- Kategori
- Şiir
Kara kavak

Bundan tam 11 yıl önce yazdığım bir şiir bu...
Karakavak
Tepenin başında yalnız bir karakavak vardı.
Gün doğar salınırdı kavak, gün batınca ağlardı.
Bir sabah doğmadı gün,
Karakavak salınmadı, korktu..
Oturup da başına bir yaşlı kadın ağladı,
Gözyaşları düştü kavağa...
Tepede yalnız kavak bir de kadın vardı, gün doğmadı.
Aş pişmez oldu köyde, analar susmaz oldu, karalar bağladı...
Karakavak eğdi boynunu, elleriyle yaşlı kadın kazdı toprağı,
kanadı tırnakları.
Ekinler kurudu,
Nehir ağladı, ...
Bir çocuk geldi tepenin ardından,
Elleri güneş,
Dudakları su..
Karakavağın başında bir çocuk bir de kadın vardı.
Gömdü güneşellerini toprağa, öptü çocuk..
Nehir sustu,
Analar sustu.
"Gün doğar mıydı ana, toprağa?
Salınır mıydı karakavak yeniden?"
Gün battı doğmadan, karakavak ağladı.
Tepenin başında yalnız karakavak vardı.
1998 İZMİR