- Kategori
- İnançlar
Kahve

1 kaşık şeker, 1 fincan su ve 1 fincan kahve..Cezvede o ihtişamlı kaynayış ve rengiyle, kokusuyla köpüğüyle bir fincan kahve.Öğle yemeğinden sonra şöyle sırtını dayayıp yudum yudum içersin.İçerken de hakkını vererek içersin Her aşaması kibarlık ister, itina ister.
Lakin içersin sona doğru, şöyle bir telvesine bakarsın.Suyu ne az olacak ne de fazla, yeteri kadar ;) Alırsın tabağını, kaparsın fincanın üstüne, çevirirsin kendine doğru.Ve söylersin :
-Neyse haliiim, çıksın falım..
Umutlu bir bekleyiş olur.O fincandır senin hayatın.Kafanı kurcalayan ne soru ve sorunun varsa hepsine cevaptır o an için.
-Ev alabilecek miyim?
-Çocuğum olacak mı?
-Beni seviyor mu?
-Ne zaman evleneceğim??? v.s.
Ve fincan açılır.Fincanın içindeki kahvenin çizdiği resim, asla göremediğin görsen de benzetemediğin enteresan şekillere benzetilip yorumlanır "Yorumcu" tarafından.:) 3 vakte kadar diye başlanır söze; yolun var, için sıkılmış, üstünde göz var, uzun boylu esmer birinden haber var, yılan, balık, kaplumbağa var var varrr…Ama sorularına cevap var mı?
-Yok!
Tabağın içindeki son damlaya kalan dileğindedir son umudun artık. Tabakta ki kahvenin suyu aksın diye dikersin gözlerini. Ya akmazsa?!
Oysa ki hayat varsın doludizgin gelsin.Varsın sonu mutluluksa yaşansın acılar.Kitap gibi sunulsaydı hayat en başında önüme ne tadı kalırdı yaşamın.Tıpkı sonu okunmuş roman gibi zevksiz gelmez miydi? Hem mutlulukları görmek için sadece hayatın detaylarına inmek gerekmez mi? O detaylarda kimi zamanda en derin acıları da görsek bile.Hayat bu değil midir?
Neyse, ben bir kahve yapayım en iyisi, yapayım da dostlarımı çağırayım.Kahverengi tadında bir sohbet tütsün.Ne fincanlar kapansın ne de en az 40 yıl hatırlı sohbetler.
Hem esas olan neydi :
-Gönül ne Kahve ister ne Kahvehane, gönül SOHBET ister Kahve bahane..:)