- Kategori
- İlişkiler
Kadınlar mı?
Hani doluya koyarsınız sığmaz, boşa koyarsınız dolmaz…
Kadınlar da bazen böyledir.
Doğalarındaki deli doluluk onları anlaşılmaz kılar. Gizem işe koyulur, bilinmez duygular yaratılır ve ihtiyatsızca bu duyguların içine dalınır.
Can Dündar’ın bunu anlatan, çok sevdiğim bir yazısı var: “Bir kadın çocuktur aslında. Çocuk gibi davranmayı sever. Erkeğin kendisine bir çocuğa gösterdiği şefkati göstermesini de ister. Bir çocuğu okşar gibi incitmekten korkarak okşamalıdır erkek kadını. Ama her kadın çocukça da olsa dinlenilmesini, dikkate alınmasını ister. Yani bir kadının çocukluk yapmasına izin vereceksiniz ama asla onu bir çocuk olarak görmeyeceksiniz.”
Ne kadar güzel anlatmış değil mi?
Bulursanız muhakkak devamını da okuyun…
Çocuksuluğun kaynağı hassasiyetten gelir. Kadın hassastır. Hiç ummadığınız tek bir söz kadında yara açabilir. Tek bir an yeter ve kadın çocuktur artık. Kalabalıkta annesini kaybetmiş bir çocuk…
Hassasiyetin kadına verdiği tek şey çocuksuluk değildir her zaman. Kimi zaman da hırçın dalgalarıyla kayaları döven bir okyanus olur incinmiş kadın. Gemileri batırır bu güç. Dinginliği bozulur kadının.
İçinde bir çocuk ağlıyordur oysaki…
Ama gerçek doğasında kadın, annedir. Anaçtır, sevecendir ve net bir samimiyet taşır. Severse üstüne titrer insanın. İyi olduğundan emin olmadan rahat edemez.
Elini ağrıyan omuzlara koyar kadın. Gülümsemesini verir üzgün gözlere.
Kadın sıcaktır, doğurgandır, koruyucudur ve sadıktır. Tüm bunlar söz konusu olunca olgundur kadın. Büyütür bilgeliğini, şaşkınlığı egemen kılar karşısındakilerde…
Açık sayfalar söz konusu değildir.
Kişinin emek edip okuması lazımdır kadını. Çünkü onda o kadar derin bir dünya vardır ki yüzeysel adımlarla gidilirse boğulma riski doğar. Bu risk yüzünden açık davranmaz kadın. İster ki bu derinlikte kaybolmasın karşısındaki. Kendisi kadar güçlü olduğunu anladığı kişiye yazdıkları o kadar çok satır vardır ki kadının; değme edebiyat devlerini dize getirir. Hafife alınmayacak bir tarafı vardır.
Üzerinde emek harcanmamış çoğu kadın bu yüzden hırçındır. Dinleyeni olmayan kadın bu yüzden anlaşılmazdır. Dikkate alınmadan incitilmiş kadın bu sebeple çocuktur. Seven kadın yine aynı nedenlerle hayranlık uyandırır.
Unutmayın ki her başarılı erkeğin arkasında duran bir kadındır.
Ve her mutlu kadının hayatında da onu anlayan bir erkek vardır…