​ Kanguru cebinde taşır akrebini / Güncel / Milliyet Blog
Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

05 Mart '10

 
Kategori
Güncel
 

Kanguru cebinde taşır akrebini

Kanguru cebinde taşır akrebini
 

Şimdi sana mı kaldı soykırım idaasında bulunmak?


Şapkadan tavşan yerine deve çıktı. Ee Sam amcanın şapkasından da başka bir şey beklememek gerekiyor öyle değil mi? Dünkü oylamayı hepimiz izledik. Eminim bir çok blogdaşım bununla ilgili bir sürü yazı yazacaktır zaten. Dünkü oylamayı izlerken Eurovizyon oylamasındaymış gibi hissettim kendimi. Ve nihayet beklenen son oldu. Kanguru cebinde taşıdığı akrebi çıkardı. Artık kimi sokar belli olmaz.

1492 de ayak bastıkları kıtaya yerli diye adlandırdıkları kavimleri önce sabırla izlediler. İlkel kabilelerden oluşan bu halkın kendi teknolojilerine erişemediklerine kanaat getirdikleri anda da saldırıya geçtiler. Kaç milyon kızılderili katlettiler orasını allah bilir. Ama ortada bir gerçek var ki oda aslında kendilerinin olmayan ama zorla işgal ettikleri bu topraklarda yaşayan bir ırkın torunlarını şimdilerde sadece turistik amaçlı gösterilerde görebiliyoruz. Beyaz adam doğa ile yetinmemiş kendisi gibi insan olan bir kavmide ortadan kaldırmıştı. Japanyoda da durum farklı değildi. Orada sarı ırkın temsilcilerinin yaşadığı toprakları etüt etti önce. Ve sonunda patlattı bombayı. Akan kan, kopan çığlık ve elde edile kar tatmin etmemiş olacak ki gözünü Vietnam topraklarına dikti. Orada da kaç kişiyi katlettiği bilinmiyor. Akacak kan damarda durmaz, Amerika bu akanı yeterli bulmaz. Kore, Afganistan ve Irak takip eder diğerlerini. Ve bütün bunlar yetmezmiş gibi kendisinin bilgisi harici yapılmış yada yapıldığı idda edilen katliamların hesabını sorarak ayrı bir soykırıma kucak açar.

Bu tasarı yaklaşık 36 ülkede onay görmüş. Onay verenler içerisinde Fransa, İngiltere, Holanda, Rusya ve daha bir çok ülkede var. Fransa Cezairde yaptığı kıyımın bedelini ödetmenin derdinde. Yani kendi soykırımına kendisi gibi Fransız. İngiltere kurduğu kolonilerle yaşattığı katliamların ve dramların hesabını örtmenin telaşında. Ellerini dünya halklarının kanı ile yıkayanlar vicdan rahatlatmanın yollarını arar olmuşlar anlaşılan. Bunun için bizden hesap sormak onlar için önemli.Ama Filistin'de her gün yeni bir katliamla güne uyanan İsrail'in adını anan yok.

Ama bütün bu olanlara çaresiz kalmamızın asıl sorumlusu siyasi iktidarlardır. Anadolunun kültürel çeşitliğini gökkuşağı olarak görmek yerine gökyüzünü tek renge boyamaya kalkışmanın bedelini ödüyor bu ülke. Kütürel zenginliğimizi kanalize edeceğimiz güzellikler haricinde kullanmak yerine onu her an patlamaya hazır bomba haline getirdik malesef. Bu gün bir katliamdan bahsediliyorsa ve bunun hesabını eli kandan sıyrılmamış ülkeler soruyorsa düştüğümüz durum vahimdir. Şapkayı öne koyup düşünmek lazım (Sam amcanın şapkasından uzak durmak kaydı ile).Şimdi bize düşmanmış gibi gösterilmeye çalışılan etnik kökenlerle tarihsel bir bağımız olduğu unutulmamalıdır. Rum, Çerkez, Arap, Kürt, Ermeni ve Laz'lar bize benzerler. Çünkü ortak bir kültürün ürünüyüz hepimiz. Gökkuşağının yedi rengi gibiyiz. Renksiz yada tek renkli bir ebem kuşağı düşünülemez. Aramızda pay edilen bir tuz ekmek var. Tabi ki kırgınlıklarımızda olacak. Ama şöyle geriye dönüp baktığımızda birlikte sevindiğimiz, birlikte üzüldüğümüz, birlikte geçirdiğimiz ve birlikte yaşadığımız günler göreceğiz. Aramızda ki kırgınlıklara ve kavgalara eli kanlı devletleri hakem tayin etmekte neyin nesi? Özür bekleyen birileri var ise özrü dilemesi gerekenle yapsın muhasebesini eli kandan kurtulmamışlarla değil. Bu coğrafyada sadece mezarı için bir avuç toprağa göz diken Hrant Dink gibi kardeşlerimizi gelde arama şimdi. Gelde lanet etme onu katledenlere ve bu katliama göz yumanlara. Biz kardeşliğe yara çalan darbelerle sevdik bu topraklarda yaşayan diğer etnik kökenli insanlarımızı. Telafisi bize düşer eli kan kokan katillere değil.

 
Toplam blog
: 10
: 471
Kayıt tarihi
: 19.02.10
 
 

1977 Hatay/Serinyol doğumluyum. Okumayı beceremedim. Denedim ama sonuna kadar gidemedim. Lise mezunu..