- Kategori
- Eğitim
Karne heyecanı

Büyüklerin başarısızlığından küçükler sorumlu tutulacak:
Tembel...
Gözüme görünme ...
Bu ne rezalet...
Ele güne bakamaz oldum...
Ailemize yakıştı mı?
Seni adam edemedim...
Verdiklerim, gözüne dizine dursun...
Yine yıktın bizi...
Yine yaktın bizi...
Utanmadın ...
Beyinsiz....
Çalışmadın...
Okuldan kaçtın...
................................................
Ve banzeri sözleri, büyük bir öfke ile çocuklarımıza yönelteceğiz. Artık onların da kaçacak yerleri kalmadı. Bilgisayar aracılığı ile veliler notları öğrenebiliyorlar. Sahte karnelerle sağlanacak geçici mutluluklar da sınırlanıyor.
Resimdeki "HÜLYA" kızımızın haline bakınız...? "Dünya yıkılmış da altında kalmış gibi" hüzünlü... Onu bu halde bırakamam , asla bırakamam. Önce kendisine sesleniyorum:
Değerli öğrencim, daha önünde yıllar var...
Fırsatlar var...
Genç yaşın var...
Seçeneklerin var...
Hakların var...
Mazeretin var...
Sayın veliler, başarısızlıkta çocuğunuz en son sorumludur. Ona gelinceye kadar birçok faktör başarıyı etkiler. Sosyal havanızı öne çıkararak çocuğunuza yüklenmeyiniz. Her çocuğun, aynı zekâ düzeyinde olmadığını, aynı konuyu bir öğrenci kolaylıkla kavrarken, bir başkası uzun çalışma sonunda kavrayabilir, bazen de hiç kavrayamaz. Bu doğal yapıya dikkat etmeden yapılacak yargılamalar çocuğunuzu daha da başarısız kılabilir.
Unutmayalım ki; Bir çocuk:
1- Doğumla birlikte getirdiği zekâ düzeyinin,
2- Ailede gördüğü huzur ve güvenin,
3- Tüm çevre koşullarının,
Ortak ürünüdür.
Bir suçlu aranacaksa, çocuğunuzdan öncekilerin peşine düşmenizde sayısız yararlar vardır. Onların mutsuzluğunu alevlendirmek hiçbir işe yaramayacaktır.
Tembel...
Gözüme görünme ...
Bu ne rezalet...
Ele güne bakamaz oldum...
Ailemize yakıştı mı?
Seni adam edemedim...
Verdiklerim, gözüne dizine dursun...
Yine yıktın bizi...
Yine yaktın bizi...
Utanmadın ...
Beyinsiz....
Çalışmadın...
Okuldan kaçtın...
................................................
Ve banzeri sözleri, büyük bir öfke ile çocuklarımıza yönelteceğiz. Artık onların da kaçacak yerleri kalmadı. Bilgisayar aracılığı ile veliler notları öğrenebiliyorlar. Sahte karnelerle sağlanacak geçici mutluluklar da sınırlanıyor.
Resimdeki "HÜLYA" kızımızın haline bakınız...? "Dünya yıkılmış da altında kalmış gibi" hüzünlü... Onu bu halde bırakamam , asla bırakamam. Önce kendisine sesleniyorum:
Değerli öğrencim, daha önünde yıllar var...
Fırsatlar var...
Genç yaşın var...
Seçeneklerin var...
Hakların var...
Mazeretin var...
Sayın veliler, başarısızlıkta çocuğunuz en son sorumludur. Ona gelinceye kadar birçok faktör başarıyı etkiler. Sosyal havanızı öne çıkararak çocuğunuza yüklenmeyiniz. Her çocuğun, aynı zekâ düzeyinde olmadığını, aynı konuyu bir öğrenci kolaylıkla kavrarken, bir başkası uzun çalışma sonunda kavrayabilir, bazen de hiç kavrayamaz. Bu doğal yapıya dikkat etmeden yapılacak yargılamalar çocuğunuzu daha da başarısız kılabilir.
Unutmayalım ki; Bir çocuk:
1- Doğumla birlikte getirdiği zekâ düzeyinin,
2- Ailede gördüğü huzur ve güvenin,
3- Tüm çevre koşullarının,
Ortak ürünüdür.
Bir suçlu aranacaksa, çocuğunuzdan öncekilerin peşine düşmenizde sayısız yararlar vardır. Onların mutsuzluğunu alevlendirmek hiçbir işe yaramayacaktır.