan1695Paris)
Fransızşair ve yazar.
Yazdığı fabl eserleri ile tanınmıştır.
Hâlbuki La Fontaine, yazdığı masallarda Dede Korkutmasallarındaki uslupla hayvanlara ahlaki karakterler vererek onların şahıslarında bazı insan karakterlerini tenkid etmiş, bir ahlak dersi vermiştir.
Buna edebiyatta teşhis ve intak sanatı denir.
Eserlerinde sadelik ve açıklık görülür.
Konuşma şeklinde akıcı şiirleri, hayvanlar üzerinde tenkitleri, incitmeden iğneleme usulleri ile Fransız edebiyatına büyük eserler kazandırmıştır.
La Fontaine masallarındaki konular, şark klasiklerinden alınmadır.
La Fontaine'den çok önceleri yazılmış Beydeba'nın Kelile ve Dimne eserindeki hikâyelerin 18 tanesi, bu Fransız edebiyatçısı tarafından şiir şeklinde tekrarlanmıştır.
Bizim zamanımızdaki bütün çocuklar La Fontaine’yi tanırlar. Özellikle kız çocukları. Bizlere alınan masal kitaplarının bir çoğu onun eserleriydi.
La Fontaine’den Masallar diye radyo programı bile vardı.
Masal kitaplarını şiirsel bir dille anlatıyordu.
Yine bizim zamanımdaki çocukların; hayvan sevgileri onun sayesinde olmuştur.
Ben onun masallarındaki hayvanları çok severdim. Kardeşlerime okurdum ya da anlatırdım.
Onun hayvanları akıllı olurdu, vicdanlı olurlardı. Doğruyu bilirlerdi. Haksızlığa gelemezlerdi. Onun masallarının tadı bir başka güzel olurdu…
Kurnaz tilkileri onun sayesinde bildik, ya çalışkan karıncalara ne demeli, kibirli aslanlar ormanın kralı değillermiydi?
Onun hayvanları konuşurdu.
Onun hayvanları gerektiğinde insanlara da ders verirlerdi…
Ağostos böceği ile karıncanın hikaseni hepimiz bilmezmiyiz. Bize çocukluğumuzdan beri o masalda edindiğimiz, çalışmayıp yan gelip yatarsak bir gün Ağostos böceği gibi çaresiz kalacağımızdır…
Ben hala Ağostos böceğinin sesini duyduğumda hemen karınca ile olan hikâyesini hatırlarım…
Kurnaz tilkinin kargayı kandırdığı hikâye! Kurnazların belki ilk defasında kazandıklarını ama sonradan nasıl kaybettiklerini anlatmaz mı?
Masallar güzeldir. Masallar daima dinleyenlere iyi olan bir şeyi nasihat yerine severek söylemektir. Muhakkak ki içinden çıkarılacak dersler vardır.
Bizim çocukluğumuzda televizyon yoktu, o sonradan gelmişti. Gerçi televizyon geldikten sonra ben çocukluğumdaki günlerimi ilk TV heyecanları geçtikten sonra hep aradım ama ne yaparsınız çoktan Televizyonlar bizleri karşılarına esir almışlardı.
Oysa ben iyi masal anlatırdım. Çokda severdim masal anlatmasını…
Şimdiki çocuklar şanslı – mı? Bilmiyorum.
Bu kadar kargaşa bir hayat çocuklarımızın erkenden büyümelerine sebep olmuyormu?
Benim oğlum iki buçuk yaşında bilgisayarda oyun oynuyordu. Ben iki buçuk yaşımdaki halimi hatırlamıyorum ama herhalde çelik çomak oyununu bile bilmiyordum…
Şimdi küçük yaşta aklı bu kadar zorlamak ne kadar iyi düşünülebilinir. Onlar daha akıllı oluyorlar belki yeni gençlik, bizler daha sakin daha huzurlu daha mutlu değil miydik?
