Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 

21 Şubat '08

 
Kategori
Gündelik Yaşam
 

Karbon gazı

Karbon gazı
 

ah uçaklar...


Merhaba sevgili e-günlük
Genelde haber yorumlamayı sevmiyorum ama ara sıra yapmadan da edemiyorum.. Haber şöyle: Dünyada seferde bulunan 16 bin uçak, atmosfere yılda bütün Afrika kıtası kadar karbondioksit gazı salıyor.

Monaco’da yayınlanan BM raporuna göre, ticari seferlere katılan jet motorlu uçaklar, yılda 600 milyon ton karbondioksit üretiyor. “Kara kıtada” insan faaliyetleri sonucunda da yılda ancak bu kadar karbon gazı atmosfere bırakılıyor. Rapora göre, Karbondioksit emisyonu, havacılık sektöründe hem miktar hemde hız bakımından gittikçe artıyor. Karbondioksit, yeryüzünde iklimin ısınmasında bir numaralı etmen olarak değerlendiriliyor. Karbon gazları, “sera etkisine” yol açarak (güneş ışınlarının yerden yansıyıp atmosferden dışarı çıkmasını engelleyerek) küresel ısınmaya sebep oluyor. Bundan ne anlıyoruz? Demek ki "sigara sağlığa zararlı" :) Eminim bu açıklama insan yararı için değildir. Yeni bir uçak motoru üretilmiştir ve onun bir süre sonra tanıtımı yapılıp, "eski motorlara göre bu motor çevreye duyarlı" sloganı ile tanıtımı yapılacaktır.

Merak ediyorum, ambalaj malzemeleri, pvc sistemlerin ürettiği karbon gazını, plastik ve plastik ürünlerde ki kansrojen aktif maddeleri ne zaman açıklayacaklar. Üstelik kimse gazlı içeceklerden sözetmiyor. Dünya da her gün milyarlarca gazlı içecek satılıyor ve bunlar açılıp içiliyor.

Emin olun bu sigara muhabbetinden fenalıklar geldi. (gına geldi, böö geldi, vs. vs.) Tek yapmak istediğim, dikkatleri sistemin gösterdiği tarafa değil diğer taraflara çekmek(ardında yatanları bulmak) Çevremde sigara içmeyen ama düzensiz beslenip egzersiz yapmaktan kaçınan bir sürü arkadaşım var. Hemen hepsi de yüksek eğitimli. Her gün mutlaka sigara konusu açılıyor ve bana "bırak şu mereti" diye tavsiye de bulunuyorlar. Hatta aşırı şekilde, manevi, duygusal, psikolojik baskı uyguluyorlar. Ancak hepsinde de sigara içmedikleri halde kalp damar yetmezliği, şeker, kolestrol, damar sertliği, tansiyon gibi abuk sabuk rahatsızlıklar var. Ben de onlara "ne yani sigarayı bırakayım da sizin gibi mi olayım" diyorum.:)
Evet sevgili e - günlüğüm; bugün hava çok güzel, iş açısından durgun bir gün.
Havalar böyle giderse bu pazar umarım yeni eve taşınırım.
Bu blog işinde daha yeni yeni açılıyorum. Önceleri çok tedirgin başlamıştım yazmaya. Ama artık daha rahat yazıyorum. Ama yine de tedbirli yazıyorum.
Dün hani benim doğum günüm dü ya!

Ben de doğduğum yıla ait kitap ve dergileri kurcaladım. Hele rahmetli babacığımın benim doğumum dan itibaren tuttuğu günlük var ki sormayın:) O günler de olan bütün siyasi, ekonomik, politik haberleri not düşmüş, şiir yazmış, beni anlatmış vs. vs.

Ben sadece çok hoşuma giden bir yazıyı aktarmak istiyorum. (tamam tamam kısa kesiyorum. bunu da yazıp gideceğim) Bugün blogumun canı sıkkın galiba...
GENÇLİK!

"Gençlik hayatınbelli bir dönemi değildir. Gençlik, bir irade şekli, bir hayal özelliği, cesaretin korkaklığa, macera hevesinin rehavete boyun eğdirmesidir.
Hiç kimse belli yılları doldurmakla ihtiyarlamaz. İnsanlar ideallerini kaybedince ihtiyarlarlar. Seneler ancak cildi buruşturur. Ama heyecanını yitirmek ruhu buruşturur."
John LEWIS
Biliyor muyuz? Vasat bir insanın kan damarları uzunluğu 80.000 km dir.
Hoşçakal günlük...
 
Toplam blog
: 512
: 549
Kayıt tarihi
: 06.02.08
 
 

Bir varmış, bir yokmuş... Sağlık, huzur, mutluluk. Başka hiç bir şeye önem vermem bu hayatta. Bu yüz..

 
 
 
 
 

 
Sadece bu yazarın bloglarında ara