Kemalizm yetmez… / Siyaset / Milliyet Blog
Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

30 Mayıs '11

 
Kategori
Siyaset
 

Kemalizm yetmez…

Kemalizm yetmez…
 

Aslında…” dedi, “yanlış düşünüyorsun.” 

Bu gericilere karşı mücadele ederken Atatürk bayrağı altında toplanmalıyız. Adamlar hem ülkeyi karanlığa sürüklüyor, hem de bir yandan elde avuçta olanı da satıyor.” 

Tam da bu yüzden Kemalizm bayrağında toplanmalı, bir cephe oluşturmalıyız. Sense habire araya sosyalizmi sokuşturuyorsun.” 

… 

Kemalizmi farklı yorumluyoruz” dedim. Daha sözümü tamamlayamadan, “Her şeyin bir zamanı var, şu ülkede sosyalizm olmayacağını sen de biliyorsun, ben de; yaptığın konuyu saptırmak, suyu bulandırmak” diye kestirip attı. 

… 

Sana birkaç soru sorabilir miyim?” dedim kızgın arkadaşıma, kabul etti. 

İşinden memnun musun?” dedim. 

Kim memnun ki?” dedi. 

Maaşın ne kadar?” dedim, asgari ücretin birkaç kuruş üstü bir rakam söyledi. 

Haftada kaç gün, kaç saat çalışıyorsun?” dedim. 

Pazar hariç her gün çalışıyorum. Günlük on bir saat gibi de bir mesaim var” dedi. 

Sigortan var mı?” diye sordum. 

Var tabi ama asgari ücret üzerinden” dedi. 

Normal mi bu?” dedim. 

Sen iş hayatını ne sanıyorsun?” diye çıkıştı. 

En son ne zaman izin kullandın?” dedim. 

İki yıl önce” dedi. 

Ya kullanmadığın izinler?” dedim. 

Gülümsemekle yetindi. 

Yani” dedim, “sen, üniversiteler okumuş, yabancı diller öğrenmiş, özgeçmişini sertifikalarla donatmış sen; sevmediğin bir işte, üç kuruş maaşla, haftada neredeyse yetmiş saat çalışıyor, sigortan eksik yatırılıyor bir de bunların üstüne yıllık izin haklarını bile kullanamıyor, kullanmadığın bu izinlerin ücretini de alamıyor musun?” 

Sen” dedi, “cidden kara cahilsin, özel sektörü ne zannediyorsun, ben bunlara itiraz etsem, adama dert mi, beni kovar anında yerime başkasını buluverir” 

Peki” dedim, “laikliğe dönük tehditler ortadan kalkınca, AKP devlet varlıklarını satmayı bırakınca senin bu halin düzelecek mi?” 

Ne ilgisi var?” dedi. 

Ben de bir kez daha soruyla cevapladım arkadaşımı: 

Kemalizme dayandırdığın tezlerle şu durumunu iyileştirmek için neler önerebilirsin?” 

… 

… 

Birkaç saniyelik sessizliğinden faydalanıp sözü aldım yeniden: 

Kemalizmi topyekûn bir ideoloji, kapitalizm veya sosyalizme bir alternatif olarak sunuyorsan o halde ben tam anlamıyla bir Kemalist değilim. Çünkü Kemalizm aklı, bilimi, aydınlanmayı öne çıkarmasının, ekonomide kapitalizmin pek de hoşuna gitmeyecek şekilde devletçilik modelini savunmasının yanında, emek kesimine o kesimin ihtiyacı olduğu şekilde seslenmiyor. Bunun yanında o beğenmediğin sosyalizm hem aydınlanmaya sahip çıkıyor, hem emekçinin sorunlarını birinci dereceden sahipleniyor.” 

Yani bir insanın kendisini sosyalist olarak tanımlayıp da Kemalist olmaması benim için bir sorun değildir. Ama sosyalizme yönelmemiş, sosyalist referanslardan uzak duran bir Kemalizm benim için eksiktir.” 

O halde ne diye Kemalistim diyorsun, sadece sosyalistim desene” diye araya girdi yine sabırsız arkadaşım. 

Ben” dedim, “Bu topraklarda doğup büyümüş bir yurttaş olarak Kemalizmi, emperyalizm karşısında başarıya ulaşmış ilk kurtuluş hareketi; yobazlığın, cehaletin karşısında en büyük mücadeleyi vermiş bir Aydınlanma devrimi olarak elbette sahipleniyorum. Devletçiliği ve diğer beş ilkeyi elbette olumlu buluyorum. Bu devrimleri gerçekleştirmiş olan Atatürk ile de gurur duyuyorum. Sosyalist olmam tüm bunları sahiplenmeme engel mi?” 

Daha önce yazdım bilmiyorum okudun mu ama nasıl ki yobazlığa, dogmatizme, gericiliğe karşı savaşmak gerektiğini düşünüyorsam, tüm bunları söylerken asıl düşmanın kapitalizm olduğunu da göz ardı etmiyorum.” 

Yani örneğin bilimden uzaklaşan eğitim, kapanmaya zorlanan genç kız, dini referanslara dayandırılan siyaset sorunlarını görürken; pazar mesaisinde vinç altında can veren emekçi, gerekli önlemler alınmadığı için üç kuruş uğruna madenlerde ölen işçi, patronu daha çok kazansın diye insanüstü sürelerde, insanlık dışı maaşlarla çalıştırılan üniversite mezunlarını da görüyorum.” 

Bu yüzden Kemalizmi bir aydınlanma devrimi olarak sahipleniyor ama kapitalizm karşısında bir alternatif ideoloji olmadığının altını çiziyorum. O alternatif ideoloji ise elbette sosyalizm. Gerçekten halkçı olduğu iddiasındaki tüm Kemalistlerin de bu gerçeği görmesi gerektiğinin tekrar tekrar yazıyorum.” 

… 

Hem” dedim, “Kaba bir milliyetçiliği, devlet kapitalizmini ve laikliği paketleyip ortalıkta en büyük Atatürkçüler olarak dolaşan adamlar dururken, benimle niye uğraşıyorsun ki sen?!” 

… 

Sustuk.. 

Çaylarımızdan birer yudum aldık… 

Ve seçim sonrası Türkiye’nin halini konuşmaya başladık bu kez… 

 
Toplam blog
: 74
: 1874
Kayıt tarihi
: 06.05.07
 
 

Zonguldak’ta doğdu. On altı yaşından beri çeşitli yerel, bölgesel ve ulusal gazete-dergilerde, ay..