- Kategori
- Alışveriş - Moda
Kendin olamamak sorunu

Kimin için kendimizi kalıplara sokup ne uğruna aslında biz olmayan bir benlik yaratıyoruz. Tüm gün boyunca yüzlerimize başkalarında görmeye alışık olduğumuz maskeler takıp bir sağa bir sola hoyratça bedenimizi savurup duruyoruz. Yaşam tarzımız kendi kişisel memnuniyetimiz dışında bin bir türlü hileye ve göz yanılsamasına hizmet etmeye çabalarken tıpkı bir geminin limandan uzaklaşması gibi bizde aslında yavaş yavaş aslımıza el sallıyoruz..
Hayattın renkgarenk olduğunu akılımızdan çıkarıp popüler olana meyil ediyoruz. Kısa süreli heveslerimizle biz hariç herkesi tatmin etmeye çalışırken bir süre sonra görüntümüzün ardına o kadar sığınıyoruz ki; kendimize yaptığımız en büyük çirkinliğin farkına bile varamıyoruz. Ruhumuzu aydınlatmak yerine aydınlığa çıktığımızda beğenilen olmayı tercih ediyoruz. Bunun uğruna kimimiz moda olanı aklına kazımaya uğraşırken kimimiz bıçak altına yatıp bin bir şekle bürünüyoruz. Sonuçtan hoşnut oluyor muyuz aslında bunu bizde bilmiyoruz.
Her şeyi bu kadar çabuk ve hızlı tüketirken özünde bireysel olarak yozlaştığımızı kabullenemiyoruz. Vaktimizi tıpkı fareler gibi aslında karmaşık olmayan bir labirentin içinde çıkış yolumuzu bir parça peynir yerine birkaç modern tarzda üretilmiş elbiseye ulaşmak için harcayıp duruyoruz. Makyajsız bakkala dahi gitmiyoruz, ayakkabımızla çantamızın rengi uyuşmadığında kendimizi bir kamburdan farksız hissediyoruz, bir sezon önce alınmış bir giysiyi sonraki sezon tekrar kullanmak bizler için neredeyse bir facia ile aynı düzeyde yansımalar bırakıyor. Kaçımız dolabı açtığımızda bugün ne giysem sorusunu kendimize sormadan; elimize geçeni sırtımıza geçirip kendimizi dışarı atabiliyoruz. Biz beğenilmemekten ve dışlanmaktan o kadar korkuyoruz ki kabuğumuzun içindekini göstermek yerine sürekli kendimize yeni kabuklar arıyoruz. Salyangozlar gibi şiştikçe kabuk değiştiriyoruz asla ve asla bir kelebek gibi kozamızdan çıkmayı ve bir günde olsa hayatı tadında yaşamayı hayal etmiyoruz.
Şimdi şunu sormak istiyorum hayatımızın amacı görsel bir şölene eşlik etmekten mi geçiyor? Bu bir filmse ya da bir kare fotoğraf , ana karakterin kim olduğuna nasıl karar veriyoruz kimi taklit ediyoruz ya da neden bir başkasının öngörülerini bu kadar önemsiyoruz.