- Kategori
- Deneme
Kaderciliğin dayanılmaz hafifliği.

Kadercilik kaderimiz mi?
Otobüs tam da Çamlıca'ya gelmek üzereydi ki o anın hayatının dönüm noktası olabileceğini düşündü. Aslında son derece sıradan başlayan ve sürmekte olan bir gün yaşarken neden bir anda böyle bir şeye karar vermişti doğrusu kendisi de bilmiyordu. O gün yaz, kış, baharlardan birisi, herhangi bir yılın herhangi bir ayının olağan bir günüydü sadece.
Şimdi üzerinden yaklaşık yirmi yıl geçen o günün tarihini bile hatırlamıyor ama içindeki güçlü his hala o anda, hayatının akışının değiştiği, kaderinin bir yerlerde şekillendiği ve geleceği ile ilgili çok önemli kararların alındığını söylüyor kendisine.
Cam kenarına oturmuş, başını cama yaslamış yanlarından geçen arabalara, binalardaki reklam tabelalarına, kaldırımlarda yürüyen insanlara bakıyordu. Oturabildiğine ve başında da dikilen insanların verdiği rahatsızlığı hatırlayamadığına göre işe gidiyor olamazdı. Çünkü işe giderden, tam da en çok uykuya hasret olduğu o sabah saatlerinde bırakın oturmayı ayakta durmaya bile yer bulmak ne kadar da zor oluyordu. Balıkçının oltanın ucundan çıkartıp kovasına attığı balık misali binerdi otobüse. Durakta beklerken bir anda otobüs köşeden görünür, ''Aman üzerime çamur sıçramasın, arkamdan birisi ittirip de bir anda otobüsün önünde kendimi yerde bulmayayım'' diye dikkat ederken şoförün önüne gelmiş olurdu .
İnsanların hayatlarındaki en önemli günler, üniversite sınavı, iş görüşmesi, kura ile belirlenecek ilk görev yeri, hayatının aşkı olacak kız ile tanıştırılması iken, onun kendisine kader anı olarak bir otobüsün camına başını yaslayıp hayallere daldığı günü seçmesi doğrusu oldukça ilginçti.
Karşıdan karşıya geçerken kendisine vurup havaya uçuracak sonra da yere düşüp ölmesine neden olacak araç belki de o gün fabrikada üretiliyor ya da yirmi yıl sonra hayatını kaybedeceği uçak kazasının pilotu o gün brövesini alıyordu.
Aslında hayatına damgasını vurduğuna inandığı o anın, bir olumsuzluk içerdiğinden de pek emin değildi. İleride bir gün kendisine büyük ikramiye çıkacak bileti satacak bayi, o gün evinin yanındaki pazar yerinde bir köşe bulup yerleşmenin planlarını yapmaya başlamış ya da kimbilir belki de yıllar önce dağ başında almış olduğu arsadan otoyol geçmesi projesine Başbakan tam da o anda onay vermiş ve arsasının değerlenmesiyle yıllardır hayalini kurduğu sahil kasabasında bir küçük ev hayali de gerçekleşmiş olabilirdi.
Mutluluğunun başkalarının elinden olacağına hayatının o anında karar vermişti. Bir yerlerde bir şeyler olacak, birileri kendisinin geleceğine yön verecek ve o da bunu kabullenecekti. Başını bir dostun omuzuna yaslayıp kendini güvende hissedercesine camın serinliğini hissetmişti şakağında. Birileri bir şeyler yapacak ve yapacakları onun geleceğini şekillendirecekti.Kaderin önüne geçmek mümkün olmadığı için de belediye otobüsünde başını cama yasladığı o an kendisini kaderine teslim etmişti. Artık rahat ve huzurluydu.