- Kategori
- Tarih
Kanlı eller

Sabah'ın ilk ışıklarıyla Eminönü, Sultanhamam kumaş piyasasındaydım bugün.
Osmanlı döneminde Gümrük Eminliği burada bulunması nedeniyle Eminönü adını almış, kent yaşamının odağı olan, İstanbul'un önemli merkezlerindendir.
Mısır Çarşısı, Mahmutpaşa, Kapalıçarşıda gün içinde, yerli-yabancı binlerce insan, günlük ve Anadolu esnafının sezonluk alışverişlerini gerçekleştirmekte vede tarihi görsellik ziyaretleri yapılmaktadır..
Kumaş arayışım esnasında, daha önceden bildiğim Bizans döneminden kalan tarihi binanın yıkılmış halini gördüğümde dakikalarca durdum, yüzyıllar önce o binayı inşa eden işcilerin, mimarların duygularını düşündüm ve içim burkuldu.
Kim bilir ne duygular işlenmişti o tarihi binanın pencere motiflerine, demir kapılarına..
Dükkanının kepengini açmakta olan bir esnafa, tarihi binayı nasıl yıkabilirler diye sorduğumda;
"Yıkıyorlar beyefendi, bakın şu yandaki bina da tarihi binaydı zamanında, yenisini inşa ettiler, dış yüzeyine alçıdan yapılmış tarihi binaya benzetilerek kaplanmış"..dediğinde, binlerce 'yazık, yazık, yazık' dedim kendi kendime..
Hangi akıl bu!
'Akıl' mı dedim, pardon!
Lütfen söylermisiniz, yıkım kararı alıp, yeni inşaat'a izin veren yetkili insan olabilir mi!
Bu insanlar katil değil de, nedir Allahaşkına!
Katil mim'li insanlar, sadece insan öldürenler midir!
Bizlere yüzyıllar öncesinde yaşayan insanların duygularını yansıtan ve yaşatan tarihi eserleri yıkan eller, kanlı eller değilmidir!
Yazık!
Hem de çok yazık!