​ Karamsarlık genetik mi? / Gündelik Yaşam / Milliyet Blog
Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 
 

Aile ve Çocuk Danışmanı Burcu Polatdemir

http://blog.milliyet.com.tr/yasamsenin

02 Temmuz '17

 
Kategori
Gündelik Yaşam
 

Karamsarlık genetik mi?

Karamsarlık genetik mi?
 

Sık sık karamsarlığa düştüğünüz olur mu? Peki bu ruh hali ,yaşadığımız olaylardan bağımsız normal bir rutine dönüştüyse ne yapmak gerekir?

Araştırmalar gösteriyor ki; huzursuz olma halinin spesifik yaşadığımız olayların yanı sıra aileden gelen genetik mirasla da kaldığıdır. Yani embriyomuz oluşmadan önce anne ve babanın genetik haritasından gelen fiziksel özellikler nasıl taşınabiliyorsa ruhsal özellikler de taşınıyor. Hayata bakışın daha olumlu olduğu daha pozitif ortamda büyüyen çocuk ve aile, bu sayede kendini eğitim ve kaliteli aktivitelere ayırarak bu ruh halini zamanla olumlu bir faydaya çevirebilir. Bu arada çocuk yetişirken onun  olumlu  bu durumunu  besleyen davranışlarda bulunan  ailenin de  rolü oldukça büyüktür.

Travmalara göz attığımızda ise;bu huzursuzluk halini vitrin gibi düşündüğümüzde içimizde yaşanan durumun anlatılamama ve açığa çıkarma konusunda bireyin hissettiği yetersizliktir. Travmatik olay sırasında ;düşünce süreçlerimiz dağınık ve düzensiz haldedir ve asıl olaya ait anıyı farkedemeyiz. Tarif de edemeyiz çoğu zaman.. Burada görüntüler, bedensel algılar,kelimeler içimizde farklı yerlere dağılır ve bilinçaltımızda depolanır. Sonra da herhangi bir şeyle hatta olayın kendisiyle yakından uzaktan alakası olmadığı halde bir tetikleyici ile aktif hale gelir. Bu bir defa olduğunda ise artık ; adeta geri sarma tuşuna basılmış gibi günlük yaşantımızda yeniden canlanmasına neden olur.Bilinçsizce kendimizi; bazı insanlara, olaylara geçmişi yansıtan o eski tanıdık yollara tepkiler verirken buluruz. Ya da fobik durum olarak da  gösterebilir  kendini bu durum:Nedenini bilmeden  sarı renkten nefret etmemiz ya da hayatımızda daha önce kediyle herhangi olumsuz bir durum yaşamadan kedi gördüğümüzde korkudan  sandalye üstüne çıkmamız  gibi farklı durumlar da söz konusu olabilir. Takıntı ve davranışlar Sigmund Freud’un deyimiyle  ‘’yineleme takıntısı’’bilinçaltının çözülememiş şeyleri ‘’hatasız yapmak’’üzere  tekrarlama girişimidir.İstemsizce ; olay her tetiklendiğinde durmadan tekrarlar buluruz kendimizi.

Tabi ki karamsarlığımızı tamamıyle travmalarla bağdaştırmak pek doğru bir tutum olmamakla birlikte bu ruh haliyle yaşanan süreç ve belirlenen zaman diliminde ne kadar bulunulduğu ve bunu hayatımızın ne kadarına yaymış olduğumuz da oldukça önemlidir. Örneğin; Bir konu üzerinde düşünüp kafa yorduğunuzu farzedelim. Konuyu düşündüğünüzde o konu size uzak,karanlık, belirsiz  hislerle sizi olumsuz bir ruh haline getiriyorsa burda sadece  ‘’o olaya’’karşı bir karamsarlık ,olayı net görememe ,durumun gerçekleşmesine olan inançsızlık gibi faktörler sayılabilir. Bu duruma olan inancın zayıf olması zihninizde bu durumu net görememenizden ,duruma olan inancınızın yetersizliğindendir dersek yanlış olmaz..Ama durum hayatın geneline yayılan bir süreçteyse bu durum; aile büyüklerimizden gelen genetik faktörler ya da ruh halini ciddi tehdit eden yaşanmış bir olayı/durumu da işaret edebilir.

Peki günlük hayatımızda karamsar ruh halinden kurtulmak için ne gibi yöntemler uygulanabilir gelin biraz bunlardan bahsedelim. Öncelikle kendinizi negatif bir ruh halinde bulduğunuzda bu durumun farkına varmanız önemlidir. Örneğin; Normal bir ruh haliyle oturduğunuz bir gün kitabınızı okumaktasınız. O sırada bir telefon geliyor ve  ne zamandır görüşmediğiniz bir arkadaşınız hattın diğer ucunda.. Onunla bir konu hakkında konuştunuz ve konuşma sonrası içinizde nedeninizi bilmediğiniz bir sıkıntı belirdi ve artık aynı keyifle kitap okuyamıyorsunuz.. Bu duygu  size tanıdık geldi mi..Gelin bu duyguya bir göz atalım:Sadece duruma ve duygularınıza yoğunlaşın ve İçinde bulunduğunuz  andan geriye bikaç dakikaya bir göz atın neler yaptınız, hangi konu hakkında konuştunuz,ne aklınıza geldi ,ne zaman sıkıntı hissetmeye başladınız, fark etmeden bir duygu geçişi yaşamış olabilir misiniz.. Arkadaşınızın bahsettiği durum ,yer ya da davranış zihninizde sizi etkileyen bir durumun ‘’geri çağırma tuşu’’na basmış olabilir mi..Peki böyle bir  durumda ne yapacağız aslında  ipucu burda.. Durum sizi eğer uzun süreli( birkaç gün ya da bir hafta) negatif bir ruh haline sokuyorsa bir uzmandan yardım almanız yerinde olacaktır.. Ama nispeten daha anlık bir duygu geçişi yaşadıysanız tavsiyem:Bu size ne hissettiriyor? Yoğun bir sıkıntı mı,rahatlama veren bir hafiflik mi vs.. Burada o duyguya gitmek , kendimize zihnimize sorular sormak ,yüzleşmek istemediğimiz tarafımızla olan iletişimimiz hakkında bize oldukça faydalı geribildirimler veriyor olacaktır. Geçici negatif duygu yoğunluğu hissettiğinizde: ’’Yaşadığım bu duygu şu an içinde bulunduğum düşünce sonucu oluştu,bu duygu geçecek diğer duygularımda olduğu gibi birazdan kendimi iyi hissettiğim ruh halimde olacağım’’ telkininde bulunarak yaşadığınız negatif duygu durumu yoğunluğunu azaltabilirsiniz.

 
Toplam blog
: 82
: 140
Kayıt tarihi
: 12.04.15
 
 

Çocukların duygu ve davranışlarının sonuçlarından yola çıkarak ,çocuğun ruh dünyasında oluşan değ..