- Kategori
- İlişkiler
Karar veremiyorum: Evleneyim mi, Boşanayım mı, tekrar birleşelim mi? 10 satırlık en doğru cevap:

Bilmemek çok tehlikeli değildir. Ölümcül derecede tehlikeli olan: bilmediğinin farkında olmamak, bilmemektir.
Başlık aslında: “İtibarlı Evlenme, Boşanma ve Anlaşma yolları” olması gerekirdi. Bırakınız Avukatları, Danışmanları, kendine hayrı olmayan akıl hocalarını. (en doğrusu da bu galiba!)
İşte yaşam, işte insan, işte insan gerçeğimiz.
…
1) “Sel gider kum kalır!” Ağzımızdan çıkacak her söz, karşımızdakine atılan zehirli bir ok olduğunu asla unutulmamalıdır. Peki neden? Sel (duygular) gider, geriye getirdikleri; çöpler (hakaretler), taşlar (aşağılamalar) ve molozlar (şiddet) kum kalacaktır.
2)Taraflar en başından: yaşadıklarının getirecekleri olumlu ve olumsuz sonuçları düşünmeleri gerekir. Bir değil. Bin kez. Düşünmek, çok düşünmek, derin derin düşünmek!
3) İnsanın duyguları (kızgınlıklar-öfke) Sel misali hızla akarken, geriye temizlenmesi zor molozlar, birikintiler bırakır.
4) Ortada görülen sorunların çözümü için: (aslında söylenmeyenler, görünmeyenler asıl sorundur) Karşılıklı tavizler verilmeli ve yine karşılıklı bedeller ödenmelidir.
5) Kimsenin itibar yitirmediği bir çözüm sağlanmalıdır. Tarafı için kaybedilen bir anlaşma geriye; hayatın gerçeklerini (mutlu olmayı değil, haklı olmayı destekleyen bunu ispata çalışan) bir anlayışı bırakacaktır..
6) Abilerim, Ablalarım! Bir karar almak (çok, ama çok) kolaydır. Zor olan o karar ile yaşamaktır.
7) Hayatta iki şey geri gelmez: ölen ve kaybolan güven. Güvenin olduğu yerde diğer sorunlar çok kolay çözülecektir. Mesele, “Güven” duygusunun kaybedilmemesidir. Hayatla yaptıklarınız arasında, “Güven kedisi" ile cilveleşme, olmamalıdır.
8) Abilerim, Ablalarım! Taraflarında karşılıklı pişmanlık yoksa değişen bir şey olmayacaktır. Geçiniz!
9)Taraflar hatalarını kabul etmelidir. (Karşılıklı ve eşit sayıda) Örneğin; taraflar kendileri ile ilgili en az üç hata bulmalı, bunu (kıvırmadan!) karşısındakine söylemelidir. Bu şarttır.
10) İnsanlar kendilerini tekrar ederler. “Peki, Biz bundan ne anlamalıyız?” Hımmm… Ne mi anlaşılmalıdır? Eğer, çorbamız aynı malzeme ile hazırlanacaksa, lezzeti yine aynı olacak, bir şey değişmeyecektir. Geçiniz...
Bundan sonrası ücrete tabidir. Şaka.. Şaka!
Düşünen insan için kararında kullanacağı değerler bunlardır. Bundan başka bir şey yoktur.
Bunları neden söyledik?
-Kapı kapı gezenler, aslında bir çözüm aramazlar. Gittiklerinde kendilerini (verdikleri para karşılığında) düşündüklerini onaylayacak birisini ararlar. Bu nedenle falcıya, A….., P…….. gidilir.
-“Hanım! Ne kadar temiz bir kalbin var…Çok üzülmüşsün, sana ne yaptılar böyle!"
-Bu durum, "Kendisini gerçekleştiren kehanet"tir.
-Gözyaşları akmaya başlar...
-Bundan sonra siz sağ, öbürü selametle...”
Resim: Web ortamından alınmış, alt yazı tarafımızdan düzenlenmiştir.