- Kategori
- Güncel
Karnelerini Alan Çocuklarımız Yaz Tatilini Nasıl Değerlendirmeli?

Bir eğitim öğretim yılı daha sona erdi. Yaklaşık üç aylık bir süre öğrenciler okuldan uzakta kalacaklar. Ben de dâhil olmak üzere tüm velilerin ortak sorunu bu üç ay boyunca çocukları uygun şeylerle oyalayıp, geleceklerine uygun donanımlar hobiler kazanmalarını sağlasak ve bunu nasıl yapsak? Bu gerçekten de zor bir konu. Çünkü çocuğun ilgisini diri tutmak, nitelikli bir şekilde oyalamak, dinlenmesine yardım etmek, dinlenirken eğleneceği birtakım faaliyetler yapmasına yardımcı olmak gerek. Ama nasıl?
Aileleri basitçe gruplandırırsak hata etmiş olur muyuz? Birincisi; ailece zengin olanlar. Doğuştan şanslılar. İkinci grup maddi imkânı yeterli olan ama potansiyel olarak kendine yeterli olup, maddi gücü kendine yeterli olanlar ancak çocuklarına yeterli olmayanlar. Üçüncü grup da ailenin maddi imkânlarının az hatta çok az olduğu, çocuk da dâhil hayatta kalmak için çalışmak zorunda kalanlar. Birinci grup doğuştan şanslıyken, aile çocuğuna her türlü sosyal imkânı sağlamaya elverişli olanlar zaten böyle yazıları okumazlar. Belki de ben öyle düşünüyorumdur. Bir insan maddi olarak birçok şeye sahip olması belki de şanssızlık olarak da değerlendirilebilir. Çünkü kendi başarması, gerçek başarıyı kendi başına tatması, kendini gerçekleştirmesine uygun bir ortam asla olmayabilir. Aynı şekilde bazı bilinçli aileler ne kadar zengin olsalar da katı disiplin ve çalışma felsefeleri dolayısıyla çocuklarını mirasyedi olarak değil de gerçek patron adayı olarak yetiştirebilirler. Buna örnek Pegasus Hava Yolları’nın sahibi Ali Sabancı’nın hayat hikâyesidir. Ancak baştan da belirtildiği gibi üst taraflarda yaşayan kartalların hayatını bizlerin doğru analiz etmesi mümkün değildir ve gerçekte de bu yazının konusu zengin çocukları değildir.
Bu yazıda; Türkiye’nin ortalama ve ortalamanın altına sahip aileler ve çocuklarının yaz tatillerinin nasıl değerlendirilebileceğine dair fikirler ortaya konacaktır. Aileler geçimlerini sağlayabilmek için çalışmak zorundadırlar. Her ne kadar öğrencilerin üç aylık bir tatili olsa da çalışan velilerin, aile bireylerinden en az biri çalışan ailelerin böyle bir tatil lüksü olamaz. Çünkü hiçbir meslek dalında üç aylık yaz tatili olması mümkün değildir. Öğretmenlerin bu konuda adları çıkmış olmakla birlikte onların tatillerinin nedeninin de öğrencilerin tatil yapması olduğunun altını dikkatle çizmek lazım. Kaldı ki, okul kapandıktan sonra iki, Eylül ayında okul açılmadan önce iki olmak üzere toplam yıllık dört haftalık seminer programları sebebiyle tatil süreleri asla üç ay değildir. Devlet; “maaş veriyorum, boş bırakamam” diyorsa teknik olarak buna hiçbir öğretmen karşı çıkamaz. Kaldı ki günümüz koşullarında bu neredeyse hiç mümkün değildir!
