- Kategori
- Ben Bildiriyorum
Kendini Tanı, Hedefini Tespit Et, Yapacağın İşi Seç

Kendini Tanı Nazan Şara Şatana
Sevdiğim işi yapıyorum Hamdolsun.
Sevdiğim işi yapıncaya kadar ömrümün büyük bir bölümünü geçirmişim. Şimdi anlıyorum bunu. Yazı yazmaktan oldum olası hoşlanmışımdır. Biliyorum gazetecilik yıllarımda sadece haber yazmak değildi benim isteğim daha çoklarını, fazlalarını yazmak istiyordum. Lakin çalışmam gerekiyordu. Bu arada da elbette biriktirmek zorunluluğum vardı. Birçok anlamda biriktirmek. En çok bilgi anlamındaydı biriktirdiklerim ki yazıya döktüğümde çaresiz durumda kalmayayım.
Hamdolsun öyle oldu.
Çalışmıyor gibi çalışıyorum. Bu da Rabbim’ in bir armağanı bana.
İki güzel kadın konuşuyorlardı ve diyorlardı ki:
Biri dedi ki:
“Çalışmaktan nefret ediyorum.”
Diğeri merakla sordu.
“Neden İşini sevmiyor musun?”
“Hayır nefret ediyorum.”
“O zaman her anında çalıştığını mı hissediyorsun?”
“Eeee zaten çalışıyorum ne hissedebilirim ki? Sen ne yapıyorsun sen çalışmıyor musun?”
“Çalışmıyorum.”
“Hadi canım sende, çalışıyorsun işte. Ben biliyorum.”
“Tamam. O zaman derinleştirelim konuyu. Sen çalıştığını biliyorsun çünkü işini sevmiyorsun. Ben çalıştığımı hissetmiyorum nedeni işimi seviyorum. Çalışıyor muşum gibi gelmiyor ki, eğleniyor gibiyim, vaktimi kaliteli geçiriyor gibiyim, her sabah sabırsızlıkla işlerimin başında olmayı istiyorum.”
“Nasıl oluyor bu peki?”
Nasıl oluyor biliyor musun? Kendimi tanımakla alakalı oluyor.”
“Yine anlamadım çalıştığım işim ve kendimi tanıma!”
“Evet aynen öyle. Ben kendimin neleri yapabileceğimi, ya da neleri sevip neleri sevmediğimi biliyordum, biliyorum. Üniversite de başka bölümü kazanmam da hedeflerimi değiştirmedi. Kendi mesleğimi yapmış olsaydım başarılı olamazdım. Çünkü bu benim sevdiğim değildi. Diplomam alınmasına alındı ve bana bir titr getirdi bu da doğru lakin ben onun getirdiği işi değil kendi istediğim işi yaptım. Meslek tercihimi kendime göre edindirdim.”
“İyide mezun oldun o işi yapmayacağım bu işi yapacağım dedin ve hemen gönlüne göre olan işi buldun öyle mi?”
“Yok öyle olmadı. Ben üniversitenin ilk yıllarından itibaren ileride yapacağım işi saptadım, gönlümün istediği işe yoğunlaştım, mezun olana kadar uzun bir süre zamanım vardı. Ve ben bütün aralarda gönlümdeki işi araştırdım, buldum, gönüllü olarak katıldım. Part-Time çalışmaya başladım. Bir çeşit iki eğitim birden gördüm. Kolay olmadı elbette, çok yoruldum ve sonunda iki yerde de istediğimi elde ettim. Artık sevdiğim işte olabilirdim. Oldum. Şimdi çalışmıyorum! Ben sevdiğim işi yapıyorum.”
“Şanslısın sen”
“Şansımı kendim yarattım. Potansiyelimi biliyordum ona göre hareket ettim.”
“Peki ben ne yapacağım.”
“Önce karar vereceksin, sonra hangi işi yapmak istediğine… Ardından hedefini tespit edeceksin, netleştirdin mi o zaman seçmiş olduğun meslek için çalışmalar yapacaksın. Bu hemen olmayacak elbette, işine devam ederken, diğer iş için gerekiyorsa eğitim alacaksın ve dahi bu konuda bilgilendiğine ikna olduktan sonra geçiş yapmak için araştırmalar içinde olacaksın. İşte o zaman yeni bir hayatın başlamış olacak. Çalışıyor gibi olmaktan vazgeçeceksin, sevdiğinle yaşıyor gibi işyerinde olacaksın.”
“Bu harika.”
“Hedefe ulaşıncaya kadar çok çalışman ve çok sabırlı olman gerekiyor. Buna hazır mısın? Hazırım.”
“İşte bu kadar.
Ülkemizde o kadar çok çalışan yaptığı işten memnun değil ki. Bazıları kaderci, bazıları ne iş olsa yaparım diyenlerden, kimileri buldukları iş için şükredenler ve dahi bazıları da yaptıkları işten nefret ettikleri için hem kendileri hem de çalıştıkları yerlerde başarılı olamayanlar.
Yapılması gereken hedefini belirlemek ve iki türlü çalışmak. Başarabiliyorsan ne mutlu sana.
Azmin elinden hiçbir şey kurtulmaz.
Nazan Şara Şatana