​ Kaza 'geliyorum' diyor / Gündelik Yaşam / Milliyet Blog
Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

29 Temmuz '13

 
Kategori
Gündelik Yaşam
 

Kaza 'geliyorum' diyor

Kaza 'geliyorum' diyor
 

Arabayla trafiğe çıktığımda, gideceğim yere, sağ salim varabilmek için,

neredeyse” adak” adayacağım.

Derler ki, Kaza sebepleri; Aşırı hız, dikkatsizlik vb. kuralların ihlalindendir. Doğrudur; Bunun içinde ben, şahsen bütün kurallara uymaya çalışırım. Uyma amacıyla da, belli bir hızla giderim. İçim rahattır. Fakat arkadan seyreden araç, öyle bir yakın takibe başlar ki, beynimde, kurallar gelgiti oluşur. Mecburen hızlanırım. Huzursuz olarak atlattığım bu durumdan çıkınca ise, iç sesime kulak vererek yavaşlar, öndeki araçla olan güvenli mesafemi(saate 100km/sn 50 metre) korumaya çalışırım. Tam Huşu içinde giderken, sabırsız bir sürücü takip mesafeme girer. Ümidimi kaybetmem. Uymalıyım derim, kurala, kurallara. Bu amaçla, Uygun durumda, aradaki davetsiz misafirden kaçarım.

Derken, trafik ışıkları görünür. Bir korku sarar içimi.

Rengi zar zor fark edilen ışığın, kırmızı olduğuna kanaat getirince duracağım;

Ya arkadaki?

Işığın rengini seçebildi mi?

 Duracak mı?

Tamam; Bunu da atlattım, Rahat bir nefes aldım, Kurallar işliyor diyorum.

Nerde... Bir bakıyorum, Yolda bir hayvan ölüsü.  Moral sıfır. Sağ sol yapmalı, “durmamalı” derken, yine kural ihlali. Şansım, şansınız varsa karşıdan araç gelmez.

Bu kadar stres sonrası bir mola vereyim derim;  Ayaklarım açılmalı, kan dolaşımı, sağlanmalı. Bunun için,  yürüyüp hareket etmeli. Yürürüm. Basit egzersizler yapar ve kesinlikle ayakta dururum. Hep oturdum. Bacaklar, hareketsiz kaldı diye, ayakta yer ayakta içerim.(su, meyve suyu)

 Dinlenme tesisinde volta atarken, bir bakarım! Mola için arabadan inenler, en dikkat çekende” sürücü”, bir an önce oturma derdinde.

Niye ki? Zaten üç-dört saat oturularak araba sürüldü. Vücudun dinlenmesi nasıl olacak.

 Eskiden duyduğum bir söz vardır; Yorgancıya biraz dinlen demişler, hemen ayağa kalkmış; Çünkü, uzun sure aynı pozisyon, kasları yorar. Ağrılara neden olur. Bele, en fazla yükte, oturma pozisyonunda biner.

Bakarım! bir saat oturup dinlendim sananlara. Bu bilinçle yola devam edenlere. Eyvah der yola koyulurum.

Eminim emin, keseceğim bir horoz.

Evet, her an burun burunayız kazalarla.

Yine derler ki,  trafik kazalarının oluşmasının en önemli etmeni, insandır.

Bu oran ortalama yüzde %94 lere kadar çıkmaktadır.

İnsan faktörü  %66

Sürücü faktörü %27 vb.

Sorarım.” insan faktöründe ”sadece, neden? Sürenin hatası, psikolojisi, göz önünde bulundurulur.

  Karayollarında çalışanların, idarecilerinin hataları,” insan faktörü” arasında niye yer almaz.

İnsan, sadece, sürücü veya yolcumu?

Yoldaki hayvan ölüsüne ilgisiz kalan, lastik parçalarını kaldırmayan, trafik lambalarındaki ışığı, (LED olan daha fazla ışık saçar)  kontrol etmeyen, tümsek ve çukurlara ait uyarı levhalarını zamanında koymayan, İNSAN değil mi?

Niye? İnsan faktörü içinde yer almaz.

Benim kontrolüm dışındaki güvenli sürüşü sağlayan kim? Kimler? Neredeler?

Yoksa bizler miyiz? ADAK!                                                                                

 

Canan

 

 
Toplam blog
: 159
: 380
Kayıt tarihi
: 27.09.12
 
 

İktisat mezunuyum. Her alanda neden? niçin? ve nasıla odaklanarak, araştırmayı severim. Yazmak içim..