Kadınlar üçe ayrılıyormuş! / İlişkiler / Milliyet Blog
Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

04 Kasım '07

 
Kategori
İlişkiler
 

Kadınlar üçe ayrılıyormuş!

Kadınlar üçe ayrılıyormuş!
 

“Kadınlar üçe ayrılır” diye söze başladı Osman Aga

Arkasından şöyle bir öksürdü, boğazını temizledi.

Hepimiz sustuk…

Osman Aga, Rıdvan ağabeyin babası, yetmiş küsur yaşında ama görseniz; “gencim” diyen çok adamı cebinden çıkartır.

Avcı, işyerinin bahçesinde köpekleri var. Her hafta sonu gelir köpekleri kolaçan eder..İlle de fırça atacak bir konu bulur..

“ Aç bırakıyorsunuz bu hayvanları, sizi adam sıfatına koyduk da emanet ettik!”

Uzun yıllar Almanya’da kalmış.

Ben de onun yalancısıyım “ Almanya’daki kadınların yarısını ...........”

Diğer yarısını soracaksınız!

Osman Aga oradayken Almanyalar birleşmemiş daha.. O Batı Almanya’daymış, duvara takılmış!

Bize anlattığı bir sürü hikaye var ama kırmızı noktalı oldukları için kaleme almak mümkün değil…

Çok merak eden olursa diye yazıyorum.Hikayelerin sonunda güreş müsabakalarının hepsini “o” kazanıyor.

“Acaba nasıl güreşiyor?” Diye aklınıza takılırsa; grekoromen, değil! Serbest stil seviyor. Birkaç kere de yağlı güreşlere katılmış, lakin kispetsiz…

Nerelerde güreş tutmuyor ki!

Metroda, deniz kenarında, süper marketlerde…….Ohooooo!

“Kazanıyor” dediysem öyle hakem kararıyla, sayıyla falan değil.

Direk tuş!

Genel seçimler yapılacak, bizim ahbaplardan bir tanesi bağımsız Milletvekili adayı...

Seçim kampanyaları, basın toplantıları, konuşmalar..Harcadığı paranın haddi hesabı yok..

Seçimler bitti... Aldığı oy sayısını kimliği belli olmasın diye yazmıyorum, yalnız çok düşük..

Tesadüf Osman Aga da geldi o gün sonucu sordu..

Söyledik tabii.

Ne yorum yaptı dersiniz..( Yumuşatılmış yazıyorum)

“Bu seçimler Almanya’da olsaydı, ben de seçimlere katılsaydım, beni tanıyan kadınlar bana oy atsa; Başbakan olurdum be!”

Yürü be Agacım be! Alkış…

Osman Aga anlatmaya başladığı zaman, öksürmesi;

“Boğazım kuru, ıslatmam lazım” demek….

Ofisteki buzdolabını açıyoruz, yetmişlikten kalın bir duble koyuyoruz..

Su ve rakı dolu bardakları masanın üzerine bıraktıktan sonra “mezesi yok mu bunun?” diye gürlemesine fırsat vermeden bir dilim koyun peyniri çıkartıyoruz...

“Kadınlar üçe ayrılır” diye söze başlamıştı ya..

Rakısından bir yudum alıyor, ağzında uzun uzun çalkalıyor, ardından biraz su..

Koyun peynirinin ucundan….

Devam ediyor..

“Dediğim gibi kadınlar üçe ayrılır”

“Zıp çıktı!”

“Lüp yuttu!”

“ Ev tuttu!”

 
Toplam blog
: 1280
: 1114
Kayıt tarihi
: 09.08.06
 
 

Deniz tutkunu.Amatör kıyı balıkçısı. Aynı Şarkı ve Ilık Havada Hoşça Kal adlı kitapların yazarı ..