- Kategori
- Psikoloji
Kendine güvenen fareler
Yapılan bir araştırmaya göre kendine güvenen insanlar, benim gibi diğer özgüven yoksunlarına kıyasla daha uzun yaşıyorlarmış. İşin bana ilginç gelen tarafı ise benim için hazin verici olan bu sonucu öğrenmek değil, insanların yaşam süresine dair yapılan bu araştırmanın deneklerinin fareler olmasıydı . Hadi kanser ya da şeker hastalığı için denek olarak bu fare kardeşleri kullanmayı anladım da kendine güven konusu gibi psikolojik hadiselerde niye kullanıldıklarını pek çözebilmiş değilim. Belki bu itirazımın nedeni, araştırmadan çıkan sonuç ya da bir farenin bile benden bazı konularda daha üstün olduğunu anlamamın bünyemde yarattığı tedirginlik duygusudur.
Efendim deney ana hatlarıyla şöyle gerçekleşmiş; Fare kardeşlerin karşısına bir takım bilinmedik,yeni durumlar,fırsatlar çıkarmış bilim adamları; korkmadan bu yeni ortamlara dalan fare kardeşlerin, tırsıp hiç bu bilinmedik sulara girmeyeyim ben, ne etliye karışıyım ne sütlüye diyen fare kardeşlere göre daha uzun yaşadığı ortaya çıkmış.
Demek ki farenin bile kendine güveneni oluyormuş diyerek şaşkınlıklar içerisinde düşüncelere daldım o vakit. Eski ahşap bir evin çatı arasında, bir erkek farenin bir dişi fareyi görüp o anda çarpıldığını düşündüm; sonra dayanamayıp o dişi farenin yanına giderek "merhaba bağyan, eğer vaktiniz varsa sizinle beraber bir peynir kemirmek isterim, şu ilerdeki kiriş arasında "peynir dünyası" adında bildiğim çok güzel bir yer var" dediğini düşündüm.Karizmatik ve kendine güvenli fareleri düşündüm. Sonra durdum, utangaç ve özgüvensiz insanları düşündüm.
Galiba işin özü burda dedim sonra kendi kendime; o çok bilinen sözün doğruluğuna bir kez daha kanaat geitrdim; insanlar yaptıklarından çok yapmadıklarından dolayı pişmanlık duyarlarmış ve kendine güvenen fareler bana hatırlattı tekrar uzun yaşamanın olduğu kadar mutlu olmanın da sırrını; bir şeyi yapmayıp pişman olacağına onu yapıp sonuçları neyse ona katlanmalı insan, en azından sonraları neden yapmadım diye kendini kahretmemeli. Çünkü bundan acısı ve insana koyanı yoktur. Çünkü bir fırsat penceresi insanın karşısına hayatta sadece bir kere çıkar, o fırsat tek ve o ana özeldir, onu kaçırırsanız eğer bir daha yakalayamazsınız aynısını ve pencereden içeri dalmakta tereddüt eder ve kullanmazsanız onu, pişmanlığı ömür boyu bırakmaz yakanızı.
İşte bu nedenle uzun yaşıyor kendine güvenen fareler. Bir çatı arasında hayatının aşkını gördüğünde yanına gidip konuşmaktan çekinmiyor, bir labirentte farklı bir yol keşfettiğinde denemekten imtina etmiyor. Ertelemiyor hiçbir şeyi, ötelemiyor yeniyi, yaşadığı her anın eşsiz ve biricik olduğunun bilincinde hayattaki sürprizleri ve yenilikleri tüm benliğiyle kucaklıyor. Kendine güvenen fareler bazı insanlara çok güzel dersler veriyor.
Efendim deney ana hatlarıyla şöyle gerçekleşmiş; Fare kardeşlerin karşısına bir takım bilinmedik,yeni durumlar,fırsatlar çıkarmış bilim adamları; korkmadan bu yeni ortamlara dalan fare kardeşlerin, tırsıp hiç bu bilinmedik sulara girmeyeyim ben, ne etliye karışıyım ne sütlüye diyen fare kardeşlere göre daha uzun yaşadığı ortaya çıkmış.
Demek ki farenin bile kendine güveneni oluyormuş diyerek şaşkınlıklar içerisinde düşüncelere daldım o vakit. Eski ahşap bir evin çatı arasında, bir erkek farenin bir dişi fareyi görüp o anda çarpıldığını düşündüm; sonra dayanamayıp o dişi farenin yanına giderek "merhaba bağyan, eğer vaktiniz varsa sizinle beraber bir peynir kemirmek isterim, şu ilerdeki kiriş arasında "peynir dünyası" adında bildiğim çok güzel bir yer var" dediğini düşündüm.Karizmatik ve kendine güvenli fareleri düşündüm. Sonra durdum, utangaç ve özgüvensiz insanları düşündüm.
Galiba işin özü burda dedim sonra kendi kendime; o çok bilinen sözün doğruluğuna bir kez daha kanaat geitrdim; insanlar yaptıklarından çok yapmadıklarından dolayı pişmanlık duyarlarmış ve kendine güvenen fareler bana hatırlattı tekrar uzun yaşamanın olduğu kadar mutlu olmanın da sırrını; bir şeyi yapmayıp pişman olacağına onu yapıp sonuçları neyse ona katlanmalı insan, en azından sonraları neden yapmadım diye kendini kahretmemeli. Çünkü bundan acısı ve insana koyanı yoktur. Çünkü bir fırsat penceresi insanın karşısına hayatta sadece bir kere çıkar, o fırsat tek ve o ana özeldir, onu kaçırırsanız eğer bir daha yakalayamazsınız aynısını ve pencereden içeri dalmakta tereddüt eder ve kullanmazsanız onu, pişmanlığı ömür boyu bırakmaz yakanızı.
İşte bu nedenle uzun yaşıyor kendine güvenen fareler. Bir çatı arasında hayatının aşkını gördüğünde yanına gidip konuşmaktan çekinmiyor, bir labirentte farklı bir yol keşfettiğinde denemekten imtina etmiyor. Ertelemiyor hiçbir şeyi, ötelemiyor yeniyi, yaşadığı her anın eşsiz ve biricik olduğunun bilincinde hayattaki sürprizleri ve yenilikleri tüm benliğiyle kucaklıyor. Kendine güvenen fareler bazı insanlara çok güzel dersler veriyor.