- Kategori
- Güncel
Katliam insanlık katliamı, Kürt-Müslüman değil

Arakan, Kobane
Arakan... Kobane...
Acı, çok acı. Derin bir acı. İnsan, insanlığı öldürüyor. Her geçen gün biraz daha yaşanmazlaşıyor bu gezegen. Ve unutuluyor vicdan, hesap günü. Ama ben bu yazımda bundan bahsetmeyeceğim. Daha can yakıcı bir konu var. İzninizle,
Ülkemin vatandaşının yüreği sahte ve eksik bir samimiyetle dolmuş ne yazık ki. Anlam veremiyorum. Kobane için gösterilen hassasiyet neden Arakan içinde gösterilmiyor? Irkçılığa, Faşizme karşı direniş içinde olan milletim neden Kobane için döktüğü göz yaşının onda birini Arakan için dökmüyor? Mevzu Müslümanlık yahut Kürt/Türk ayrımı değil. Mevzu İNSANLIK. Mevzu ölen her masum insanla birlikte insanlığında içten içe yok oluşu. Yazacaklarım belki biraz olsun katledilenlerin kim olduklarını değilde insan olduklarını hatırlatır.
Kobane ile başlayalım,
Kaos ve kargaşa Haziran 2011'den beri hakim o coğrafyaya. Halk kime veya neye inanıp güveneceğini şaşırmış. Ve masumların ölümü Temmuz 2012'de geldi Kobane'ye. Evet biz o zamanlar pek ilgili ve olaya duyarlı değildik. Ta ki Ekim 2014'e kadar. Bir halkın başına gelebilecek herşey ne yazık ki bu bir ay içerisinde geldi. Ayrı ayrı bir çok patlama ve katliam sebebiyle tam 412 masum insan hayatını kaybetti. Bir ay içerisinde 140 bin masum topraklarını terketmek zorunda kaldı. Şehirde masumlarıyla birlikte öldü.Dünyanın sayısız ülkesinde protestolar yapıldı. Sadece Türkiye'de 35 vatandaşımız ve insanımız hayatını kaybetti. Birçok ilde sokağa çıkma yasakları getirildi. Bir ara barış sağlanmış ve halk geri topraklarına dönmeye başlamışsada, terör geri döndü geçtiğimiz günlerde bu coğrafyaya. Ve birkaç gün içinde 146 masum insan hayatını kaybetti. Hem geçtiğimiz yıl hem geçtiğimiz günlerde ki olaylarda, hayatını kaybedenlerin büyük çoğunluğu kadın ve çocuklardı ne yazık ki. Ölüm hala Kobane'de. Vahşet, kaos, katliam hala Kobane'de.
Gelelim Arakan'a,
Haziran 2012'de 3 Budist rahibin bir Burmalı kadına tecavüz edip, öldürüp, sonrada kadının cesedini bir Müslüman kenti olan Rohingya yakınlarında bir köye bırakıp kaçtılar.Cesedin bulunmasının ardından yetkili Budist Rahipleri ve Burma Hükümet yetkilileri kadının başına gelen hadiselerden Müslüman halkı sorumlu tuttu. 3 Müslüman genç tutuklanıp vahşice dövülerek öldürüldü.Böylece hükümet bir iftira vasıtası ile Müslümanlara karşı katliamı başlatmış oldu.
Sonra neler mi oldu?
Haziran 2012'de 4 Milyon olan Arakan nüfusu bugünlerde 600 bini geçmiyor. Çocuklar ve yetişkin erkekler sorgusuzca, kadınlarsa defalarca kez tecavüze maruz bırakıldıktan sonra öldürülüyor. Ölüm sayısını net olarak bilmek mümkün değil. Gelmiş geçmiş en büyük katliamlar arasında gösteriliyor ve bitecek gibi de durmuyor. Ölümlerin 500 bin civarı kaçıp kurtulmak isteyenlerden oluşuyor. Kaçıp kurtulabilenlerin sayısı ise 2015 Mart kayıtlarına göre 80 bin civarında.
Kobane ve Arakan'da bunlar olurken Dünya ne mi yapıyor ? Kabuğuna çekilmiş izliyor. Türkiye Cumhuriyeti vatandaşları olarak Kobane konusunda çok hassasız tamda olmamız gerektiği gibi. Gözlerimizin önündeki vahşete en azından tepkimizi göstererek, sosyal medyanın gücünü kullanarak baş kaldırıyoruz. İçimiz yanıyor, üzülüyoruz birçoğumuz ağlıyoruz. Peki ya Arakan için? Öyle değilse neden ? Bir düşünmek lazım.
Vedat Seymen Küçük
The Veseka!