- Kategori
- Dünya Kadınlar Günü
Kadın HAYATTIR aslında!
“Kadın” deyince aklıma hep Nazım Hikmet’in “Kadın” şiiri gelir…
Nedir kadın, rolü nedir, hangi sıfatlara sahiptir, mecburiyetleri, olmazsa olmazları nedir?
Eş midir, köçek midir, vebal midir, anne midir, döşek midir, işçi midir….
Kadın aslında “hayat”tır! Evet çünkü kadın tüm bu sayılanların hepsinden birazdır ve aslında bir “hiç!”tir bazen.
O kadar çok görev ve sorumluluğun içinde kaybolur ki kadın, “görev”lerinden birisini eksik yaptığında hemen” hiç” ediverilir.
Hayırlı bir evlat olmalı kadın, sonra iyi bir kariyer yapmalı, iyi bir eş olmalı kariyerini yaparken, sonra hem iyi bir evlat, hem başarılı bir iş kadını, hem iyi bir eş olmaya çalışırken iyi bir anne de olmalı aynı zamanda. Tüm bunların hepsini “eksiksiz” yapmalı hiç olmamak için!
Ama en önemlisi “Hiç” olmamak için çaba sarfederken “kadın” olmayı unutmamalı!
Maalesef toplumumuzda, kadına bir çok rol veriliyor ve tüm bu rolleri üstlenmeye çalışırken kadın, asıl kadınlık rolünü unutuyor. Anneliği part-time kadınlığı full-time yapmalı oysa kadın. Mükemmel olma zorunluluğu, kendini ispatlama zorunluluğu yok aslında kadının. Erkekler gibi eksik, yanlış, özgür, umursuz, sinirli… olma hakkına sahip aslında kadın. Varolmak için çaba sarfetmesine gerek yok aslında kadının, kadın “hayat” demek ve bunu inanarak söylemek gerek.
Önce kendini “kadın” olduğu için sevmeli kadın, zorunlulukları “ama ben kadınım” olan cümlelerle başlamamalı, hepsinden biraz olmaya çalışırken “ben”i unutmamalı kadın. Bazen kötü bir evlat olabilme özgürlüğü tanımalı kendine, her zaman iyi bir anne olamayabilir kadın, her zaman mükemmel eş olamayan erkekler gibi, kadın da her zaman mükemmel olamayabilir. Önceliklerini belirlemeli ve kendini olduğu gibi kabul etmeli kadın…Çünkü “kadın hayattır”!
'8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü'müzü hatırlatmaya mecbur olmadığımız aydınlık yarınlar hepimizin olsun.
Sevgiyle, hoş kalın