​ Kalbe çizik atıp gidenler / İlişkiler / Milliyet Blog
Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 
 

Mustafa Çifci Aşk Yazarı

http://blog.milliyet.com.tr/mustafacifci

25 Eylül '13

 
Kategori
İlişkiler
 

Kalbe çizik atıp gidenler

Kalbe çizik atıp gidenler
 

Kalbe Çizik Atıp Gidenler


Kimi zaman uzakları düşünürsünüz.

Mutlu olduğunuz anlar canlanır gözünüzde.

Uzun dallarıyla koyu gölge yapan ağaç altlarında sırt üstü uzanıp öylesine yatmak gelir içinizden.

Mavi gökyüzü gibi bir dünya isterseniz...

Hilesiz, çıkarsız, kirlenmemiş…

Düşünceniz derinleşir bazen.

Görünen her şeyin bir başka anlamı daha belirir içinizde..

Yaşama heyecanınız canlanır…

Dostlarınızı daha sık ararsınız aranmasanız bile…

Görüşememe bahaneniz az az yok olmaya başlar farkında olmadan…

Not bırakılmadan ya da randevu alınmadan sevinçle kapınız çalınabilir ara sıra.

Ama yoksa düşünceniz, anlayamazsanız, bir kaygı duymaz yatağa yattığınız anda renkli rüyalarınızla derin bir uykuya dalarsınız.

Bazen de insanlık tarihine bakarsınız.

Kimler gelmiş kimler geçmiş…

Akıl ve mantığınız almaz bu sürece…

Çekilen onca acının izlerini duyarsınız içinizde..

Güzel insanları düşünürsünüz.

Bilirsiniz ki, güzel insanlardır içlerinde yaşama sevincini taşıyanlar..

Kimi zamanda güzel kadınları hayal ederseniz…

Tatlı bir gülümseme yayılır dudaklarınıza kaçamak öpüşmelerinizi anımsayınca.

Sizi sevenleri özlemle anarken, karşılıksız sevdalarınızı unutmak isterseniz, silip atmak, bir daha anımsamamak... Ama elde değildir. Unutmak istedikçe aklınıza gelir sık sık, unutup silemezsiniz.

Kalbe  çizik atıp gidenler  hep içinizde yaşar..

Bir mevsim gibi iz bırakan aşklarınızdır sizi yakan.

Hiç şüphesiz kendine yakın bulduğun için sevmiştin. Bir zamanlar iki yabancıyken kısa bir süre içinde can dostu olmuştu. İçindeki o karanlık, o kara boşluk dolmaya başlamıştı.

Yaşamın süreci devam eder gider.

Bir değirmen gibi öğütür her günü zaman.

Bir çuval dolusu buğday içinden sadece bir tane buğday olduğunuzu bilirsiniz.

Sıra elbet gelecektir, çark içine gidişinin

Hepsi o kadar işte..

Bir dünya haritası mutlaka olmalı evinizde..

Ve bir de kocaman fotoğraf albümü hiç şüphesiz.

Kimi zaman albümleri karıştırmak gelir içinizden uzun süre açıp bakmadığınız..

Birçoğu sararmıştır eski fotoğrafların, bir çoğu siyah beyazdırlar.

Zaman ne kadar çabuk geçmiş anlayamazsınız…

Ve bir fotoğraftır en çok insanı geçmişe götürebilen..

Hiç kimse iki dönem öncesini bilmez ve tanımaz..

Fotoğrafları bile yoktur.

Olsa olsa bir dede ile ninenin resimleri vardır.

Bir iz bırakın ya da bırakmayın, bir dikili ağacınız olsun yada olmasın sizden çok daha uzun süre yaşayacaktır fotoğraflarınız.

Günler bir ırmağın suyu gibi akıp gider.

Geçmiş bir masal, gelecek bir bilmecedir.

Sizde yaşadığınız o anda kaybolursunuz.

Ne uzanıp yatabilirsiniz sırtüstü göğe doğru,

Ne de gökyüzünü seyredebilirsiniz.

Yazar: Mustafa Çifci- Aşk Yazarı www.mustafacifci.com

facebook.com/askyazarimustafacifci

t@mustafacifci

İnstagram:mustafa_cifci

 Not: Bu eser Mustafa Çifci’nin kitabından alınmıştır. Telif hakkı yazarına ait olup, 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasası kapsamında her hakkı saklıdır. Yazarın yazılı izni alınmadan kopya edilmesi, çoğaltılması, dağıtılması, özet olarak belli bir bölümün başka yerlerde yayınlanması yasaktır.

 
Toplam blog
: 297
: 523
Kayıt tarihi
: 16.04.13
 
 

Yazılarında insanı derinden etkileyen yoğun bir duygusallık, hüzün, karamsarlık ve yalnızlık vard..