- Kategori
- Futbol
Kalli icat çıkardı

Yaşı müsait olanlar mutlak anımsayacaklardır. Eskiler bir işi alışılmadık yoldan hallettiğimizde biz küçükleri “İcat çıkarma şimdi!” diye paylardı. Bugün Denizlispor karşısına çıkan Galatasaray’ın dizilişine baktığımda aklıma otomatikman bu deyiş geldi. Nasıl gelmesin? Kalede Orkun, defansın sağında Hasan Şaş, solunda Volkan. İki stoper Song ve Servet’in önünde ön libero Bouzid. İleri ikiliyi oluşturan Nonda ve Ümit Karan’ın gerisinde ise; Hakan Balta, Arda ve Mehmet Topal. Anlaşılan Alman Teknik adam Karl-Heinz Feldkamp bu 4–1–3–2 taktiğine sözde değil özde bağlı. Onca eksiğe rağmen, eldeki oyunculara uygun bir dizilişi değil mevcutları kafasındaki sisteme uyarlamayı seçti. Hem de Uğur ve Barış kenarda otururken… Eleştirdiğim zannedilmesin, neticede bu da bir görüştür. Ama bu görüşün Galatasaray için uzun vadede meyve vermesi mümkün değil. Adım gibi biliyorum, sarı-kırmızılılar ilk yarıyı Hasan’ın asistinde Nonda’nın golüyle 1–0 önde kapayınca pek çok yorumcu “Helal olsun” temalı yazılar döşenmeye başlamışlardı bile… Eh skor da yazıyla örtüşünce ortada bir problem kalmadı.
Oysa kazın ayağı hiç de öyle değil. Denizlispor ikinci yarı başında Bouzid’in Serhat’a yaptığı kontrolsüz hareket neticesi bir penaltı kazanıp durumu eşitledikten sonra Güvenç Kurtar’ın neden küçük takım hocası olduğuna dair bir sunum yaptı bizlere… Golden sonra Gökhan-Caner değişikliğine giden Güvenç Hoca ile talebeleri kalan yarım saati Kanije savunmasıyla bitirmeyi düşündülerse de son dakikalarda gelen penaltı ile bu konudaki takribi bir milyonuncu derslerini aldılar.
Galatasaray ise ideal tertibine ancak Uğur sağ beke, Hasan açığa ve Mehmet Topal ön libero mevkiine geçince kavuştu. Bu ne zaman oldu derseniz, dikkatinizi çekerek söyleyeyim 82.dakikada. Hasan Şaş’tan sağ bek, Mehmet Topal’dan hücuma dönük orta saha oyuncusu çıkarmak ve Uğur ile Barış’ı kenarda tutmak “rotasyon” ya da “dinlendirme” kelimeleriyle açıklanabilir mi orası tartışılır. Bu maç berabere bitebilir ve o çok tartışılacak penaltı verilmeyebilirdi. O, skora göre yazanların konusu. Dikkat çekmek istediğim nokta, bu gece 30’a yakın şut çekip bir yığın orta yapan Galatasaray’ın bu istatistiklerinin kimseyi yanıltmaması gerektiği. Sisteme uymak adına takımın üstüyle başıyla bu kadar oynanması özellikle ciddi rakipler karşısında Galatasaray’ı epey sıkıntıya sokacaktır.
Baskılı oynayıp hücumu düşünen takımlara karşı Hasan Şaş’ın ters kademelerde ve hamle zamanlamasında hata yapmayacağına, Mehmet Topal’ın bulunduğu kanada işlerlik kazandıracağına garanti verebilir misiniz? Bu gece Hasan Şaş’ın defansif yönde zorlanmaması onun adeta 3–5–2 ’nin kanat oyuncusu gibi bir performans göstermesine yol açtı. Tabii bu sözlerimize ek olarak Denizlispor’un o kanattan neredeyse hiç bindirme yapmadığını da belirtelim. Özetle, Galatasaray’da işlerin tıkırında gitmesine büyük oranda Denizlispor çanak tuttu.
Bugün için ekstra bir paragraf açılması gereken kişi ise kesinlikle Nonda. Kongolu yıldız hem adam eksiltebilen hem de son vuruşları beceriyle gerçekleştirebilen ülkemizdeki nadir santrforlardan biri. Attığı penaltılara atfen söylüyorum, Galatasaray’ın bir başkasına penaltı attırması cinayet olur.
