- Kategori
- Blog
Kendi kelimizi kendimiz kaşırız.

http:// images.gittigidiyor.com Sizlerden farklı tasarımlar bekliyoruz; çiçek böcek veya FB GS vb.
Değerli yazanımız Oya Tekin Hanım bir blog yazdı.
Eline sağlık, kendilerine teşekkür ederiz.
Okuyan her Milliyetli sanırım artık acı tatlı gerçekleri gördü ve anladı.
Anlamayanlar anlayanlara zaten anlatacaklardır.
Olmadı tam tersi olacaktı; ama siz ne demek istediğimi anladınız.
Keşke: Pek sevimli bir sözcük değilse de burada lafa katılmak zorunda kaldı…
Keşke diyorum; daha önce bu tür bilgilendirme yazısı yazılmış olsaydı… Bulutların üstünde tüneyen de olmazdı.
Sevgili Oya Hanım daha önceleri neredeydiniz?
Sevinelim mi? Sevindiler mi?
Şevkler kırıldı mı? Taslar taraklar toplanıyor mu?
Bir kıpırdanma yok gibi…
Arif Öğütçü kardeşimizin düşleri devasa boyutlara ulaştı.
Kendisini uzun zamandır tanırım; mütevazı bir kişiliğe sahiptir…
Yazılarında defalarca şu plastik konusuna değinmiştir.
İsteği bir kart sadece plastik bir kart maliyeti ne ola ki…
Adı soyadı kategorisi(din mezhep hanesi olmasa da olur)adresi, bir resim; bir mühür bir imza… Al sana “Yazan Kartı”
Nerelere harcama yapmıyoruz ki...
Devede kulak kalır yazan kartının ücreti…
Ben derim ki: Bir başkasının elinden sunulanın tadı başka olur.
Biz de öyle yapalım; birbirimizin gönlüne kart basalım.
Örnek:
Sayın Ahmet Balcı Bey; kendi dizayn ettiği “Basın yazan kartını”
Sayın Arif Öğütçü’ye takdim etsin ve aynı anda; Mamut Bey: Ahmet Bey’i onurlandırsın buna paralel Arif Bey yine kendi tasarımı olan “Basın yazan kartını” kime uygun görürse ona versin.
Uygun gördüğü kişi yine kendi tasarımını Erol Işık Bey’e takdim etsin… Buraya kadar anlaşıldı mı?
Mehmet Sağlam hocamız ayırım yapmak istemediği için kendi tasarımı olan kartı kendisine taksın gibi…
Bunlar tarafımdan önerilen örnekler; siz takmak istediğinize takabilirsiniz.
Kadın yazanlarımız hemen öyle çabucak karar veremezler…
Renk desen… Giysiye uyar mı uymaz mı?
Ben Sultanıma takmak isterdim ama boyum yetişmez…
Sanırım onun zaten tek taşlı bir basın kartı olmalı…
Kuralsız da olmaz bu gibi işler…
Takmayana takılmamalı… Yazan kartı…
Takılmayana ne olacak?
Kartsız mı kalacak?
Yok, canım öyle şey olur mu?
Ya hep ya hiç…
Kısa kısa tırnaklar işe yaramazlarsa…
Protezler ne güne duruyor? Hemen devreye girerler.
Kartlı kartsız kâbuslar sona; yazanlar da muratlarına ererler.
Kaynaklar: Sayın Oya Tekin ve Sayın Arif Öğütçü
Teşekkürler
11.Şubat 2010 Perşembe
Alev Meisel İzmir’den