- Kategori
- Güncel
Kanlı tutanak

Kanlı Tutanak Belgesi
Benim kuşağımdakilerin hemen hepsi bilirler, çok sevdiğimiz arkadaşımızla yakınlaşmak ve kan kardeş olmak için parmağımızı bir miktar keser ve akıttığımız kanları birbirine karıştırırdık. Böylece aramızda kana dayalı bir antlaşma oluşurdu. Zaten; Türklerde kan, silah, at kurban etme, kap, değnek, bir nesneyi kertme, hayvan derisi ve kafası, hediyeleşme gibi faaliyetler ve nesneler antla ilgili unsurlardır. Kardeş veya dost olmak isteyenlerin kanlarını bir içkiye karıştırıp içmeleri Türk kültür çevresinde antlaşmanın en önemli şartlarındandır. Geleneksel olarak bu törenlerde ok, mızrak, savaş baltası ve kılıç kullanılmaktadır. Kan kardeşliği ise, kişileri, bir anlamda akrabalık bağlarına benzer biçimde birbirine bağlayan özel ittifakı ifade etmekteydi. Böyle bir ittifak oluşturmayı amaçlayan kişilerin törenle kanlarını birbirine karıştırmasıyla kurulmaktaydı. Bireylerin karşılıklı olarak birbirlerini desteklemelerini, birbirlerine bağlılık ve sevgi göstermelerini gerektiren kan kardeşliği gruplar arasında da olabilen bir sosyal davranıştır. Bu durumda genellikle düşman olabilecek grupları birbirine bağlama, savaşta ise ittifak kurulmasını sağlama işlevi görür. Tarihte, Herodotos’tan (İÖ 5. yy) başlayarak Antik Çağdaki birçok yazar kan kardeşliğinden söz etmiştir. Orta Avrupa, İskandinavya ve Asya’nın hemen her bölgesine ait mitler, sagalar ve belgelerde anılan kan kardeşliğine daha yakın zamanlarda Afrika’da, ender olarak da Kuzey Amerika Yerlileri arasında rastlanmıştır.
Yıl 2013, Türkiye denen bir Müslüman laik bir ülkede Cumhuriyet tarihinin en büyük projelerinden birinin açılış törenini eskimiş köhnemiş yıpratılmış erozyona uğratılmış ona ait tüm değerlere saldırılırken onun kuruluşunun 90.yılında ona ve onun kurucu kadrolarına ve onu savunanlara bir gövde gösterisine hazırlanıyordu. Ancak bir sorun vardı söz konusu şova yönelik olan bu proje yetiştirilip yetiştirilmeyeceği konusunda kaygılar taşınıyordu. Ve oda ne açılıştan hemen sonra Asrın Projesinin bütün sorumluluğu verilen kamu görevlisi Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanlığı Altyapı Yatırımları Genel Müdürü Metin Tahan projeyi 29 Ekim'de yetiştirememeleri halinde intihar edeceklerine dair bir tutanak imzaladığı ortaya çıktı. Söz konusu tutanağı genel Müdür şöyle anlatıyor "27 Şubat 2013 tarihinde çok ciddi sıkıntılar yaşamaya başladık. Fakat toparlamamız gerekiyordu. Yine geç saatte bir toplantıda müşavir firmamız, proje müdürleri, benim ekibim genel müdür yardımcım bölge müdürüm, toplantıda “bu iş bitecek” dedim. Herkes bir bahane söylemeye başlamıştı. Konuşurken ben bir kağıt aldım. Oraya bir not düştüm yazdım. “Herhangi bir nedenle 29 Ekim'de Marmaray”ı açamadığımız takdirde, aşağıda isimleri yazılı olan isimler ben başta olmak üzere bütün onurları ve kendi arzularıyla boğaz köprüsünden atlayarak kendimi feda edeceğiz” diye yazdım. Toplu iğne istedim getirmediler, (bunu anlamadım ama neyse) parmağımı kestim. Hepsi şaşırmıştı. Kan aktı, kanımla imza attım. Kurudu ve hepsine imzalattım. Japon Müdür Matsubuko o yazıyı 12 sefer tercüme ettirdi bu ne demek istiyor, ne yapacağım diye. İmzalamıyorsan şu anda çek git dedim. Ama kendisi de imzaladı.
