- Kategori
- Haber
Kadın cinayetleri

Anadolu Ajansı bir haber geçiyor.
Başlığı “Bir yılda 25 kadın intihar etti”.
Haberin menşei Diyarbakır’ın Bağlar ilçesi.
Burada, Bağlar Belediyesi, Bağlar Kadın Kooperatifi ve merkezi İngiltere'de bulunan Sigrid Rausing Trust Vakfınca “Namus Cinayetleri ve Kadın İntiharları Araştırması Projesi” adıyla bir proje yürütülüyor.
Haberin konusunu bu projeye ilişkin olarak açıklanan rapor oluşturuyor.
Söz konusu projenin Koordinatörü Ayşe Gökkan, bu araştırmada 2007 yılı boyunca Diyarbakır ve 13 ilçesinde intihar ve namus kisvesi altında işlenen cinayetlerde kurban gidenlerin yaşam öykülerini oluşturmaya çalışarak, sonuçtan çok sonuca sürükleyen ilişkiler ağını görmeye çalıştıklarını kaydediyor.
Araştırma boyunca 35 olay duyulmuş. Bunlardan ancak 25'ine ulaşılmış. 25 olaydan 18'i intihar, 5'i cinayet, 2’si ise cinayet ve intihar teşebbüsü olarak adlandırılmış.
Yaşamını yitiren 23 kadından birini kardeşi, üçünü ise eşleri katletmiş. Beşi tehditle intihara sürüklenmiş.13'ü ise farklı şiddet yöntemleri altında intihar etmiş.
2 intihar olayında ölen kadınların aileleri, kızlarının tehdit edilme ve intihara zorlama şüphesiyle suç duyurusunda bulunmuş, 2 aile ise kızlarının tehdit edilerek intihara sürüklendiklerini, ancak tehdit nedeniyle davayı takip edemediklerini belirtmişler.
Cinayet ve intihar nedenlerini; zorunlu göç, yoksulluk, şiddet, intihara zorlanma, zorla evlendirme, aile baskısı, iftira, sevdiklerine kavuşamama, ailenin adaletsiz davranışları ve bunalım gibi etmenler oluşturuyormuş.
Söz konusu proje kapsamında yapılan çalışmaların sadece kadın ölümlerini değil, ölümden sonra yargının bu olaylara nasıl yaklaştığını ele alması bakımından da önemli olduğu söylenebilir.
Toplumun gelişmesine koşut olarak değer yargılarının değişmesine karşın, kadına uygulanan şiddet biçim değiştirerek devam ediyor. Bu durum bazı yörelerde kendini kıskançlık olarak, bazı bölgelerde ise töre cinayeti olarak gösteriyor.
Toplum gelişiyor, koşullar bu gelişmeye paralel olarak yeniden şekilleniyor ancak Ataerkil yapı, bu tür şiddeti teşvik edercesine korunuyor. Sadece araştırmanın yapıldığı bölgelerde aranmasının doğru olmadığı söylense de, bu tür olayların buralardan göç edenlerin yoğun olarak bulundukları bölgelerde devam ettiğini söylemek de yanlış olmasa gerek.
Dicle Üniversitesince yapılan bir araştırmaya göre bahse konu olayların yüzde 23'ü Doğu ve Güneydoğu bölgelerinde, yüzde 19'u Marmara ve yine yüzde 19'u Ege Bölgesi'nde meydana gelmektedir.
Son söz: kadın cinayetlerinin Güneydoğu'da daha fazla yaşandığını görmez gelemeyiz ancak görmezden gelemeyeceğimiz bir başka durum o bölgenin de bu ülkenin bir parçası olduğudur.
Resim: http://www.ucansupurge.org/index.php?option=com_content&task=view&id=1344&Itemid=87