Masallarla büyüdük belki ama o masallardan güzel şeyler öğrendik…
Varlıklı bir ailenin çocuğuydu. Paris'te kolejde okudu. Hukuk tahsili yaptı.
Papaz yetiştirilmek istendi. Lisede kiliseden ayrıldı. Okul hayatında başarılı bir öğrenci olamadı. Gençliğinde baba mesleği olan orman ve su kanalları işleriyle uğraştı.
Çeşitli memurluklarda bulunmuş, düzensiz bir hayat yaşamıştır.
1673 senesinde Madam de la Sablière'nin himayesine girerek burada ilim adamları, felsefeciler ve yazarlarla tanıştı. İlk masallarınıburada yazdı. Çağdaşları, La Fontaine'i bir masalyazarı olarak görüyorlardı. Hâlbuki La Fontaine, yazdığı masallarda Dede Korkut masallarındaki uslupla hayvanlara ahlaki karakterler vererek onların şahıslarında bazı insan karakterlerini tenkid etmiş, bir ahlak dersi vermiştir. Buna edebiyatta teşhis ve intak sanatı denir.
La Fontaine'in bu hususiyeti çok geç fark edilmiştir. Eserlerinde sadelik ve açıklık görülür. Konuşma şeklinde akıcı şiirleri, hayvanlar üzerinde tenkitleri, incitmeden iğneleme usulleri ile Fransız edebiyatına büyük eserler kazandırmıştır. La Fontaine masallarındaki konular, şark klasiklerinden alınmadır. La Fontaine'den çok önceleri yazılmış Beydeba'nın Kelile ve Dimne eserindeki hikâyelerin 18 tanesi, bu Fransız edebiyatçısı tarafından şiir şeklinde tekrarlanmıştır.
Masalları çoğunlukla herkesin anlayabileceği bir şekilde yazılmıştır.
La Fontaine'in canlı, hızlı, incelik ve nükte dolu bir anlatımı vardır.
Kişilerini hemen daima hayvanlar arasından seçerse de bazen insanları, bilhassa köylüleri de olaylara karıştırır. Sık - sık bahsettiği hayvanlaraslan, kurt, tilki, eşek ve horozdur.
La Fontaine, kötüyü göstererek iyinin ne olduğunu anlatmaya çalışmıştır. Ancak şiirlerini okuyan çocuklarda herhangi bir açıklama yapılmazsa tam ters etkinin hâsıl olduğu da bir gerçektir.
Masalları toplam olarak 238 adet olup,
12 kitapta toplanmıştır.
1668'de basılan ilk altı kitabında 124 masal vardır.
Bunlar birinci cildi meydana getirir.
İkinci cilt 1678'de basılan beş kitaptır.
En son 1694'de bastırdığı üçüncü cilt ise tek kitaptan ibarettir.
La Fontaine, roman ve piyes de yazmıştır.
Nakaratlı uzunca şiirleri ve şiirli mektupları vardır.
Hadım, Gülünç Macera, Floransalı, Büyük Maşrapa, Köy Sevdaları komedi türündeki eserlerindendir.
Contes (Kont) isminde şiirlihikâyeler eserinden dolayı Fransız Akademisine kabul edildi.
13 Nisan 1695'te Paris'te öldü.
Eserleri birçok dile tercüme edilmiştir.(alıntı)
· Dört öküz
· Karga ile Tilki
· Kurt ile Kuzu
· Tavşanla Kaplumbağa
· Kurt ile Köpek
· Tilki ile Leylek
· Horoz ile Tilki
· Kedi ile Fareler
· Kurt ile Leylek
· Tarla Faresi ile Kent Faresi
· Kurbağa ile Korkak Tavşan
· Güvercin ile Karısı
· La Fontaine Orman Mahkemesinde
· Kartal ile Baykuş
Masallar hep hayatımızda olsun…
Nazan Şara Şatana
http:// http://www.facebook.com/#!/profile.php?id=100002892442552
http:// https://twitter.com/#!/nazansarasatana