İfade etmeliyim ki ulaşılmayacak çarpıcı fenomenler yaratma da ülkemiz yöneticilerinin üstüne tanımam. İyi ki Marmaray zamanında bitirildi de kimse boğaz köprüsünden atlayarak intihar etmedi, can kaybımız olmadı. Ancak anti parantez belirtmek gerekir bu bir proje ve süreçleri var, idari teknik v.s. Sözleşme var her şeyden öte. İmzalamıyorsan çek git deme hakkına hiçbir genel müdür veya yönetici sahip değil neyse velev ki öyle olsun, ortada tutanak var hem de kanlı.
Dünyada bir dizi kaza ve sorumluluk zinciri haberini paylaşmak istiyorum sizinle; İngiltere'de, 2002’de meydana gelen tren kazasında 7 kişi yaşamını yitirir. Soruşturma sonucunda, trenin geçtiği köprünün hatalı inşa edildiği saptanınca, Ulaştırma Bakanı Stepnen Byers istifa eder. Sırbistan-Karadağ’da 2006 yılında meydana gelen kazada 44 kişi yaşamını yitirir. Ulaştırma Bakanı Bakan Andrija Lompar, kazanın sorumluluğunu aldığını açıklayarak istifa eder. Çin’de, 1986 yılında 2 yük treni çarpışır ve 1 kişi ölür. Kazanın kavşak noktasındaki sinyalizasyon sisteminin çalışmaması nedeniyle olduğu saptanınca, Demiryolları Bakanı Ding Guangen istifa eder. Tayvan’da, Çalışma Bakanı Chen Chu, işçilerin bir metro inşaatındaki kötü çalışma koşullarını protesto etmek için düzenlediği gösterinin sorumluluğunu üzerine alarak, 2005’te istifa eder. Dikkat edin lütfen, ortada kaza ya da ölü yok. 2009’da, Makedonya’nın Ohri Gölü’nde, aşırı yükleme nedeniyle meydana gelen gemi kazasında 18 kişi ölür. Ulaştırma Bakanı istifa eder. 2009’da, Tayvan’da etkili olan tayfunda 750 kişi ölür. Tayfunun vuracağı belli olduğu halde, yeterli önlemleri almayan Başbakan Liu Çao Şiuan istifa eder. Tonga adlı bir ülkeyi duyanınız, bileniniz var mı? Pasifik Okyanusu’ndaki ada ülkesi Tonga’da, 2009’da bir Feribot batar. Olayda 93 kişi ölür. Tonga Ulaştırma Bakanı Karalus, “Demokrasi sorumluluklarını bilmektir” diyerek istifa eder. Bizler bu örneğe,“Herif Tongaya düşmüş” diye güleriz.17 Ağustos 1999 körfez depreminde on binlerce yurttaşımız, 12 Kasım düzce de keza yine binlerce yurttaşımızı kaybettik, İstanbul’da yaşanan sel felaketinde onlarca yurttaşımızı, TOKİ nin yaptığı evlerde yine keza onlarca yurttaşımızı kaybettik, Tren kazasında onlarca yurttaşımız öldü. Daha nice burada sayamadığım kaza olayları nedeni ile İstifa eden duydunuz mu siz? Ha duydum sembolik suçluların cezalandırıldığını duydum, örneğin Körfez depreminin sorumlusu, müsebbibi Veli Göçerdi, Van depremininki ise Tevfik Bayramdı. Japonya’nın Kobe kentinde, Ocak 1995’te meydana gelen, 6500 kişinin hayatını kaybettiği 7.2 rihter ölçeğinde depremin ardından şehre 3 içinde su vereceğini söz verdiği tarihte gerçekleştiremeyen belediye başkanı intihar etmişti.
Japon kültürü, erdemsiz, onursuz ve ahlaksız yaşayanları dışlıyor ve bu şekilde yaşamanın ölmekten daha zor ve ağır olduğunu dayatıyor ve bunu kalın çizgilerle belirliyor. Onlar şintoizm dinine inanıyorlar, bizler müslümanız.
Peki; sizce; Marmaray için imzalanan kanlı tutanaktan, sonra on binlerce yurttaşımızın hayatını kaybettiği somut yaşanmış onlarca olaylardan dolayı Ülkemizde hiçbir istifa haberine rastlamadığınız halde, eğer Marmaray 29 Ekime yetiştirilmeseydi, harakiri kültüründen gelen, yalancılığı, erdemsizlik ve ahlaksızlığı kanıtlandığında intihar edebilen bir toplumun üyeleri olan Japon yöneticileri dışında Boğaz köprüsünden atlayarak intihar eden olur muydu?
Nizamettin BİBER