- Kategori
- Felsefe
Kendini bil! Önce kendini!

Farkına varmalı insan kendinin
İnsanoğlu varlığını şu şekilde güvence altına almaya çalışmıştır; bedeninin can güvenliğini ve evrendeki yerini bilip evrensel güçlerle ilişkilerini belirleyerek elde ettiği kuramsal güvenliktir. Canının kıymetini, sağlam yapılar, savunma ve saldırı silahları yanı sıra teşkilatlar ile bilmişlerdir.
Bizim üzerinde duracağımız güvenlik, kuramsal olandır. Kuramsal güvenlik, insanın, zihinsel ve ruhsal eylemlerini ilkeler üzerine oturtarak kendine sarsılmaz bir evren tasavvuru oluşturmasıyla elde edilmiştir. Evren tasavvurunun dayandığı ilkeler, evreni oluşturan temel unsurlardan türetilmiştir. Evreni oluşturan temel unsurlar hiyerarşik bir yapıda uyum içinde kabul edildiklerinden, evren düzeninin mükemmel olduğu sonucu çıkarılmıştır. Evrenin mükemmel düzeni çerçevesinde yer alan insan ve kültürel dünya da, evrenin ilkelerine göre oluşturulmuş olduğundan, genellikle kültürel düzenin de değişmez olduğu kabul edilmiştir.
Evren tasavvurunun yapımındaki asıl endişe, insanlığın evren içerisindeki varoluşunu açıklayabilmektir. İnsanın kendini bilebilmesi, onun tarihi bir varlık olarak sürekliliğinin yaslandığı bir duvar olmuştur.
İnsanoğlu kendini anlayabilmesi, iki bilinmeyen, doğum-ölüm, arasındaki birbirini anlama çabasıdır. Buradaki iki unsur tam anlamıyla çözülemedikçe, kendisi hakkında söyleyeceklerinin aslında sınırlı olduğunun farkına varacaktır. Bu durumlarda doğum, geçmişi; hayat, nispeten; ölüm, gelecek zamanı temsil eder oldu. Bilinmeyen bir geçmişten gelip, bilinmeyen bir geleceğe giderken, şimdiyi (hayatı) yaşamak yeterince güven verici bulunmamış ki, her iki bilinmeyen de açıklanmaya çalışılmıştır. Doğum, köken çerçevesinde; hayat, tarih anlayışında; ölüm, öte dünya inancıyla temellendirilmiştir. İnsanın kendini tanıma çabası, onu, yaşadığı evreni kurmak zorunda olduğunun bilincine götürmüştür.
Rüzgar Yılmaz