- Kategori
- Sinema
Kabadayı "Şövalye Ali Osman"

Kural şu: ''Çuvallamayacaksın!'' Tüm zamanların kuralı bu filmde!
Bir Ömer Vargı filmi, senaryo Yavuz Turgul'dan. Gönül Yarası daha kapanmadan, Dünya'nın acısını küllendirmeden Şener Şen'i bu filmde, kendisine ''Helal olsun!'' dedirten ama "Mafya" denmesine öfkelenen, zamanında kestirme yöntemlerle çalışmış, yoksulu zalimden korumuş, açları beslemiş yaşlı bir kabadayı olarak görüyoruz. Cezaevinde de yatmıştır. Aynı yollardan geçmiş eski kabadayı dostlarıyla zaman zaman bir araya gelip, hamam sefası yapıp fasıl dinler, rakı içer, söyleşirler. Bir gün, yaşamının tek aşkının izini bulur ancak onu yitirmek üzeredir ve bir oğlu olduğunu öğrenir. Oğul Murat bir barda müzisyen olarak çalışmaktadır; özgün müzik parçaları yazmakta, sevgilisi Karaca da seslendirmektedir.
Sonrasının, senaryo klasiklerine girmesinin beklentisi zaten uyanmıştı ve izlerken şaşırmadım, aynı kitabı bilerek ikinci kez okur gibiydim. Cezaevinden tanıyıp, ''Aramızda bir hukukumuz olmuştu'' dediği başka bir kabadayı oğlu da büyük bir şirket sahibidir ve 'ılımlı bir uyuşturucu pazarlayıcısı'dır. Bu uyuşturucu tacirinin adamı Devran (Kenan İmirzalıoğlu) hem polisin adamıdır, hem Karaca'ya aşıktır. Aşkı uğruna bar basar, adam öldürür. Tövbekâr kabadayı eline silah almadan oğlunu ve kız arkadaşını korumaya çalışır, arkadaşlarının çiftliğinde gizlenirler. Devran'ın gözü dönmüştür, Ali Osman'ın arkadaşlarının iş yerlerini havaya uçurup ailelerine de zarar vereceğine ilişkin olarak tehdit edince kabadayı dostların dili çözülür, adresi verirler. Kovalamaca başlar. Sonunda, Karaca kendisi yüzünden diğerleri daha çok zarar görmesin diye Devran'a gider, Murat da peşinden... Ali Osman silahları kuşanır ve kabadayılara yaraşır biçimde Devran'la adamlarına karşı koyar. Bu sahnede güçlü bir melodram örneği izleriz, 140 dakikalık filmin sonunda Ali Osman'ın Casablanca'daki Ricky serinkanlılığı, (cool) duruşu, yiğit ve yürekli sözleri, baba oğul yakınlaşması, şövalye yüzüğünün son sahibine geçişi, babanın çim saha işini ve imarethanesini çocukların sahiplenişi izleyici için dokunaklı görüntülerdir.
Öyküde, senaryo klasikleri dışına çıkan tek yan, her bir kahramanın yaşanmışlıklarının araya sıkıştırılması ve "kurban" kavramını sorgulatmasıdır. Devran yetimhaneye düşmeseydi uyuşturucu bağımlısı ve psikopat katil olmayacaktır. Karaca nasıl uyuşturucuya başlamıştır? Kötüler nasıl ve neden kötü olmuştur? Hitler, Nazi ordusuna sigara içmeyi yasaklamıştır; o Hitler'dir ama sigaranın akciğer hastalıklarıyla ilgisi üzerine araştırma yaptırdığı tıp tarihine geçmiştir. Polis de, bardaki bant kaydını kendi içinde yok eder, ortadaki cinayet ve canlı tanıklara karşın olayı örtbas etmek zorundadır; çünkü asıl büyük avları uyuşturucu tacirini yakalamak için (deşifre olmadan önce) Devran'ı kullanmaktadır.
Tüm zamanların kuralı: "Çuvallamayacaksın!" Yoksa iskambil kağıdından ev gibi, duvarlar kolayca birbiri üzerine yıkılır.
Filmi sevmek zorunlu değil ama Şener Şen özlenmiş olsa gerektir...