Yaş grupları itibariyle ortaokul ve altındaki öğrencilerin spor, yaz eğitimi, hobi çalışmaları çocukların öğrenme faaliyetleri ile ilgili olarak beynin çalışır vaziyette olması daima iyidir. Beyin çalıştırılırsa, çalışan demir pas tutmaz misali beyin uyku moduna geçirilmemiş olur. Beyin uyku moduna geçerse tekrar uyandırılması gerçekten de zordur. Bu durum okul açılınca da uzun süre devam edebilir. Ben şahsen yaz aylarının bir kısmını Kuran Kursları ile doldurmayı tercih ettim. Bu bazen cami olurken, camilerde istenilen ivme kazanılmadığından yaz okulu ile çocuklarımın böyle bir faaliyete katılmasını ve ileride bir baba olarak yapabileceğimi yaptım diyebilmek için de bu yolu seçmiş olabilirim. Maddi gücüm yettiğince; futbol, basketbol ve yüzme gibi sporlarla birlikte müzikle ilgili bir enstrüman kullanması için gerekli çalışmaları yapmaya, yaptırmaya çalıştım. Belki iyi yapmışımdır, belki de kötü.
Günümüzde gençler nitelikli faaliyetlerle meşgul edilmezlerse onları ailelerin meşgul etmesi mümkün değil. Doğal olarak en fazla oyalandıkları iki alan günümüz gençlerinin zamanını alıyor. Bunlar; cep telefonları, tabletler ve tabi ki bilgisayarlar. Öğretmenlik hayatım boynuca vardığım sonuç; sınıf tekrarı yapan öğrencilerinin neredeyse tamamının teknolojik oyun bağımlılarından oluşmasıdır. Bilgisayar ve sanal dünya öğrenciyi gerçekten koparırken, aynı zamanda bir takım fiziksel hastalıkların da en büyük nedeni olmalı. Ben bu konuda uzman değilim ama teknoloji ve teknolojiye bağlı oyuncakların gözlere ve kulaklara büyük zarar verdiğini, kamburluğa neden olduğunu, obeziteyi artırdığını gözlemleyebiliyorum. Bu konuda bilgisayarların mutlaka şifreli olması ve bu şifrenin asla çocuğa verilmemesi, yapılabiliyorsa günde bir saatlik bir oyun oynamasının sağlanması faydalı olacağı kanaatindeyim. Ben öyle tercih ediyorum.
Aileler işleri gereği çoğu zaman çocuklarını da işlerinde değerlendirebilirken, bu imkândan herkes faydalanmaz. Çünkü kendisi hâlihazırda ücretli çalışandır ve çalıştığı yere çocuğunu götüremez. Esasında yoğun çalışma koşullarına sahip bu kesimin çocukları üzerinde ciddi riskler vardır. Köyde yaşayan bir aile çocuğunu aile işlerinde çalıştırabilir, küçük esnaf çocuğunu kendi yanında işe götürebilir. İnşaat işçisi bir baba özellikle erkek evladını yanında çalıştırabilir, maddi durumu kısıtlı olan bir aile çocuğuna su sattırabilir, çıraklık yaptırabilir. Bu tip faaliyetler kesinlikle küçümsenecek faaliyetler değildir. Çocukların kendilerini gerçekleştirmeleri, gerçek hayata adım atmaları, emeğin ve paranın değerinin doğru takdir edilmesi için büyük bir fırsattır. Okunulan onca okullar, alınan onca eğitimlere rağmen birçok insanın hobilerinden gençlik yıllarında edindiği tecrübelerden hayatlarını kazanmaktadır. Bu rakam gerçekten de inanılmaz seviyede yüksektir. Memur ve ücretlilerin çocuklarının aynı imkâna sahip olması neredeyse imkânsızdır ve bu durumda çocuğa atıl bir zaman kalmaktadır. Alınan onca eğitime rağmen bazen çocuklar kendilerini gerçekleştirme imkânından yoksun oldukları için gerçek yaşantılarında sıkıntı yaşayabilmektedir.
Diller döner, nasihatler verilir. Gerçekten de hayatta yapılabilecek en kolay şey, hüküm vermek, nasihat vermektir. Yap demek kolay, yapmak zordur. Tavsiyelerim ukalalığım olarak algılansın istemem, neticede çocuk da çocuğunuza ne yaptıracağınızı, yaptırmayacağınızı sizler daha iyi takdir edersiniz. Çünkü dünyaya getirebileceğiniz en değerli varlıklarınız çocuklarınızdır.