- Kategori
- Eğitim
KATSAYI KİMİN MESELESİ?

Karmaşıklaşan sorunun çözümü de karmaşık mıdır?
Meslek liseleri ülkemizde çok da itibar görmeyen daha çok akademik başarısı düşük öğrencilerin “aman bir mesleği olsun, nasılsa okuyamayacak “diye gönderildiği alternetif ancak itilmiş bir okul türüdür.
Genel kanı buraya giden çocukların kafası çalışmaz, bunlardan başka bir şey olmaz, bari elinde bir mesleği olsun felsefesi ile ikinci kademe sonunda sağdan soldan “bir bilenin” yönlendirmesi ile gidilen okullardır. Oysa bu okullar gerçekten iş hayatına çok önemli katkı sağlayan,mezuniyetten hemen sonra bir işe girip çalışabilecek bir formasyon sağlayan/sağlaması beklenen ülke iş gücü için önemli bir okul türü olmalıdır.
Avrupa ‘ daki mesleki eğitim %70 düzeyindeyken ülkemizde %30-35 düzeyindedir ki…Bu da üniversite girişteki sorunların bir türlü çözülememesine kaynaklık eden etkenlerden biridir… Mesleki eğitimin gerekçelerine bakacak olursak; ilgili mesleği öğrenmiş ve bu mesleği uygulayabilen, işgücü piyasasında ara eleman denilen ve çok ihtiyaç duyulan elemanları yetiştirerek ekonomik sürece katmaktır.Yani meslek lisesine giden bir öğrenci, eğer bunu bilinçli biçimde gerçekleştirmiş ise; Aldığı eğitimle 4 yılın sonunda bir mesleğe sahip olacak, işe başlayacak ve kendi hayatını kazanabilecek duruma gelecektir. Yani hedefi arasında yükseköğrenim yapmak yoktur ya da azdır.
Yükseköğrenimin hedef ve amaçlarına baktığımızda ülke için gereken bilimsel çalışmaları yapacak, akademik çalışmalarda bulunacak, araştırma ve yeniliklerin peşinde koşacak akademisyenler yetiştirmektir. Yükseköğrenim hedefleri içinde meslek sahibi yapmak yoktur, akademisyen ve bilim adamı yetiştirmek vardır. Oysa ülkemizdeki realite çok farklıdır, çok büyük çoğunluk üniversiteye bilimsel ve akademik çalışmalarda bulunmak için gitmiyor…
MESLEK SAHİBİ OLMAK amacıyla gidiyor…
Meslek lisesi türleri ile ilişkilendirilecek mesleklere baktığımızda; Ticaret Meslek Liseleri;muhasebe,bankacılık sigortacılık vb… Endüstri ve Teknik Meslek Liseleri; elektirik,elektronik,bilgisayar donanım,yazılım,inşaat, Sağlık Meslek Liseleri; hemşirelik,laborantlık, ortapedik cihaz bakımı vb İletişim Meslek Liseleri, kameraman,ses teknisyeni,sayfa sekreteri vb. Öğretmen Liseleri öğretmen Kız Meslek Liseleri;çocuk bakımı,moda tasarımı,büro yönetimi vb. ,ekonomik ve toplumsal ihtiyacı karşılamaya yönelik mezunlar vermek amacıyla kurulmuş okullardır.
ftp://dokuman.osym.gov.tr/2007/OSYS_KILAVUZ/10.pdf
Beklenen bu liseleri bitiren gençlerin meslekleri ile ilgili bir iş bularak çalışması ya da 4 yıl temel eğitimlerini aldıkları alanda bir yükseköğrenim kurumuna devam etmesidir… Ben eğitimcilik hayatımda çok başarılı olmuş özellikle teknik lise öğrencisi ile karşılaştım… Bu öğrenciler son derece zeki, çalışkan, alanlarına hakim ve başarılı gençlerdi… Örneğin elektronik bölümünde okuyup 4 yıl elektronik ile ilgili çok önemli alt yapı kazanan bu öğrenciler,elektronik mühendisliği tercih edemiyorlardı..
