- Kategori
- Güncel
Kaç kefeni üst-üste giysen bir işçinin tulumu etmez!

Kaynak: İnternet
Cumhurbaşkanın bir müjdesi var diye ortalık inledi; gerçi allah var, müjdeyi duyunca asgari ücret, emekli maaşlarına artış, domates-patates fiyatlarına indirim mi var diye müjdeli haberi okumaya başlar başlamaz diyaneti ilgilendirdiği açıklanmış ki ani heyecan ve hayal kırıklığı arası az tutulmuş. Yoksa, ani ölümler olur, seçim sonuçlarını da etkilerdi, mazallah!
Diyanete verilen, sonra da ibret-i alem için iade edilen meşhur Mercedes var ya, hah işte; meğer ülkenin en büyük sıkıntısı buymuş arkadaş; cumhurbaşkanının içine bir dert ol sen, bir içlen!
Diyanet gibi en büyük bütçeye layık görülen makama bir Mercedes’i çok gördüler diye bir sinir ol; al sana cumhurbaşkanlığına ait zırhlı Mercedeslerden biri; şimdi laf etsinler bakalım tarzında bir sürpriz ayarla...
Müjdeyi Cuma günü verecekti ama ahh bu hınzır gazeteciler! Neyse, Perşembe gecesi de Cuma gününe geçiş olduğundan uğurlu ve kutsaldır...
******
Ben sana hadımım diyorum, sen kaç çocuğun var diye soruyorsun!
Durum aynen budur!
Diyanete ayrılan bütçeyi herkes biliyor, o bütçe ile kaç Mercedes alınır, onu da biliyor, bu kadar aç-açık varken böyle bir lükse gerek var mı diye sorguluyor insanlar.
Sarayın bardaklarını, diyanetin Mercedesini kıskandıklarından mı dillerine doluyorlar sanıyorsunuz!
İnsanlar aç!... Umutsuz... Öyle “limon kabuklarıyla sirke yaparak” ekonomilerine katkı sağlayamayacak kadar umarsızlar... Kabuklarından sirke yapmayı geçtik, limon alamıyorlar, limon...
******
Bir de şu Mercedes ısrarı var!
Arkadaş, başka araba markası yokmuş gibi hükümetin tüm araçları Mercedes; zırhlısı, öyle alelade olan zırhsızı, pek ekonomik fiyata olanları falan... Mesela pek uygun fiyatlı olanı varmış, hükümet sözcüleri dedi, 300 bin liraymış ama nifak tohumları ekenler 1 milyon diyorlarmış...
Ayıp ediyorlar hakkaten; sen kalk sudan ucuz 300 bin liralık Mercedes arabaya laf et!
Mercedes ki!...
******
Ne Mercedesmiş arkadaş; reklam kampanyası sanki! RTE de reklam yüzü!
Hayır yani; yanlışlıkla bir marka adı bir yazıda, bir haberde, bir söyleşi veya dizide geçse RTÜK anında yapışır yakasına ama Mercedes farklı!...
Bakın mesela, ne kadar rahat yazıyoruz “Mercedes” diye...
******
Bu konuya hiç girmeyeyim diyordum ama zırhlı Mercedesin fiyatıydı, kaç asgari ücretlinin maaşıydı, ne gerek vardı gibi gayet basit ve insani düşünceler neticesinde “Kefen” muhabbeti yapan bir insanın ne işi olur böyle lüks ötesi koruma tedbirleriyle diye düşünmeye başlamak kaçınılmaz olunca, el mahkum, o konuya da giriliyor...
Bu ülkede, kefen giymeden asgari ücretle çalışan kot taşlama işçileri, maden işçileri, plastik ambalaj işçileri var; kimyevi malzeme üreten fabrikalardaki işçiler var; kanserle, ölümle yüz yüze çalışıyorlar, hem de sarayındaki bir bardak değerini bulmayan aylık gelirleriyle...
Kefen giymekse mesele, herkes kefen giyecek, ölmekse... Bir tek sen ölmeyeceksin; ama yaşarken bir kefen parasına çalışanların karşısına oy toplamak adına kefen ile çıkmayacaksın!
Zira; altındaki Mercedeslerin, etrafındaki korumaların, sarayındaki doktorların, efendime söyleyeyim, özel ballarının, özel çaylarının hesabı sorulur!...
Yani; sandığınız gibi kıskançlıktan yapmıyor insanlar bu eleştirileri, insanların çoğu zaten kefenleri üzerinde çalışıyor, yaşamaya çalışıyor, yaşama tutunmaya çalışıyor.
Beklenilen bir umut, bir müjde...
Ahh bir müjde varmış; cumhurbaşkanı zırhlı Mercedeslerinden birini diyanetin hizmetine vermiş!
Kaç kefeni üst-üste giysen bir işçinin tulumu etmez!
https://twitter.com/Gulgunkaraoglu
gulgun_2006@hotmail.com