- Kategori
- Deneme
Kanlı Gömlek
"Bir varmış bir yokmuş diye başlayan,sonu mutlulukla biten masal çocuklarıydık."
Anlamazdık haktan, hukuktan, özgürlükten, eşitlikten... Oynarken sokakta saklambaç, düşünmezdik! Oyunda mızıkçılık yapana yaptığın doğru değil derken davranışlarımızla, farkında değildik ne anlam ifade ettiğinin...
Hayatta değildim öldürülürken Abdi İpekçi veya Sebahattin Ali, Yılmaz güney gerçekleri savunurken, Nazım Hikmet dört duvara girerken... Daha dört yaşımdaydım Uğur Mumcu katledilirken, üç yaşımdaydım Sivas yanarken... Metin Göktepe işkenceden öldürülmeden önce arıyordu gerçekleri...
Büyürken kaybetmiştim sonu mutlulukla biten masal çocuklarını. Artık kavrayabiliyordum, mızıkçılık yapana neden yapma dediğimi! Büyürken öğrendim evde, sokakta, okulda, alanlarda... Eşitliğin, hakın, özgürlüğün ne anlam ifade ettiğini, emeğin...
Ağızlarından lağım kokusu eksik olmayanlardan, insanlıktan yoksun insanlardan duydum en çok geçmişimi. Geçmişim diyorum; biraz Ali'yim, biraz Güney'im, Biraz Mumcu, biraz Göktepe, biraz.... Domates çarpmışa dönmediler hiç kirletirlerken geçmişimi. İzlerken yaşanılanları yaşanmışları çok uzak göründüğüm kadar da içinde olduğum. Anlarken birşeyleri susmak zorunda kalmak, susmayınca haykırmak, haykırınca kanlı gömlek benden arta kalan!
30 Haziran 2010