Kalemden damlayan kıskançlık / Psikoloji / Milliyet Blog
Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

17 Nisan '07

 
Kategori
Psikoloji
 

Kalemden damlayan kıskançlık

Kalemden damlayan kıskançlık
 

Kimi zaman sevgiyi anlatır kalemler. Kimi zaman aşkı, kimi zamansa sevişmeyi anlatır doyasıya. Bazen nefreti yazar çekinmeden, bazen de kıskançlık damlar mürekkebinden. Bir bakarsın bal börek olur okuduğun yazı, bir bakarsın zehir damlar yazarının elinden. Kalemi kullanmak ve onu etkili kılmak yazarının elindedir. Ona hakim olmak ve usta bir binicinin atını yönlendirdiği gibi, onu yönlendirmek gerekir. Yazının hedefi iyice belirlenmez ve toplum içinde yaratacağı sarsıntılar hesaplanmaz ise, yazdıklarımız serseri bir kurşun gibi etrafa zarar vererek dolaşır. İnsanları birbirine katar. Beklenilmeyen sonuçlar doğurur. Kalem kullanmasını bilmeyenin elinde çok tehlikeli bir silahtır.

Milliyet blog sayesinde hepimiz silahlandık.(Afedersiniz kalemlendik) İçimizde bunu çok iyi kullananların yanında, havaya ateş edenler, birbirinin gözüne nişan alanlar ve başkalarını da yanına almaya çalışarak, birilerini yok etmeye çalışanlar var galiba. Bilinçli ya da bilinçsiz çala kalem mürekkep savaşına girenler çıktı ortaya. Oysa kalem sanattır. Kalem barıştır. Kalem yaşamın yansımasıdır. Kalem sanatçının hayata ışığıdır. Kalem iyi kullanıldığında, içeriğindeki gizli şifrelerle bir çok çatışmaya mahal vermeden düşmanı yenilgiye uğratan bir etkendir çoğu zaman.

Kalemin en büyük özelliklerinden biri de, yazarın tüm negatif enerjisini, yazma aşamasındaki zaman diliminde yoğurarak pozitif enerjiye çevirmesidir. Hepimizi kaynaştıran ve seçkin bir yazarlar ailesi olma yolunda adeta kucaklaşmamızı sağlayan kalem, bu aralar fazla samimiyetten olsa gerek gözlerimizin yanından teğet geçmeye başladı. Hatta diyebiliriz ki, mürekkebinden çok, sivri uçları kullanılır hale gelmeye başladı kalemlerin. Belki de yazacak malzeme bulunamayınca, toplumumuzda büyük salgın haline gelen, kavgalı magazin ortamı hastalığı bulaştı galiba bizlerede.

Tabi ki birbirimizi eleştireceğiz ve birbirimize takılacağız. Yorumlarımızla birbirimize güç vereceğiz. Ama kesinlikle bize bu sayfalarda yazı yazalım diye verilen kalemleri kullanarak, birbirimizi blog düşmanı ilan ederek saldırmayacağız. Tatlı bir yorumla uyarırsınız. Olmadı mı? apartman yapan arkadaşının karşısına gökdelen dikersiniz. Hele hele "ayıptır" başlıklı yorumlarla, hakarete varan aşağılayıcı laflarla saldırmak, bize bu imkanları sağlayan Milliyet Blog yaratıcılarını da zor duruma düşürebilir.

Bu yazılar herkes tarafından okunuyor. Sn. Metin Özkaya'nın da bahsettiği ve bloğunda yer verdiği gibi bloglarda birbirimizi anlatmayı bırakmalıyız en kısa zamanda. Kalemlerimizi içimizden kopan fırtınaları yansıtmakta kullanalım bence. Gönderdiğimiz yağmur bulutlarında ağlasın insanlar. Aşıklar kendi aşklarını bulsunlar aşklarımızda. Feyz alsınlar sevmelerimizden, sevişmelerimizden doyasıya. Kalemlerimizden sevgi damlasın kıskançlık yerine.

HÜLYA KANATLI/ HÜLYALAR

 
Toplam blog
: 34
: 1384
Kayıt tarihi
: 05.03.07
 
 

İstanbul doğumluyum. Sosyal antropoloji bölümü mezunuyum. Güzel sanatların her dalı ilgimi çekmiştir..