​ Kaygılar ekledim sevgilerime / Dünya / Milliyet Blog
Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

13 Haziran '07

 
Kategori
Dünya
 

Kaygılar ekledim sevgilerime

Merkezi, Londra’da bulunan Uluslararası Stratejik Araştırmalar Enstitüsü’nün hazırladığı, 2007 yılını kapsayan Askeri Dengeler raporunda: Türkiye’de halen etkili olan, PKK terör örgütüyle ilgili ayrıntılı bilgiler veriliyor. Uzaktan kumandalı, model uçaklarla saldırılar planlandığı, önemli istihbarat olarak bu raporda belirtiliyor. İlginç, düşündürücü: Söz konusu model uçakların, İsrail yapımı olduğu ve 10 kilometreden daha uzak mesafelerden bile kontrol edilebildiği bilgisi veriliyor. Raporda: Örgütün, sürekli silah yenilemekte olduğu uyarısı yapılıyor.

Bu anlatımlardan anlayabiliyoruz ki, problemin çözümü uzatılıyor. Kaç yıl daha uzatılacağını, mevcut İngiltere ve ABD yönetiminin arkasında bulunanlara sormak gerekiyor ama onlara ulaşmak olanaksız. Mars gezegenine gitmeye benziyor. Geriye sağlam dönemeyebilirsiniz.

Hangi ülkenin, hangi ülkeye karşı nasıl bir tavır alacağı, hangi ülkeler arasında kalıcı bir düşmanlığın başlatılacağı gibi karanlık planlar, belirli tarihlerde yapılan basına kapalı toplantılarda, organize ediliyor. Öteden beri, Avrupa’daki büyük mason localarında çok gizli kararlar alınıyor. Masaya yatırılan bir ülkenin iç organları ve misyon sorumluları, gelecek zamanlar için, inceleniyor. Sahneden silinecekler, müzeden gün ışığına çıkarılacaklar görüşülüyor.

Emperyalizm kudurdu diyebiliriz. Ulus devletlerce önünün tıkandığını düşünüyor. Yoksul halkları acımasızca eziyor, birbirlerine kırdırıyor. Hedef seçtiği devletlerin en hassas kurumlarına saldırıyor ( din, ordu, yargı ).

Yaşamımıza yerleşen yanlış bilgilerin ve dış uyaranların nereden geldiklerine dair yapılan açıklamalar komik, saçma. Fakat alınan bu bilgiler, güçlenerek etkilerini sürdürebiliyorlar. Acı olan: Eğitimi zayıf insanların, çürümüş fikirlere inanmaları. Üzerinde düşünüp özgürce karar aldıklarından mı, yoksa girdikleri atmosferde yakalandıkları elektrik akımının etkisinde kalarak boyun eğmelerinden mi ( psikoloji penceresinden incelenebilir ) ?

Televizyondaki bir haber nedeniyle, yaptığım işi yarım bıraktığım, iştahla yediğim yemeğin boğazıma takıldığı, gözlerimin dolduğu, sinirlerimin bozulduğu çok oldu. Bazı haberlerin dağıtımını doğru bulmuyorum. Ekonomik problemler, ruh hastalarının işlediği suçlar, bu kadar tırmalayıcı biçimde sunulmamalı. Ayrıca, batı ülkelerinin televizyonlarına baktığımızda: Hükümet ya da parti temsilcileri, her gece ekranda konuşmuyorlar, konuşmazlar. Devletin yüksek makamında oturanların konuşmaları, kısa, düzeyli geçer.

Bizdeki tekelleşmiş medya: Toplumun; neyi, nasıl düşünmesi, istemesi ya da reddetmesi yönündeki çalışmalarında çok başarılı. Çünkü bir başlık, bir fotoğraf, çok şey demek. İnsanların sakin dünyalarını bir anda alt üst edebilecek kadar sarsıntı demek. Böylelikle güçlü zeminler kuruluyor ve saf düşünceler boğularak, hazırlanmış bir kalıba sokuluyor.

Irak Devlet Eski Başkanı ile ilgili yorumlar ne kadar belirgindi. Günlerce, elinde tüfekle havaya ateş ederken çekilen görüntüler verildi. Saddam: Purosu, fötr şapkasıyla, tehdit eden, gösterişli bir kovboy gibiydi. Unutmuş olamayız, üzerinden çok geçmedi çünkü. Komşumuzu aşağılayan, çöplüğe çeviren gelişmiş ülkeler, aslında insanlığın kaderiyle oynadılar.

Küresel ısınma felaketi kapıdaymış. Yıllardan beri füze denemelerini biz mi yaptık, yerküreyi biz mi ısıttık ? Barışçı, demokrat görünümlü canavarların işleri. Nolderun şöyle diyor: Hiç bir şey insan kadar yükselemez ve onun kadar alçalamaz.

Gençlerimiz, teknoloji araçlarından yağan negatif yağmurları sünger gibi emiyorlar. Saf zihinlerine giren tehlikeli duygular, olası bir saldırı nedeni aslında.

Yoğun düşüncelerin meydana getirdiği formlar, şuur alanında yaşam buluyor. Beslenmeye devam ederse, güçleniyor, netlik kazanıyor ve bir basınç oluşturuyor. Karakter, vicdan gibi değerlerde eksiklik varsa, bu basınç, şiddeti zorunlu kılıyor ( elektriğin boşalması ). Çıkarlarının zedelendiğini, zenginliklerini kaybedeceğini düşünen insanlara ya da topluluklara göre saldırı: Normal bir tepki. Düşünceler, hangi aktif noktadan besleniyorsa, dayatma altındaki insanlar, o sıcak akımın oyuncuları oluyorlar.

Basit, günlük tüketim programlarımıza, kendi varlığımızı kendi ellerimizle çivilersek; doğadaki yerimizi hissedemeyiz. İnsan gibi yaşamak, insan gibi ölmek için, kendimizi iyi tanımak, bizi kurban edebilecek duyguları keşfedip sorgulamak zorundayız.

Her geçen gün, tahrik edici, denge bozucu, öfkeyi harekete geçirici titreşimler çoğalıyor. Gerilim, stres bizi bitkin düşürüyor. Gereksiz hastalıkları çağırıyoruz. Hızla geliyorlar, ruhumuzu tartaklayıp gidiyorlar. Sağlıklı yaşamanın keyfini bırakıp başka ölçülere göre yaşadığımız için sıkıntılarımız hiç azalmıyor.

Claudius

TYRANNOS Edebi Ürünler
İzinsiz kopyalanamaz - çoğaltılamaz
 
Toplam blog
: 56
: 334
Kayıt tarihi
: 12.06.07
 
 

İzninizle hayatıma dair satır başlarını aşağıda sunuyorum. Yolunuz düşerse günün birinde beklerim. ..