​ Justitia Gelecek! / Siyaset / Milliyet Blog
Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

28 Temmuz '09

 
Kategori
Siyaset
 

Justitia Gelecek!

Justitia Gelecek!
 

Son gecelerde yine Justitia ile dertleşiyoruz. Justitianın Şövalyelerine dokunmadılar, son gece bu gelişmeye birlikte sevindik; yıldızlı bir gökyüzü altında ahlaki bir gelecek düşledik..

Justitia, duru hilal'in kendini gösterdiği gecelerde gelir, yine öyle geldi.
Uykusuz geçirdiğim sıcak gecelerde..
Güllerin yükseldiği pencereden, inanılmaz güzelliği ve iyimserliği ile içeri süzülür.

Son gelişinde son gece, ona gördüğüm kabuslardan birini anlattım:

Gece kızıl, adaletin ve siyasetin terazisini yanıltmaya çalışan bir ucube, uzlaşma, uzlaşma diye medyatörleri aracılığı ile sağa sola talimatlar yağdırıp duruyordu.

Daha önceki kabuslarımda çatışma, çatışma diye haykırırken görmüştüm onu.

Çoğunluk bu yaratığı Justitia sanıyordu!

Sonra kızıl gökyüzünde şu karo ustalarının kullandığına benzer, 70 milyon siyah plastik tokmak beliriyordu.

Sonra saat kuleleri sabahın altısını gösterdiğinde aşağıya insanlar diziliyordu.

İnsanların üzerinde siyah gri çizgili üniformalar vardı, hepsi telaşla, ama büyük bir dikkatle, sessiz, hizaya giriyor; başlar öne eğik, tokmaklar üçer kez iniyordu tepelerine.

Donk, donk, donk; uzlaşın, uzlaşın, uzlaşın…

Kimse de hiç tepki yoktu, “ tokmaklılılar” diyorumdum onlara. Tabi ya, burası bir ülke olamazdı! Tokmaklılılar...

Sonra, günlerden sonra, içlerinden bazıları "dur" demeye çıktılar; yakalarında pembe rozetler, beyaz eldivenler ve üstlerinde rengarenk elbiseler vardı; tokmaklanmaktan delirmiş olmalılar diye düşündüm..

Sonra Justitia senin şövalyelerin, bir değişik dili olan başka medyatörler çıktılar ortalığa; düzen nizam dalgalandı; birden bire sanki insanlara bişeyler oldu, başka başka yönlere bakmaya sesler duymaya başladılar...

Sesleri buluştu..

Yavaş yavaş “tokmaklılılar” kafalarını kaldırmaya başladılar, senin ışıltıların önceleri gözlerini kamaştırdı, bir çok "tokmaklılı" tahrip olmamış yanlarıyla seni daha çok istemeye başladılar; sensiz olmayacağını yeniden düşünmeye başladılar; yine seni özlemeye başladılar..

Senin hayalin bile güzel Justitia!!

Sonra sen başucumda belirdin birden, beni uyandırdın.

Sonra ‘nasılsın’ diye soruyorsun ya, bir de biraz duraklayıp yanına ‘canım’ ekliyorsun ya ne kabus kaldı bende, ne yorgunluğum..

Dilerim bir gün herkes senin aşkına inanır Justitia!

Şövalyelerin tarih yazsın: İyiler kazanır, kötüler kaybeder..



“'Herhangi bir ölüm, bir çığlık, bir başkaldırı toplumun genel çıkarı karşısında değer taşımaz',

'şu ya da bu ilkenin içinde bulunduğumuz özel koşullarda anlamı olamaz' diyen adama faydacı deniyorsa eğer, benim için bu kişinin siyasetçi, tarihçi, devrimci, milliyetçi şu ya da bu haklı davanın yandaşı olmasının önemi yoktur.

Benim teorik ahlakım bunun tersidir…

Bu ahlak, tek tek ve her özgürlük arayışlarına saygılı, evrensel değerleri tahrip eden her iktidara karşı tavizsiz olmak demektir.

Bu, basit, ama zor tercihtir.

Çünkü her şeyi aynı anda sorgulamayı gerektirir.

Biraz, herhangi bir sorunu şekillendiren, yönünü etkileyen 'tarih'in dışında kalmayı, biraz da bu soruna kaçınılmaz olarak sınırlar koyan 'siyaset'in gerisinde durmayı gerektirir...

Bu benim işim:

Bunu yapan ne ilk ne tek insanım. Ama onu seçen benim...”
Michel Foucault.

 
Toplam blog
: 444
: 1284
Kayıt tarihi
: 13.09.07
 
 

MB zengin kültürel bir eksen; düşüncelerimizin buluştuğu, tartıştığımız, birbirimizi etkilediğimi..