Günden güne temposunu kaybeden Hakan Şükür ile zaman zaman egoizmde zirve yapan Ümit Karan gibi alternatifleriniz varsa, bence ilk formayı Nonda’ya verip diğer forma için düşünmek en doğrusu. Aklın yolu bir…
Son olarak bir iki kelam da Galatasaray’ın kazandığı temdit penaltısı için söyleyelim. Denizlispor lehine verdiği penaltı ile alışılmadık bir düdük çalan hakem Bünyamin Gezer, şahsi kanaatim maç sonunda Kalli’ye uyup icat çıkarmıştır. Nasıl Kalli bu mucit kimliğiyle Galatasaray’ın başına iş açabilecekse, korkarım formsuz hakemler yüzünden de Türk futbolunun başına çok işler açılacak!
Oysa kazın ayağı hiç de öyle değil. Denizlispor ikinci yarı başında Bouzid’in Serhat’a yaptığı kontrolsüz hareket neticesi bir penaltı kazanıp durumu eşitledikten sonra Güvenç Kurtar’ın neden küçük takım hocası olduğuna dair bir sunum yaptı bizlere… Golden sonra Gökhan-Caner değişikliğine giden Güvenç Hoca ile talebeleri kalan yarım saati Kanije savunmasıyla bitirmeyi düşündülerse de son dakikalarda gelen penaltı ile bu konudaki takribi bir milyonuncu derslerini aldılar.
Galatasaray ise ideal tertibine ancak Uğur sağ beke, Hasan açığa ve Mehmet Topal ön libero mevkiine geçince kavuştu. Bu ne zaman oldu derseniz, dikkatinizi çekerek söyleyeyim 82.dakikada. Hasan Şaş’tan sağ bek, Mehmet Topal’dan hücuma dönük orta saha oyuncusu çıkarmak ve Uğur ile Barış’ı kenarda tutmak “rotasyon” ya da “dinlendirme” kelimeleriyle açıklanabilir mi orası tartışılır. Bu maç berabere bitebilir ve o çok tartışılacak penaltı verilmeyebilirdi. O, skora göre yazanların konusu. Dikkat çekmek istediğim nokta, bu gece 30’a yakın şut çekip bir yığın orta yapan Galatasaray’ın bu istatistiklerinin kimseyi yanıltmaması gerektiği. Sisteme uymak adına takımın üstüyle başıyla bu kadar oynanması özellikle ciddi rakipler karşısında Galatasaray’ı epey sıkıntıya sokacaktır.
Baskılı oynayıp hücumu düşünen takımlara karşı Hasan Şaş’ın ters kademelerde ve hamle zamanlamasında hata yapmayacağına, Mehmet Topal’ın bulunduğu kanada işlerlik kazandıracağına garanti verebilir misiniz? Bu gece Hasan Şaş’ın defansif yönde zorlanmaması onun adeta 3–5–2 ’nin kanat oyuncusu gibi bir performans göstermesine yol açtı. Tabii bu sözlerimize ek olarak Denizlispor’un o kanattan neredeyse hiç bindirme yapmadığını da belirtelim. Özetle, Galatasaray’da işlerin tıkırında gitmesine büyük oranda Denizlispor çanak tuttu.
Bugün için ekstra bir paragraf açılması gereken kişi ise kesinlikle Nonda. Kongolu yıldız hem adam eksiltebilen hem de son vuruşları beceriyle gerçekleştirebilen ülkemizdeki nadir santrforlardan biri. Attığı penaltılara atfen söylüyorum, Galatasaray’ın bir başkasına penaltı attırması cinayet olur.
Günden güne temposunu kaybeden Hakan Şükür ile zaman zaman egoizmde zirve yapan Ümit Karan gibi alternatifleriniz varsa, bence ilk formayı Nonda’ya verip diğer forma için düşünmek en doğrusu. Aklın yolu bir…
Son olarak bir iki kelam da Galatasaray’ın kazandığı temdit penaltısı için söyleyelim. Denizlispor lehine verdiği penaltı ile alışılmadık bir düdük çalan hakem Bünyamin Gezer, şahsi kanaatim maç sonunda Kalli’ye uyup icat çıkarmıştır. Nasıl Kalli bu mucit kimliğiyle Galatasaray’ın başına iş açabilecekse, korkarım formsuz hakemler yüzünden de Türk futbolunun başına çok işler açılacak!