​ Kemal Kılıçtaroğlu-Avrupa’lı Sosyalistler / Siyaset / Milliyet Blog
Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 
 

Aysegül Akbay Yarpuzlu

http://blog.milliyet.com.tr/yarpuzlu

18 Mayıs '13

 
Kategori
Siyaset
 

Kemal Kılıçtaroğlu-Avrupa’lı Sosyalistler

Kemal Kılıçtaroğlu-Avrupa’lı Sosyalistler
 

Bu haftanın son yazısını, geçen haftanın yoğun gündemi içinde, kendine yer bulan bir çamur savaşına ayıracağım. Bilindiği gibi, CHP Genel Başkanı, Kemal Kılıçtaroğlu, güya, Erdoğan’ı sosyalist diktatör Esad’a benzettiği için, Avrupa Sosyalist Partisi Başkanı Svoboda ile randevusu iptal edilmişti.

Avrupa Parlamentosu ile Türkiye’deki siyasi partilerin diyalog girişimlerini zaman zaman izliyoruz. Aslına bakılırsa, Avrupa Parlamentosundaki siyasi gurupların her biri bilindiği gibi belli bir siyasi ideolojiyi temsil eden ve Avrupa Parlamentosuna parlamenter göndermeyi başarabilmiş ulusal siyasi partilerin seçilmişlerinin kendi ideolojilerinden kopmadan savundukları toplumsal kesitlerin haklarını temsil edebilmeleri için birlikte çalışılması için oluşmuş guruplar.

Her nedense, diğer partilerdense, sosyalist ya da sol ideolojiyi temsil eden Türkiye partilerinin uluslar arası girişimleri biraz daha çok gündeme gelmektedir. Örneğin, Erdoğan’ın Martin Schulz ile görüştüğünü duymasak da, CHP eski Başkanı Baykal’ın Sosyalist Enternasyonal girişimlerini daha çok duyardık.

Ancak, burada dürüst bir eleştiri yapmadan duramayacağım. Avrupa fikri oldukça derin bir tarihi, vizyonu ve idealleri olan, kendine göre aktif aktörleri ve tarihte oluşumuna imza atmış siyasi ve sosyal filozofları bulunan büyük bir çalışma alanı. Ne yazık ki, sokaktaki insan, bu büyük barış projesini derinlemesine anlamaya büyük ölçüde değer vermiyor ve medyada Avrupa adına çıkan haberlerle sınırlı bir Avrupa Birliği vizyonunun ötesinde düşünme konusundaysa alabildiğine tembel.

Kendine siyasetçiyim diyen hatta lider olan siyasetçi rozetli azınlıksa zaten başka dilleri bilmediği gibi, çok kültürlü yaşam, entegrasyon, insan hakları, özgürlükçü anayasa, ticaret kısıtlamalarının kaldırılması vb. temalarda alabildiğine duyarsız ve ilgisiz. Doğu Avrupa’dan transfer edilen ve Türk kızıyla evlenen bir futbolcu ya da, Antalya film festivaline katılan bir Türk-Avrupa ortak yapımının basın kokteyli, Türk halkının Avrupa vizyonunu tatmin etmek için fazlasıyla yeterli. Bir de arada bir hortlayan Neonaziler, Türk bakkal tacizleri ya da sınırdışı edilen vizesizler Avrupa’yı karalamak isteyen şovenlerin ekmeğine yağ sürüyor.

Bu popüler Avrupa aldatmacası içinde, şüphesiz, Avrupa idealine akademik yorum getiren üç-beş medyatik ünlü Profesör var, çoğu ilerleyen zamanla, kendini popülizmin kollarına teslim etmekten kurtulamasa da..

Fakat Kemal Kılıçtaroğlu bu tiplemelerin hiç birine uymuyor. Siz hiç Kemal Kılıçtaroğlu’nun herkesin anlayacağı, İngilizce ya da Brüksel’in geçerli dili Fransızca dillerinde bir satır bir cümle bir şey söylediğini duydunuz mu kuzum? Kemal Kılıçtaroğlu’nun, Avrupa Parlamentosundaki siyasi gurupların, siyasi entegrasyonu kolaylaştırmak maksadıyla düzenledikleri akademik toplantılarda hiç bildiri verme girişiminde bulunduğunu duydunuz mu? Zaten nasyonal sosyalist ideolojik karakteri sabit CHP’nin, yeniden tarih sahnesine çıktığı günden beri, Sevr kışkırtıcılığının ötesinde bir barışçı Avrupa siyaseti izlediğine şahit oldunuz mu? CHP başından beri Avrupa karşıtı. Dedim ya! Nasyonal Sosyalist yani NAZİ partisi. Ve bunu ilk söyleyen de herhalde ben değilim. Dayandığı ideolojinin ne olduğu da belli. 1. Dünya Savaşı yılları. Tekrar etmek bile istemesem de bu satırlarda,  düşmanlıkları köklendirmek, tam bağımsızlık zırvası altında, ulus-devlet fikrini bırakıp, ulusüstü entegrasyonu savunan Avrupa’nın federalist arayışları ve yeniden yapılanma fikirlerinin karşısında.

Kemal Kılıçtaroğlu, Sosyal Güvenlik kurumunu batırdığı yıllardan, Gandi benzetmesi desteğiyle, fakir babası rolünde sol basının desteğiyle geldiği noktadan, uluslar arası demokrasi abidesi konumuna falan yükseleceğini mi hayal ediyor Allah aşkına, birkaç sefer, dünyanın odağındaki Beşar’a bulaşık olarak.

Şimdi bakın, Svoboda, Kemal efendiyi niye reddetti?

Avrupa’lı Sosyalistler ne konuşuyor?

Ekonomi ve finans alanında; Eurozon,  finansal marketlerin regülasyonu, kredi derecelendirme kuruluşları,  büyüme ve iş piyasası, Avrupa vergi sistemi, Sosyal politika alanında, çalışanların serbest dolaşımı, Avrupa çalışma standartları, sosyal koruma, sosyal içerme,  Çevre, Enerji, Yeşil Büyüme, iklim değişikliği, Dünya siyaseti, göç ve integrasyon..

Şimdi gelelim KK’ya. Bırakın bu alanlardaki yasal uyum konusunda herhangi bir girişim başlatmak, KK’nın bu temalarda basına yapmış olduğu tek bir satır açıklamaya bile rastlamak mümkün değil. KK, günlük çamur atma, karalama ve laf ebeliği siyasetinin ötesine geçememiş bir sosyal utançtır.

Şimdi, bir sosyalist daha varsa, bu söylediklerimi uğraşmaya değer bulursa, KK’ya hatırlatsın. Ben meclisteki mail adresinin açılmadığını ve hiç okunmadığını zaten bildiğimden yazımı kendisine göndermek gereğini bile görmüyorum.

Küreselleşmeyi emperyalizm diye damgalayan, 1920 sosyalisatlerine Avrupa Parlamentosunda tabii  koltuk yok. Ne konuşacaktı ki? Önce sosyal içermenin, kimlik siyasetinden ve ulusalcılık zırvasından geçmediğini anlamaya çalışsın. Çamur savaşından vakit bulabilirse.

Aferin Svoboda.. Ben de olsam konuşmazdım.

 
Toplam blog
: 46
: 361
Kayıt tarihi
: 21.03.12
 
 

Halk Sağlığı Profesörü, Kamu Yönetimi ve Avrupa Birliği Uzmanı   ..