​ Kantarın topuzunu kaçıran blog yazar(!)ları / Spor / Milliyet Blog
Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

27 Ocak '10

 
Kategori
Spor
 

Kantarın topuzunu kaçıran blog yazar(!)ları

Kantarın topuzunu kaçıran blog yazar(!)ları
 

Başarılı olmak için herşeyi mübah gören, başarısızlık halinde gölgesiyle bile kavga edenler!


Blog yazarlarında "Spor Ruhu" yoksa ve olmayacaksa neyi konuşuyoruz biz? Neyi konuşacağız? Niçin konuşacağız?

Her ne kadar tarafsız olmayan birisi olarak objektif yazmaya çalışsam da, eleştirilerimden Galatasaray da sık sık nasibini alsa da, tamamen tarafsız yazdığım veya %100 objektif olabildiğim iddiasında değilim şüphesiz. Ancak ısrarla ve iddiayla savunduğum husus şudur: Ben -olabildiğimce, yapabildiğimce, samimiyetimle- sporun ruhuna aykırı davranan herkesi eleştiriyorum. Kazanmaktan önce "sporun ruhuna" uygun davranmanın öncelik vermemez gereken yüce bir duygu olduğunu savunuyorum. Çünkü "Spor" demek; ahlak, zeka, mücadele, azim, dayanıklılık ve şenlik demektir.

Ancak aynı zamanda üzülerek ve bazen de sinirlenerek, bu sayfalarda amigoluk yapmayı maharet sananları da okuyoruz. Kendinden yana olan her şeyi ve hatta kendi yanlışlarını dahi doğru ve mübah, kendinden olmayan herşeyi doğru bile olsa tu kaka sayan bir zihniyetle "spor" yazıları yazdığı sananlar var. Böyle olması da normal sanırım.

Kendini bilmek bir erdemdir. Bilmeyenler de var, tehlike.. Bunlar ikinci grup.

Ancak asıl tehlike, kendini bir spor yazarının çok üstünde görüp de kantarın topuzunu kaçıranlar! Bu gruba giren (sayıları az da olsa) bazı yazarlarımız (!) artık yorum yapmayı geçmiş, hakaretler yağdırıyorlar.

Bunlardan birisi bir süredir yazılarında üstüste Arda Turan'a veriyor veriştiriyor. Bir yazısında, fenerbahçeli futbolcuların haklarında bir delil olmadığı halde niyeti belli basın mensupları tarafından özellikle suçlularmış gibi yazılmasını eleştiriyor ve masumiyet karinesine atıf yapıyordu. Ancak aynı yazıda Arda için şöyle yazıyordu: "Dokunulmazlığı mevcut olan Arda efendi Roma'da domuz gribi kaptığı zaman otel odasında kelepçe veya kırbaç kullanmış mıdır acaba!!" Buyrun buradan yakın. Ne oldu masumiyet karinesine? Eleştirdik, cevaplamadı. Aynı zamanda okumuş, yöneticilik yapan bu yazarımız hızını alamamış, sonraki başka bir yazısında konunun bütünüyle alakalı olmadığı halde Arda Turan için "Çalım sevdalısı ve karakter yoksunu Arda Turan" diyordu. Eleştirdik, cevaplarken objektiflik dersi verdi, hakaretini savundu. Net bir şekilde kişisel bir nefreti olduğunu anlamamak da mümkün değildi.

Kim olursanız olun, kimseye hakaret edemezsiniz! Burası yazdıklarınızdan sorumlu tutulmadan sallama yeri değildir! Burada kendinizi bir şeylerin arkasına saklanıyor gibi hissederek insanlara hakaret edemezsiniz! Siz eğer spor yazıyorsanız, ilk savunduğunuz şey kendi takımınız ve hırslarınız değil, spor olmalıdır. "Karakter yoksunu" olarak itham etmek ne demektir? Bu böyle ulu orta rahatlıkla söylenebilecek bir söz müdür? Bu nasıl bir vurdum duymazlıktır? Bu nasıl bir mahalle ağzıdır?

Sonra tekrar eleştirdik, cevaplamadı. Bu kez e-mail yoluyla eleştirdik, maili cevapladı ancak eleştirileri yine cevaplamadı. Kendisiyle muhatap olmamamızı istediler.

Kendisine “yöneticiyim” diyen birisi insan psikolojisinden nasıl zerre kadar anlamaz? Gencecik bir insan için "Karakter yoksunu" kelimelerini bu kadar rahat nasıl kullanır? İnsanın ağzından çıkanı kulağının duyması gerekir. Arda'nın hiç eleştirilemeyeceğini söylemiyorum tabii ki, ancak“Karakter yoksunu” gibi ağır kelimeleri böyle fütursuzca kullanmanın hiç doğru olmadığında ısrar ediyorum. Bu adam daha 21 yaşında, siz 21 yaşında hata yapmadınız mı?

Arda Turan'ın yaptığı hatalar konusunda hemfikir olmasak da hatalar yapıyor, doğru. Yaptığı hataları eleştirmek farklı, en ağır hakareti bu kadar kolay söylemek farklı. Hakaret davası konusu olacak kadar vahimdir olay. Bence Galatasaray'ın 21 yaşında kaptan yapabildiği Arda, Galatasaray kaptanlığını her geçen gün daha iyi yapmaktadır.

Objektiflik konusuna gelince.. Objektif değilim ancak kör de değilim. Ben birçok Galatasaraylı futbolcuyu eleştirdim. Ya siz elini şortuna sokarak Galatasaray tribünlerine dönüp hareket yapan Volkan için eleştiri yazan FB taraftarı blog yazarı gördünüz mü? Vukuatları taraflı tarafsız herkes tarafından bilinen Emre Belezoğlu için de bir eleştiri yazısı yazanı? Hakemlere aşağılayıcı hareketler yapan, su şişesi fırlatan, rakibin ayağına kasten taban giren R.Carlos için?

"Birçok Galatasaraylı takımlarına toz kondurmuyorlar " diyorlar üstüne. Var mısınız yazıları karşılaştırmaya? Bakalım benim Galatasaray'ı, futbolcularını, yönetimini, taraftarlarını eleştirdiğim kadar onlar FB'yi eleştirmiş mi? Bana objektiflik dersi verene kadar, bir dönün de kendinize bakın "objektif" yazarlar.

Yazarın Notu: Bu arada R. Carlos'un Brezilya'da neler söylediğini takip ediyorsunuzdur. Maalesef haklı çıktık. Bir Galatasaraylı olarak fenerbahçenin ekmeğini yiyip her zaman fenerbahçede el üstünde tutulan, ancak gittikten sonra fenerbahçeyi kötüleyen beyanatlar veren bu sevimsiz adamı kınıyorum. Rekabet başka, dostluk başka..

 
Toplam blog
: 293
: 1063
Kayıt tarihi
: 07.11.08
 
 

Sporun bir kavgadan çok; ahlak, mücadele, eğitim, zeka ve dürüstlük olduğuna inanıyorum. Doğaya, ..