- Kategori
- Siyaset
Kayboldular!...
Sayın okurlarım; Değişen ne var Allah aşkına söyleyin..
Anayasa Mahkemesi Başkanı Haşim Kılıç, yargıda olup bitenleri eleştirdiği zaman Başbakan suratını asıyor, tepkisini konuşma biter bitmez ayrılarak gösteriyor.
Danıştay Başkanlığı’nda tören düzenleniyor, Türkiye Barolar Birliği Başkanı Prof.Dr. Metin Feyzioğlu konuşuyor, Türkiye’nin yargısının nereden nerelere geldiğini özetliyor. Başbakan oturduğu yerden “edepsizlik etme” diyor.
Biliyoruz ki, Yargıtay ve Danıştay toplantılarında bundan böyle Türkiye Barolar Birliği Başkanı’nın konuşmasına artık izin verilmeyecektir…
Feyzioğlu konuşmasını bitirmeden salondan ayrılırken, başta Cumhurbaşkanı Abdullah Gül ve yanındaki bakanlara “hadi gidiyoruz” deyip hep birlikte salondan ayrılışına tanık olunuyor.
(Bu harekette Cumhurbaşkanına yakışmadı.) Derim ki ;Cumhurbaşkanı olacak kişi her şeyden önce sakin, soğukkanlı, bilge bir kişi olmalı, yalnız kendi yandaşlarını değil, tüm ulusunu sevmeli, kucaklamalı…
Tayyip Erdoğan ‘ın, Çankaya’ya çıkarsa böyle olabilir mi?
Öfkesini kontrol edip, tüm yurttaşlara sevgi ile yaklaşabilir mi?
Açık söyleyeyim, ben böyle bir ihtimali zayıf görüyor, "huylu huyundan vaz geçmez” diyenleri haklı buluyorum.
Ülkemizdeki konuşma özgürlüğü, Tayyip Erdoğsn ‘ı övdüğünüz, yalakalık yaptığınız sürece sonsuzdur. O zaman kıymetlisiniz. Onu eleştirenler, yandı demektir.. Almanya Cumhurbaşkanı bile olsalar paparayı yerler!
Yazık ki bizim güzel ülkemiz bu durumlara sokuldu..
Başbakan kendini Meclis salonunda zannedip ayağa kalkarak “Bu kadar da edepsizlik olmaz ki” diye saydırmaya başladı!.. Feyzioğlu da anında, “Edepsizlik yapan ben değilim” dedi!.. Böylece edepsizin kim olduğu ortada kaldı!..(Edepsizi ben biliyorum)
Barolar Birliği Başkanı’nın konuşması siyasiymiş, yasal hakkı yokmuş vesaire… Bunların hepsi demokrasi hazımsızlığı!..Uzun uzun anlatmaya gerek yok!.. Ne var ki, ülkenin Başbakanı olan şahsın fıtratında bu var!.. Mısır’da ölen genç kız için ağıt yaktı!.. (Yahuu bana ne Mısır dan) Kendisi, karısı, çocukları maaile ağlayıp burnunu çekti!.. Havaya dört parmak kaldırarak Rabia işaretini partisinin simgesi yaptı!.. Mısır’da, Suriye’de, Somali’de, ölenlere ağladılar, Soma’da hayatını kaybedenler ve onların yetimleri için gözlerinin nemlendiğini bile görmedik!.. Ben görmedim. Emine hanım ile kızı Sümeyye ve Bilal ortadan kayboldu!.. (Bu arada diğer oğul altıncı ( 6 ) büyük gemiyi almış .Gazete haberi )
Rahmetli Özal’ın eşi Semra Hanım ve rahmetli Bülent Ecevit’in eşi Rahşan Hanım o yaşta bile Soma’ya giderken, dünyada ayak basmadığı yer bırakmayan Emine hanım sırra kadem bastı!.. En ufak bir üzüntü belirtmediler!..
Somali’deki zenci çocukları kucaklarından düşürmediler.. Ama.. Soma’daki kömür karası yetimlerin yüzüne bile bakmadılar!..
Yüce Allah herşyi görür ve defterine yazar. Bu da biline..
ozcanvural33@hotmail.com