​ Kelebeğinizi alıp parka gidebilirsiniz! / Ben Bildiriyorum / Milliyet Blog
Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

16 Temmuz '08

 
Kategori
Ben Bildiriyorum
 

Kelebeğinizi alıp parka gidebilirsiniz!

Kelebeğinizi alıp parka gidebilirsiniz!
 

NŞA (Normal şartlar altında), son zamanlarda rastlamıyorum, hala var mıdır acaba okul kitaplarında, ayyy özlemişim vallaha, geceleri geç yatmamdan mütevellit sabahları kalkamam.

Uyansam bile, tuvalete gider, su içer, hop, luppadak yatak bir daha yatarım!

Nasıl olduysa artık, bu sabah yedi sularında uyanınca baktım içimde bir güç var, “Hadi kızım Maia gel bir çıkıp endam eyleyelim” dedim ortalıkta…

Evin yakınında pek çok park var ancak bir tanesine daha bir alıştık. O yol üzerinde köşede viran bir arsa var, Maia’da tuvalet belledi orasını, hoş buzdolabı poşetleri hep yanımızda Maia’nın hacetini ortalıkta bırakmamak adına, ama çok yer aranıyor şımarık alışmadığı yollarda, kokluyor, kokluyor, kokluyor…

Ihhh… Beğenmiyor! Sanırsınız ki altınlarını gömecek yer arıyor…

O yüzden de o güzergah işimize geliyor.

Çıktık Maia’cığımla sokağa, aman da hava da ne güzel, kimsecikler de yok parkta, ne çocuklar durduruyor sevelim diye, ne de hacetini bırakır mıyız acaba diye dik dik izleyenler var görünürde…

Bu arada, park çocuk oyun alanı, tenis kortu, kafeteryası, spor aletlerinin bulunduğu platform ve çeşitli çim alanlar ve oturma gruplarından oluşuyor.

Tam kafeteryanın önünden geçiyoruz evimize dönmek üzere, çığlık çığlığa bir ses ”Hanfendi!... Hanfendiiiii”!

-Buyurun hanımefendi?

-Köpekle giremezsiniz bu parka!...

-Ama, şey… Hep getiriyoruz… Üstelik dışkısını da bırakmıyoruz asla dışarıda…

-Yasak! İmza topladık biz!

-…..

-Görmüyor musunuz kırmızı tabelaları!...

-….

-Kafeteryada oturabilirsiniz ama!

-….

-Çocuklarımız var bizim!...

-Salınık bırakmıyoruz ki ama… Üstelik çocuk parkına da sokmuyoruz asla…

-Fark etmez, imza topladık biz!

Hey Allahım…

NŞA çok mülayim bir kadınımdır, empati gücüm gereğinden yüksektir, insan ilişkilerinde başarılı, kolay kolay gaza gelmeyenlerdenimdir, hele ki yoga, reiki gibi şeylerle halvet olduğumdan bu yana, hepten Özlem’ciğimin yıllar öncesinden dediği gibi, “sinirleri alınmış” bir kadınımdır hattı zatında…

Yürü kızım Maia okuyalım bakalım kırmızı levhaları yeniden…

Eee… Bilindik şeyler…

-Park içinde köpeklerin salınması

-Dışkılarının bırakılması

-Çocuk oyun parkına sokulması yasaktır!

Sabah erken kalkmak mı yaramadı bana ne, içimde ergenliğimden bu yana doğru dürüst rastlaşmadığım bir asansör, hızla yukarılara çıkıyor!

Nasıl yaptım, uyku sersemliğimden midir, nedir, anlayamadım, bir anda kendimi “Hanfendiiiii!... Hanfendiiiii!...” diye aynı tonlamayla seslenir buldum!

Hanımefendiciğimiz arabasının içinde, arabanın kapısı açık, ayakkabı değiştiriyor, işine gidecek herhalde, ama bomboş parkta beni görünce, yazık, koşturup girmiş parkın içine!

Okudum, dedim, kırmızı levhaları yeniden, bildiklerimden farkı yoktu ki!

-İmza topladık biz, çocuklarımıza zararlı köpekler!

-Ama dışkı bırakmıyoruz, oyun alanı içine sokmuyoruz, serbest bırakmıyoruz…

-Ben de severim köpekleri ama... Çocuklarımız!...

O sırada Maia havlamaya başlıyor, hanım kadınımız ise eliyle “defol” anlamına gelen kış kış işareti yapıyor, ses olarak da “Gidin!...” diyerek işarete eşlik ediyor, kaşlarının çatılması da mimik olarak destekliyor!

Nasıl yaptım, hala bilemiyorum, ama aynı kış kış hareketini yapıp,

-Ne çirkin bir hareket bu böyle!

Yüreğinde sevgi olana yakışmaz, sahi siz hayvan da sevmiyordunuz değil mi?

İnsan da sevmiyorsunuzdur muhtemelen!

Boşuna değil bu köpeğin size havlaması, insanlardan daha iyi algılıyorlar niyetin iyisini, kötüsünü…

Yok, yok!

Bir nescafe içseydim çıkmadan daha mı iyi olurdu?

Onun tarzıyla konuşmazdım en azından, hayrola ne oldu ki falan derdim, o anlattıkça, ama bir de bu tarafı var bu işin…

İmza kampanyalarını muhtemelen değiştiremezdim ama, dostane bir şekilde o zaman bu uyarının parkın tüm girişlerine asılmasını sağlayın ki bilelim diyebilirdim…

Böyle bir uyarının asılabileceğini de asla düşünmemekteyim, o başka!

Esmer, otuz küsur yaşlarında bir hanımefendinin sözlü beyanına göre:İl:İzmir, İlçe:Karşıyaka, Semt:Bostanlı…

Mevkii: Uğur Mumcu parkı…

Tüm parka köpeklerin girişleri yasaklanmıştır!

Kafeteryada oturabilirsiniz ama, köpeğiniz yanınızda…

Kuşlara, kedilere, börtü böceğe ve de kenelere herhangi bir yasak gelmemiştir hali hazırda!...

Kelebeğinizi alıp parka gidebilirsiniz mesela…


Gülgün Karaoğlu
Temmuz,16/08

 
Toplam blog
: 1269
: 1343
Kayıt tarihi
: 18.09.07
 
 

İzmir, 1963 doğumluyum. Dokuz Eylül Üniversitesi İngilizce bölümü mezunuyum ve özel bir şirkette ..