Düşünebiliyor musunuz;4 yıl eğitim alarak bu alanın tekniker seviyesinde her türlü konusuna hakim olacaksınız, akademik başarınızda olanak tanımasına rağmen eğitim aldığınız alanla ilgili bir yükseköğrenim yapma hakkınız olmayacak… Bu durum gerçekten zalimce…
Dikkat edilmesi gereken üç nokta var… Mesleki eğitime yönelişin ne kadar sağlıklı olduğu ;15 yaşında bir öğrencinin kendini ne kadar tanıdığı, geleceğine yönelik hedeflerine uygun bir okul olup olmadığı vb. çok önemli aslında bu işin kilit noktasında ki kısım budur.Eğer bu yöneliş sağlıklı ve bilimsel yollarla yapılırsa zaten kendine uygun bir mesleki eğitim alan genç için önemli bir sorun yoktur. Yapılması gereken tek düzenleme mesleki eğitim almış öğrencilerin kendi alanlarının devamı olan yükseköğretim programlarına devam edebilme şansının verilmesidir. Yani elektronik okuyan bir genç, gücü yetiyorsa elektirik-elektronik vb mühendisliklere gidebilmelidir. Ya da gazetecilik okuyan bir genç gücü yetiyorsa İletişim fakültesine girebilmelidir…
İkinci nokta ise; mesleki eğitimin amacı ve işlevini doğru anlaşılmasıdır. Mesleki eğitimin temel amacı meslek kazanmak olduğuna göre bu eğitimin sonraki aşaması üniversite değildir… Bu bilinçle, bunu bilerek mesleki eğitim seçeneği değerlendirmelidir…
Üçüncü nokta ise meslek liseleri amacı ve işlevi gereği müfredatlarında meslek dersleri ağırlıkta kültür dersleri azınlıktadır. Bu okullarda okuyan öğrenciler 9. sınıfta tüm liselerle aynı ders saati ve aynı derleri görmektedirler.10. sınıftan itibaren meslek derslerinin ağırlığının artmasıyla mesleki eğitim almaktadırlar.İşte üniversiteye giriş konusundaki zorluk ise burada başlamaktadır.Bu öğrenciler bir mesleği öğrenmek için devam ettikleri ortaöğrenimlerinde üniversiteye giriş için gereken akademik alt yapıya sahip olamamaktadırlar,zaten olmaları da gerekli değildir. Yani bu çocuklar için yapılacak değişiklik teorik olarak verilmiş hak olmakla beraber küçük başarılı,farklı hedefleri olan öğrencileri ilgilendirmektedir….
Tam bu noktada tek ayrıcalığa sahip olan okul türü İmam Hatip Liseleridir.
Milli Eğitim Temel Kanunu, Madde 32 – İmam - hatip liseleri, imamlık, hatiplik ve Kur'an kursu öğreticiliği gibi dini hizmetlerin yerine getirilmesi ile görevli elemanları yetiştirmek üzere, Milli Eğitim Bakanlığınca açılan ortaöğretim sistemi içinde, hem mesleğe hem yüksek öğrenime hazırlayıcı programlar uygulayan öğretim kurumlarıdır. Bu liseye giden öğrenciler meslek dersleri dışında aldıkları seçmeli kültür dersleri ile üniversiteye giriş konusunda ciddi bir şansa sahiptirler.. Bu okulda okuyan pek çok öğrencinin önemli hedef alanları ve şanslarının olduğu alanlar ise hukuk, kamu yönetimi, işletme vb üniversite bölümleridir.
Bu nedenle meslek liseleri üzerinden İmam Hatip Liseliler için hak sağlama çabası sadece işin içinde olmayıp, bilmeden ahkam kesenlerin işi olabilir…
Eğer İmam Hatip Lisesi öğrencilerinin yüksek öğrenime geçişi isteniyorsa ilgili madde üzerinden okul statüsü değiştirilerek yapılabilir…
O halde KATSAYI KİMİN MESELESİ?