​ Kan akmasın / Siyaset / Milliyet Blog
Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

26 Ağustos '11

 
Kategori
Siyaset
 

Kan akmasın

Hani zaman zaman birileri ortaya çıkar ve hepimizin gözünün içine baka baka yalan söyler…
Söylenen yalanlar öyle usturupludur ki her nedense birazda işin kolayına kaçtığımızdan mıdır nedir, geniş halk kitleleri tarafından kolayca kabul görür.
Neymiş?
“Kan akmasınmış”
“Analar ağlamasınmış”
Hatta iş zaman zaman o boyuta varıyor ki...
Her ikisi de eşit olarak görüldüğünden midir nedir, sonuçta “iki taraf ta silah bıraksın”a kadar varıyor. Tabi tüm bunların ortaya çıkabilmesinin en önemli dayanağı da, sözüm ona “askeri yolla bu güne kadar başarı sağlanamamış mış…”
Bu nedenle de bu sorun ancak “demokratik bazı adımlar atılarak çözülebilirmiş.”
Zaten çözüm adı altında topluma önerilenlere baktığınızda da…
Göreceğiniz manzara eskisinden çok da farklı değildir…
Bunların en başında da geçtiğimiz günlerde neredeyse törenlerle ülkemize gelen Kemal BURKAY ’ında önerdiği federasyon…
Bir kısmının biraz utangaçca söylediği özerklik…
Bununla beraber kaynağını uluslararası sözleşmelerden alan yeraltı yer üstü kaynaklarından yararlanmak…
Vergi vermemek ancak diğer bölgelerin vergilerinden yararlanmak gibi düşüncelere de sıklıkla rastlamaktadır.
Tabi “silahla başarılamadı” sözüne sığınanlar, bunu özellikle askerin başarısız olduğu yönündeki tezlerine kanıt olarak getiriyorlar ama sadece bunu ele almış olsak bile doğruyu yansıtmamaktadır…
Aslına bakarsanız sadece teröristle mücadele güvenlik güçlerinin işidir…
Peki ya terörle mücadele…
Onların parasal kaynaklarının kurutulması…
Silah ve cephane sağlanmasının engellenmesi…
Çeşitli ülkelerden yaptıkları yayınların durdurulması…
Onlara sağlanan siyasi desteğin bertaraf edilmesi…
Aslında tüm bunlar bir yana, dünyanın herhangi bir ülkesinde aynı suçları işlediği için ceza alan bir mahkûm, sizce hala örgütünü yönetmeye devam edebilir miydi?
Bırakın örgütünü yönetmesini, hatta devlete şantaj yapmasını yasadığından haberdar olunabilir miydi?
Yani olurdu olmazdı tartışmasına girmek istemiyorum ama diğer ülkelerde ki örnekleri de ortada…
Tabi bu arada işin esas yönü bilerek ve istenerek gözden kaçırılmaktadır…
İşin esas yönüne geçmeden siz hiç bu güne kadar bu tür kavramlarla destek sağlaya çalışanların emperyalizm, AB, ABD, emperyalizmi gibi kavramları kullandıklarına tanık oldunuz mu?
Bunu şunun için söylüyorum, bu tür kavramları kullananların sözlüğünde emperyalizm gibi kavramlar asla yoktur…
Onlara göre tüm bu bizim gibi ülkelerde yaşananlar “hep kendiliğinden ve sadece kendi dinamikleriyle gelişen olaylardır. Yabancı hiçbir gücün bu olaylarda parmağı bulunmamaktadır.”
Bırakın bu güne kadar yakalanan silah ve mühimmatların batılı ülkelere ait olmasını.
Sırf emperyalistlerin desteğini bildiği için eski jandarma genel komutanının uçağının düşürülmesini…
Başka hiçbir davaya ilgi duymayıp da, PKK davalarına cümbür cemaat gelerek siyasi destek verilmesini…
Hatta bu konuda Apo’nun kendi ağzından çıkan itirafları bir yana bıraksak bile…
2003 yılından itibaren Irak’ın kuzeyinde çekiç güç himayesinde büyütülmüş olmaları da, anlamak için yeterli değil mi?

11–08–2011
Nusret KEBAPÇI 

 
Toplam blog
: 207
: 398
Kayıt tarihi
: 07.07.06
 
 

Ben Ankara'da yaşayan kendi halinde okur yazar  bir öğretmenim...     ..